Social Icons

Pages

Featured Posts

20 Mart 2014 Perşembe

Evvel Sevda İçinde



Neredeyse her şiirinde altını çizecek bir kelime,bir cümle buldum okurken. Bu çok nadirdir,arkadaşlar,inanmayın her şiirin okunası yahut dinlenesi olduğuna.Şahsen ben inanmayanlardanım.

İbrahim beyin yazdığı bazı şiirleri gerçekten favorilerime ekledim ve en kısa sürede şiiri seven bir kaç dostumla da paylaşacağım.Aslen şiiri seven ancak kitaplığımda çok da şiir kitabı olmayan bir okuyucuyumdur,malesef.

Zaten bir çoğunuz da biliyordur,bu blog-sayfa işlerinden elimi eteğimi çekmek niyetindeyim.O nedenle okuduğum çoğu kitabın yorumunu-eleştirisini paylaşmıyorum çok zamandır.Bunu paylaşmak istedim ama nedense.Sanırım şiir olduğu için özel geldi bana ve sizler de bilin istedim.

Kitabın içinde bulunan bazı şiilerden beğendiğim bazı mısraları alıntı olarak koymayı da ihmal etmeyeceğim elbet.Belki içinizde şiir kitabı okumamış olanlarınız vardır.

Varsa eğer,ben derim ki az dozda başlayın çünkü bazen sarhoş etkisi yaratabiliyor insanlarda.Ve bence birinin ilk kez maruz kaldığı bir şeyi hazmetmesi için ona kaşık kaşık değil de küçük küçük verilmeli.

O nedenle şimdi size kitaptaki şiirlerden parça parça mısralar paylaşacağım...


GECİKMİŞ BİR PUSULAYA PASLANMIŞ BİRKAÇ KIRIK SÖZ

 "Kendine yabancı herkes tanışsın kendisiyle" demişsin,
kelamını aldım.
 Her şey yaşlanıyor,yalnızlık kalıyor geriye.
 Bana şunu öğretti ki hayat
-kimse tek başına güzel değil-
 Hüzün dedikleri potansiyel bir fahişe
 baban bile böylesini görmemiştir.


ŞAİRLER BAHŞİŞ ALMAZ

Yolunu şaşırdı
yağmur ve insan
Sevgili yaradan
Eskiden senden gelen yağmur
şimdi Balkanlardan geliyor.
Gözünü dört aç insanlar şaşıyor


SEN TURNA GEÇİDİ BEN UÇKUN

Her yaşanmışlığı curcuna ömrümüzün
ve herkes kendi sirkinin baş soytarısı
yazık
gülümsediğim her şey telef oluyor

Sanırım
Saksıda ağaç yetiştirmek benim yaptığım
sadece bu olsa iyi
bir de meyve versin istiyorum

Sahi o kadar belli mi seni sevdiğim
Ben belli etmem sanıyordum


BEN,BAHTIM VE TUTARLI GÖKKUŞAĞI

Ömrüme dağ olmayacaksan
yamacımda kırlangıç ol
Keklik ol
Keklik ol
Gafil olma
Ben bu aşkı üşüdüğüm için mi ateşe attım
Tanrı aşkına


KİRLİ AŞK BU

Kaçan mı kovalayandır
kovalayan mı kaçar
Yakalayan var mı
Geri dönmüyorsa
hiç evet demiyorsa
ve ücretsiz sevişmiyorsa hayat
yeterince orospudur artık

Kapını çalsam
yüreğini çalacağım demektir
Yüreğini çalarsam
beni ele verme



Bu ve bunun gibi güzel betimlemelerle yazılmış anlamlı şiirler var kitapta.Gönlüm istedi ki hepsini yazayım ancak alıp okuyun da istiyorum bir yandan.

O nedenle küçücük bir bal çaldım ağzınıza.Tadı damağınızda kalsın ki fazlasını isteyebilesiniz...

5 Ocak 2014 Pazar

Vefa Enver Pembeleri!


Çok sevdiğimiz ve ısrarla takip ettiğimiz Vefa Enver Ephesus Yayınları'nda çıkıyor bu sefer karşımıza.

"Çocuk da Yapamadım Kariyer de" ve "Bunu Sen İstedin" başka bir yayınevinden daha önce çıkmıştı hatırladığım kadarıyla ama bu kapaklar bence kitabı halihazırda elinde olanlar için bile yeniden almayı düşündürtecek kadar çekici!


