Social Icons

Pages

Seri İncelemesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Seri İncelemesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ocak 2014 Pazar

Vefa Enver Pembeleri!


Çok sevdiğimiz ve ısrarla takip ettiğimiz Vefa Enver Ephesus Yayınları'nda çıkıyor bu sefer karşımıza.

"Çocuk da Yapamadım Kariyer de" ve "Bunu Sen İstedin" başka bir yayınevinden daha önce çıkmıştı hatırladığım kadarıyla ama bu kapaklar bence kitabı halihazırda elinde olanlar için bile yeniden almayı düşündürtecek kadar çekici!


Şimdi serinin tanıtımına geçelim;
 
 
Çocuk da Yapamadım Kariyer de

Yazarın Adı: Vefa Enver




Editör: Güven Akgün

Kapak Tasarım: Özer Çevikel

Türü: Romantik Komedi

Ebat: 135 x 210

Sayfa Sayısı: 400

Baskı: Aralık,2013


FİYAT: 18 TL




Bunu Sen İstedin

Yazarın Adı: Vefa Enver

Editör: Güven Akgün

Kapak Tasarım: Özer Çevikel

Türü: Romantik Komedi

Ebat: 135 x 210

Sayfa Sayısı: 440

Baskı: Aralık,2013


FİYAT: 20 TL



Neyse Ki Çocuk Yaptım

Yazarın Adı: Vefa Enver

Editör: Güven Akgün

Kapak Tasarım: Özer Çevikel

Türü: Romantik Komedi

Ebat: 135 x 210

Sayfa Sayısı: 304

Baskı: Aralık,2013


FİYAT: 18 TL

26 Haziran 2013 Çarşamba

Can Dostum / A Dog's Purpose İncelemesi...

 Can Dostlarımızın Hikayesi...

 İncelememe kitabın kapağını överek başlamak istiyorum.Orjinalinin bir başka çeşidi gibi olan kapak göze hoş geliyor.Ben çok sevdim.Hatta orjinalinden bile daha iyi olduğunu söyleyebilirim.Çünkü golden cinsi köpeklere,labrador cinsi köpeklere ayrı bir sevgim vardır.Belki biraz kişisel nedenlerden ötürü beğendim ama beğendim işte :D
 Hele o ayraçlar!!!! Ahh ah.Bir Harikalar!!!
Çevirisi başarılı,o nedenle çevirmeni Seda Çıngay hanıma da tebriklerimi sunuyorum.
İç kapaktaki kırmızılığı da çok sevdiğimi eklemeliyim ve yayınevine başarılarının devamını dilediğimi ayrıca belirtiyorum....

NOT: Yorumumda birkaç spoiler varsa eğer affola...Şimdiden söylemesi ;)







Kitabı bir köpeğin hayatı şeklinde değerlendirmiş,ön yargıyla yaklaşmıştım.Bu denli hayat değiştiren bir kitap çıkacağını nereden bilebilirdim ki?

İlk sayfaları okumaya başladığımda bir köpeğin doğuşuna şahit olunca şaştım kaldım.Ben ikinci ağızdan hikayenin anlatılmasını beklerken gözlerimizi biz de yavru köpeğimizle birlikte açtık.Bir sokak köpeğinin annesi ve 2 kardeşiyle geçirdiği ilk ayların tadını çıkardık.İnanın köpeğin anlattığı bir hikaye ancak bu denli güzel yazılabilinirdi!

Reenkarnasyon kitapta olması beklenmedik olduğu kadar mantıklıydı da.Zaten kitapta ilerlerlemeden önce,bir köpeğin 370 sayfalık hikayesini okuduğumu sandığım sıralarda, 'Bir çocuk kitabıyla mı karşı karşıyayım acaba?' korkusu olmamıştı değil.Ancak reenkarnasyon sayesinde hikaye hep taze kaldı,hiç heyecanını yitirmedi.Bu reenkarnasyon olayına hiç inanmasam da kitabın böyle işlenmesinden dolayı memnunum.

Sayfalar ilerledikçe bu yeniden doğuş olayı beni gerdi biraz ama.Köpekçiğin sürekli gözlerimin önünde ölmesine kalbim dayanamadı bir süre sonra.Hatta ölümünü ilk okuduğumda şok olmuştum.Yok canım olamaz diye.O zamanlar yeniden doğacağını bilmiyordum tabii =D
Yalnızca ölmesi değil,yeniden doğduğu hayatlarının şekilleri,insanların ona davranışları beni hem üzdü hem de kızdırdı.Gerçeklerle yüzleşmek gibiydi gerçi ama duygusalım,dayanamıyorum işte ne yapayım?

Ancak sayfalarla birlikte onun hayatıda değişip,ilerledikçe ben de kendi hayatımda arayışa çıkmış gibi oldum ne yalan söyleyeyim.Tam da arayış içerisinde olduğum bu dönemde inanılmaz iyi geldi,inanılmaz yeniledi beni.Köpeklere aşırı düşkün bir hayvan sever olmasam da,her hayvanı severim.Bu kitaptan sonra her gördüğüm köpeğe bir başka bakacağım o ayrı işte...