Şimdi serinin tanıtımına geçelim;
 
 
Çocuk da Yapamadım Kariyer de

Yazarın Adı: Vefa Enver




Editör: Güven Akgün

Kapak Tasarım: Özer Çevikel

Türü: Romantik Komedi

Ebat: 135 x 210

Sayfa Sayısı: 400

Baskı: Aralık,2013


FİYAT: 18 TL




Bunu Sen İstedin

Yazarın Adı: Vefa Enver

Editör: Güven Akgün

Kapak Tasarım: Özer Çevikel

Türü: Romantik Komedi

Ebat: 135 x 210

Sayfa Sayısı: 440

Baskı: Aralık,2013


FİYAT: 20 TL



Neyse Ki Çocuk Yaptım

Yazarın Adı: Vefa Enver

Editör: Güven Akgün

Kapak Tasarım: Özer Çevikel

Türü: Romantik Komedi

Ebat: 135 x 210

Sayfa Sayısı: 304

Baskı: Aralık,2013


FİYAT: 18 TL

TANRIÇANIN SAVAŞI


Tanrıça kitabı çok severek okumuştum.Ancak bu kitabı sanki ilkinden daha çok beğendim ne yalan söyleyeyim.Aimée Carter aslında çok güzel bir konu bulmuş.Hayal gücü eğlendirici.Yazarın zaten tarzı asıl hoşuma giden.Bazen dilinin akıcı olmayışıyla ilgili yorumlar olsa da aslında bir süre sonra alışıyorsunuz ve farkına bile varmıyorsunuz.

Serinin ve kitabın konusuna çok fazla değinmeyeceğim.Zaten seriyi bilenler,takip edenlerin buna pek ihtiyacı olduğunu sanmıyorum.Çok bilindik bir deri oldu Tanrıça serisi.Aslen bazen çok daha iyi kitapların hiç duyulmadığını,yalnızca belirli bir kesim tarafından bilindiğini fark ediyorum.Çokca bilinen ve okunan bazı kitapların aslında hiç bir özelliği olmadığını hatta ve hatta bilakis söylenenden çok daha kötü olduğunu gördüm.Ama bu seri onlardan değil.Bence popülerliğinin hakkını veriyor.Aimee Carter yazar olarak insanı doyuruyor bence.Beğenip beğenmemek elbette ki görüşe bağlıdır,kişisel zevke.Ama bu seri ve seri içerisindeki özellikle bu kitap tüm kesimin hoşuna gidebilecek bir kitap diye düşünüyorum ben.

Umarım en kısa zamanda kütüphanenize ekleyip keyifle okuyabilirsiniz.Kesinlikle tavsiyedir.

PROVİDENCE ÜÇLEMESİ 1: Araf

*Yorumum Spoiler içerir.Buna hazırlanarak okumaya başlayın ;)*

 Bu kadın nasıl aşık erkek yazacağını biliyor arkadaş!

Önce Travis şimdi de Jared ! Ahh ahh! Zaten beyaz atlı prensinin hayalini kuran bir kız olarak bu yazar kesinlikle hayallerimin çıtasını yükseltti.

"Seni durmadan izleyip,hayatı boyunca neredeyse sana aşık olan bir yarı koruyucu meleğin varsa insan daha ne istesin hayattan be!" diye diye ağladım kitabı okurken.Derdime yandım...Arada sırada gerçek olmasını ümit edip sağıma soluma bakınmadım da değil hani :D

 Çığlıklarıma başlamadan önce kitabın kapağı ve ayracı hakkında bir kaç şey söyleyeyim istiyorum.Öncelikle kapak aslen kitabın kendisiyle pek uyumlu olmasa da,çok güzel görünüyor bence.Bu kesin.Ama ayraç muhteşem tatlı! Benim ayracım gelmedi ancak ne yapıp edip elime bir tanesini geçirmeye bakıyorum. :D

 Bu yayınevinin ayraçları kitaplarınınn ilk sayfalarındaki süslemeler harikulade! Hepsi birbirinden ayrıntılı ve harika.Ellerinize sağlık diyorum buradan...Tüm yayınevlerinin biz okurlar olarak ayırdığı bir özelliği vardır içlerimizde.Sanırım Yabancı Yayınlarının da bu oldu,en azından benim için :)


 Kitap başından beni ele geçirdi.Ortalarına doğru artık Jared onu sevdiğini itiraf edince resmen kıskançlıktan çatladım.Eleştirilerime geçmeden önce beğendiğim yanlarından bahsetmek istiyorum.

  Öncelikle karakterler gerçekten güzeldi.Jared'ın kız kardeşi Claire başlı başına bir iltifat konusu. :D
O kıza bayıldım! Ana karakter Nina'dan çok daha fazla sevdim onun o kızgın hallerini.

  Sonra Jared.Ahh o Jared! Aşık çocuk dediğin böyle olur.Okuyun anlarsınız.Tamam spoiler var dedim ama Jared'dan konuşmaya başladım mı susamayacağım gibi geliyor.O nedenle ona buradan bir öpücük atarak hızla geçiyorum.

  Ryan da ayrı bir salak.Çok tatlılıkları vardı o ayrı ama.Özellikle Nina ile reklam repliklerini söyledikleri yere bittim.Süper komik ve enteresan olmuş.Yazarı tebrik etmek gerek.Ama kızın Jared'a olan duygularını bir erkek bu kadar görmezden gelebilirdi yani.Kıza utanmasa "O herifin evinde ne işin var senin?" falan diyecek sandım bir ara.Kafasında onun erkek arkadaşı olduğunu o denli özümsemiş çocuk. :D

  Ders esnasında ona bir not yazmıştı,o çok tatlı ve komikti.Aynı zamanda ne denli Jared / Nina ilişkisini kıskandığını da açıkça belirtiyor bence.Anlatmak istediğimi hemen anlayacaksınız.

"Benimle öğle yemeği yer misin?(bir tanesini işaretle)
1. Seninle oturursam iştahımı kaybederim
2. Kocamla çoktan plan yaptık
3. Elbette,slogan pratiği yapmam gerek."


 Yazarın aşk adamları yazma konusunda doğuştan bir yeteneği olduğu doğru,ancak kitaplarında bazen bir kaç kopukluk yaşatıyor okuyucuya.Bu diğer iki kitabında da olmuştu bende.Çeviride sıkıntı var desem,onu da sanmıyorum.Duygusal olrak okurken birden bir karmaşıklık yaşıyorsunuz bazen JAMİE'nin kitaplarında.Bunu acilen düzeltmesi gerek.Sanırım yazara mesaj atacağım ;)

 Ama sonuç olarak devam kitabı olduğu için sevinçten çığlık attığım ve okumak için içimin pır pır ettiği bir kitap ARAF.Kesinlikle ama kesinlikle tavsiyemdir...

10 Aralık 2013 Salı

Gece Okumayın! :) Baba Dışarıda Bir Melek Var!

 Fikret Topallı'yı ilk okuyuşumdu bu.Aslen bildiğiniz üzere pek de Türk yazar okumam ben.Nedense yabancıların anlatım şekli beni daha çok içine çeker.

 Ancak bu kitabın konusu daha okumadan beni meraklandırmıştı açıkçası.Zaten 'URBAN LEGENDS' yani 'Şehir Efsaneleri'ne oldukça büyük bir ilgim vardır.

 Kapağın üzerinde 'Türkiye Ve Dünyadan Şehir Efsaneleri' yazdığını gördüğümde açıkçası çok meraklandım ve hemen kitabı açıp okumaya koyuldum.


 Kitap küçük küçük şehir hikayelerinden oluşuyor beklediğiniz üzere elbette.Kitapta bildiğim ve bilmediğim bir dolu şehir efsanesi haline gelmiş hikaye vardı.Açıkçası benim içim cennet gibiydi.Okurken de hem çok eğlendim,hem de bazen ürktüm.En çok da Türk Şehir Efsanelerinden biri olan cinli bir hamam hikayesi vardı ki beni benden aldı.

  Zaten hamam falan pek sevmem,gitmem de ama hele de bundan sonra tövbeler olsun. :D

 Dünyadan anlatılan şehir efsanelerinde bildiğim bir kaç tane vardı ancak böyle gerçeğe dayalı ve neden şehir efsanesine dönüştüğüyle ilgili bilgi verilerek yazılan okuduğum ilk kitaptı bu kitap.Öyle "Zaten bilindik üç beş hikayeyi yazmış,kitap olarak satmış." şeklinde sakın ha düşünmeyin. "Ben çoğunu biliyorum zaten." diye de.Bildiklerinizin kökünün nereden geldiğini öğrenebiliyorsunuz bu kitapta.Olayın yaşandığı mekanların yahut olayın kendisinin neden böylesine herkesin bildiği bir olaya dönüştüğünü de güzelce açıklıyor yazar.O nedenle ciddi anlamda beğendiğim bir kitap oldu.Açıkçası okuması da bir hayli zevkli.


  Bir gecede yalayıp yutuveriyor insan.Değerli bir arkadaşım olan Şefika bana "Bak bunu gece okuma,korkarsın sonra." demişti.Ben de salak gibi "Yok ya be öyle şeylerden korkmam." demiştim.Oysa cidden ürkütücü olabilen bir kitap.O nedenle ben de size buradan aynı tavsiyeyi veriyorum şimdi.Gece okumayın :D

 

 Yani kısacası yepyeni hikayeler öğreneceğiniz,eğlenceli bir okumalık 'Baba Dışarıda Bir Melek Var!'

 İçerisinde Türkiye'den de oldukça enteresan ve itiraf etmem gerkirse hiç duymadığım bir çok şehir efsanesi vardı.Aileme de okudum bir çoğunu ve hepsi "Vaaaay... Voooovv..." gibi tepkiler verdi.Şimdi bir düşündüm de aile ile birlikte okunabilecek bir kitap bu ayrıca.HEp birlikte kaliteli ve oldukça enteresan bir zaman geçirmek için harika bir kitap.