Yani sonuç olarak 5 yıldızlık bir kitaptı.Hayvan dostlarımızın çektiklerine şahit olduğumuz gibi,o yavru köpeğin hayatlarından aldığımız derslerde vardı.O yavrucuktan kendi insan hayatınız için çok şey öğrenebilirsiniz. Kendi hayatlarımızla onların hayatını karşılaştırdığımda ne denli masum canlılar olduklarını ve her zamanki gibi insanların dokunduğu her şeyi yok ettiğini de gördüm.Ancak öğrendiğim bir başka önemli ders ise kötülük olduğu kadar hayat değiştiren insanların da gerçekten var olabileceğiydi.
Benim de bir kedim var evimde.Adı Vincent.Ona her daim kendimden çok önem verirdim ama bundan sonra ona uyguladığım her davranışta iki,hatta üç kez düşünüyorum.Aklıma hep o minikköpekçik geliyor.Gerçi bu yalnızca hayvan sahibi olanların değil hepimizin yapması gereken bir şey bence.

Ağlayacağınız,güleceğiniz,sevimli ve çok ama çok masum bir köpekçiğin hikayesini okuyacaksınız.İçiniz burkularak son sayfasını kapasanız da,okuduğunuz için birşeyler kazandığınızın bilgisiyle o içinizdeki ateş azıcık sönüşüyor....

23 Mayıs 2013 Perşembe

Kari Vaara #3 Beyaz Helsinki İncelemesi!


Kari Vaara Serisinin 3. kitabı olan Helsinki White/Beyaz Helsinki,serinin diğer kitaplarında olduğu gibi harikaydı..

Kısa zamanda okuyup bitirdiğim bir kitap olmayı başardı.Malesef serinin #2 kitabı Lucifer's Tears/Şeytanın Gözyaşları kitabı için aynı şeyleri söyleyememiştim.Bu nedenle Beyaz Helsinki'yi okurken biraz tereddütüm vardı açıkçası.Ama serinin ilk kitabı olan Snow Angels/Kar Melekleri kitabını o denli sevmiştim ki #3 kitabına şans vermemi sağladı.Ve pişmanda olmadım!

Öncelikle kapak tasarımının ilk iki kitaptan farklı olması hoşuma gitmedi.Bunu söylemeden edemeyeceğim.Diğerleri beyaz,kabartmaları çok hoş kapaklardı ancak bu kitabın adı BEYAZ HELSİNKİ olmasına rağmen çok mavi geldi gözüme.Arka kapaktaki tanıtım yazısını ve yazarın adını okumasam Kari Vaara serisiyle eşleştirmezdim o derece.Ben seri kitapların kütüphanemde yanyana dururlarken bile yabancıymış gibi görünmelerinden hoşlanmıyorum.Ve bu seride maalesef böyle oldu.Keşke daha beyaz bir zemin kullanılsaymış demeden edemedim kısacası.

Ancak çevirisi çok iyiydi.Kendim de çevirmen olduğumdan bir kitabı çevirmenin ne denli zorlu olduğunu bilirim.Ve bu kitap Fince kelimeler içeren bir kitap.Eminim uğraş gerektirmiştir.Çevirmenin beynine sağlık diyorum.

Konusuna gelirsek,kapak yazısında daha bir polisiye havası estirilmiş ancak şimdiden söyleyeyim malesef bunda da ikinci kitapta olduğu gibi Kar Melekleri havası yok.Oradaki cinayet soruşturması çok daha tatmin ediciydi.Ancak Beyaz Helsinki ikinci kitap gibi daha kişisele inen bir roman olmuş.Fakat Şeytanın Gözyaşları gibi sıkıcı ve tarihi içeriği fazla bir savaş kitabı gibi değildi.O nedenle ok daha hoşuma gitti.Bir Kar Melekleri etmese de kesinlikle okumaktan zevk aldım.Sanırım serinin ilk kitabı bende oldukça iyi bir izlenim bırakmış ki Kari Vaara serisi denilince beklentilerim yüksek oluyor.Beyaz Helsinki bu beklentileri tam anlamıyla karşılamadı ama %90 harikaydı.%10 eksikliğini de sanırım Kari'yi değiştiren yazara olan kızgınlığımdan kaynaklanıyor.

Bir kitap önce Kari'de bulunan tümör Beyaz Helsinki'de ameliyatla alınıyor.Ve BUM! Kari Vaara bambaşka birine dönüşüyor.Hissiz,umursamaz ve Helsinki kadar soğuk birine...O çook sevdiği karısı Kate ve yeni doğan bebekleri Anu'ya karşı hiçbir şey hissetmiyor,birr önceki kitapta bahsedilen örgüt kurulup başına geçtiğinde yok ettiği diğer insanlara da.Resmen bir cesedi asitle ortadan kaldıracak hale geliyor Vaara.Oysa ben onun romantikliğini,düüşünceli oluşunu severdim hep.Kate'den başkasına kadın diye bakmayan adam gidip başka kadınlardan hoşlanır olmuş kitapta ve cidden memnun olmadım.