  Her zaman olduğu gibi kapak tasarımı ve ayraca değinmeden bu yazıyı bitiremeyeceğim.O nasıl bir ayraçtır öylee?! BA-YIL-DIM!



  Diğer korku romanlarımı (ki bende tonla var :D) okurken hep onu kullanacağım artık.Çook başarılı.Ciddi anlamda beğendim.Kitabı tamamlamış bence.

  Ve kitabın iç tasarımındaki kanlı eller dış tasarımı ile süper bir uyum içerisinde insanın gözüne çok  hoş geliyor.Yazım hatası bulamadım bile.Çok başarılı bir basım olmuş.
 Yabancı Yayınları'nı tebrik ederim.

Sizlere de iyi okumalar dilerim.

25 Kasım 2013 Pazartesi

Çekiliş haberi

Bir yarışma duyurusu yapmak istiyorum.

Kitap Tutkusu isimli blogger bir yarışma başlatmış.Ben şahsen hediye edeceği seriyi çok merak ediyordum.Siz de katılmak istersiniz diye linkini paylaşıyorum.


Kitap Tutkusu Çekilişi

16 Ekim 2013 Çarşamba

FMArsal Beni Bırakma


Ve Fatih Murat Arsal'dan bir şaheser daha!
Türk yazarlarda bir türlü yakalayamadığım o duyguyu verebilmiş ilk kişidir kendileri.

Sayfaları nasıl çevirdiğimi hatırlamıyorum bile.Aldım,okudum ve bitti.Hemencecik. :(

Yazarın anlatım diline aşinalığım var zaten diyorum her defasında kendime ve bir diğer romanını okurken öceki kadar heyecanlanmayacağımı,şaşaırmayacağımı ya da tat alamayacağımı düşünüyorum.Ve hep yanılıyorum.
 FMArsal okurken hikayenin varış noktası hep bellidir.Normalde bunu herhangi bir şey için sinir bozucu bulurum.
Mesela sonunu tahmin edebildiğim filmleri izlemeyi sevmemek gibi ya da klişe duruma geldiği anda o diziden vaz geçmek.
Hele de kitaplarda bu konu daha da vurucu oluyor.Çünkü insan okurken hayal gücü de geliştiği için -özellikle de benim kadar çok okuyan biriyseniz- belirli şeylere aşina olduğunuzdan artık hissedemiyor oluyorsunuz.Ne olaylar gözünüzde canlanıyor ne de ana karakterin yakışıklılığını içinizi çeke çeke,duraksayıp hayal ede ede,sindire sindire okuyabiliyorsunuz.Ancak bu şaşırtıcı bir şekilde Fatih Bey'de gerçekleşmedi.Belki de yazara ve kitaplarına olan bağlılığım da bu yüzden.


KElimeleri nasıl kullanması gerektiğini bilen bir yazardan bir şeyler okumak güzeldi.Türk erkeğini gözümde çekici kıldı resmen :D

Özellikle bu kitabı çok sevdim.Hikaye hep olduğu gibi akıcı bir şekilde ilerliyor.Kızımız başkasına aşık hatta ondan hamile! (Spoiler!) En azından olduğunu sanıyor.Gerçi bunun için bir spoiler'a bile ihtiyacımız olduğundan emin değilim.Çünkü FMArsal hikayelerinde erkeklerimizin karşılarına çıkan kızlar daima bakire oluyorlar. 

Neyse.Oğlumuz Akın ise hapisaneden çıkar çıkmaz bu hamile güzel kadın ile tanışıyor.Birlikte yolculuk etmek zorunda kalıyorlar.Ve her zaman olduğu gibi FMArsal erkeğine bizim gibi karşı koyamayan zavallı Gamze ise Akın'ımıza aşık oluyor.Ee kız da haklı tabi.İnanın kitabı okurken tanışacağınız Akın da öyle aşık olunmayacak gibi değil hani. :)

Sonuç olarak önerdiğim kitaplardan biri arasına elbetteki girdi.Kapak tasarımından da bahsetmeden bitirmek istemiyroum gerçi.Çünkü gerçekten beğendim.Kitabın kendisini yansıtmayı başaran bir kapak olmuş ki bu kolay değil biliyorum.Ve öyle her kitapta da rastlanmıyor açıkçası.O nedenle Ephesus'u da kutluyorum.

 Ve işte o kapağın tamamı;
Sizce de başarılı değil mi ama? :)
 

Sample text

Sample Text

.. BookS N BookS ..

Sample Text

BookS N BookS Bloguma HOŞGELDİNİZ !

Kitaplarla ilgili istediklerinizi bulacağınızı umuyorum :)