İşte size onu kendi ağzından açıklayan kelimeler :
Beyaz Helsinki/ syfa:20

Kate ile isteklerimiz birbirini tutmadığında mümkünse onun mutluluğunu kendi mutluluğumun önüne koyardım.İşimin ilişkimize tekrar engel olmayacağına dair kendime söz vermiştim.Aslında romantik biriyimdir. :)

cinayetlerin başlaması biraz zaman alıyor.Başladığında da ırkçılık,neo-naziler falan derken bazı yerlerde hala ten rengini yadırgayan,din tercihini sorgulayan insanların var olduğunu bilmek canımı yaktı gerçekten.Acı bir tablo çünkü.Bazen okurken sinirden dişlerimi bile sıktım.Sonra O örgüt olayı...Vaara'nın başını çektiği bu gizli grup.(ki grup yalnızca 3 kişilik.Vaara-Mila ve tatlım denilen yeni karakterden oluşuyor) O örgütün yaptıkları ve Kari'nin değişimi tüm kitabın asıl konusu desem yeridir.

Kitabın sonunda katilin kim olduğunu anlamıştım ben zaten.Ama beni asıl şok eden ne denli acımasız olduğuydu.Gözünü kırpmadan birçok şey yapması beni acayip etkiledi.Enn sonunda olan negatif olay ise kesinlikle hiç belemediğim bir gelişmeydi.Kari hayatın nasıldı ne hale geldi diye söylendim okurken :) Yeni karakter olan Tatlım'a da BAYILDIM! Kariden sonra favorim !

Sonuç olarak harikaydı.Keyifle okudum.Eğer henüz Kari Vaara ile tanışmadıysanız şiddetle tavsiyemdir. ;)
Not: Seriyi sıralı şekilde okumalısınız yalnız.İlk kitaptan başlayın okumaya muhakkak.Çünkü birbirini takip eden bir seri.Konular bir öncekiyle oldukça bağlantılı.Bilmeden direkt olarak son kitaptan başlanılacak bir seri değildir,haberiniz olsun ;)

İşte Türkiye'de Ephesus Yayınlarından çıkan ilk 2 kitap...




24 Nisan 2013 Çarşamba

Tatlı Bela İncelemesi ♥

Yabancı Yayınları'ndan
Beautiful Disaster / Tatlı Bela

Kitap İncelemem ♥


Her an benim ne kadar boktan biri olduğumun anlayacak ve
beni terk edecekmişsin gibi hissediyorum.

Benim kitap incelemelerim 0 noktasına inmeden başlamaz bilen biliyordur zaten ☺
O yüzden lafı uzatmamdan sıkılabilirsiniz.Ama sabırlı olun okuyun.Eğleneceksiniz de,yani umarım ☺
(Her zaman biraz spoiler olabilir.Hazırlıklı okuyun)
Tatlı Bela kitabı benim elime geçmeden önce yurtdışı eleştirilerini okumuştum.O nedenle de o kadar heyecanlıydım elime geçmesi için kalan o kısacık süre bana aylar,yıllar gibi gelmişti ☺

Elime ilk aldığımda kitabın kalınlığından dolayı mutlu olduğumu hatırlıyorum.Ama inanın okurken ne denli kalın olduğu (ki yalnızca 427 sayfa) aklınıza dahi gelmiyor! Ben her daim kitabı elime aldığımda şöyle bir dokunur,okşar,hissederim.Huy işte,n'aparsın ?! ☺Çoğu zaman kitaba karşı negatif ve pozitif his/düşüncelerim bu anda oluşmaya başlar.Ve muhakkak bir şeye takarım...Takıldıklarıma başlıyorum ☺



Kitabın kapağına takıldım öncelikle.Neden kavanoz içinde kelebek??
Bir araştırma sonucu buldum ki, goodreads sitesinde bir konu açmışlar bununla ilgili.Orada yazılmış bir yorum mantıken benim aklıma gelen şeye yatkın geldi.Eğer sizin de kafanıza takılmışsa diye ki Blog Turumuzda kapaklarla ilgili bir çok şey paylaşıldı ama dip not düşmekte zarar görmüyorum paylaşayım istiyorum.İşte yorum, sizler için çevirdim:


Kami (WickedKarma) Kami (WickedKarma)
Tatlı(beautiful)-kelebek- bela(disaster)-kavanoz- anlamının böylesine güzel bir yaratığı tutsak etmenin çok üzücü olduğunu yansıttığını düşünüyorum.Belki iki karakterin ilişkilerini simgeliyordur.Tatlı-güzel- bir potansiyeli olan karmakarışık bir ilişkiyi.

 Benim tahminimin aynısı.Ve haklı olduğumuzu düşünüyorum.Ancak bu denli derin bir anlama gerek varmıymış emin değilim.İlla ki dövmeli biri olması gerek değildi belki kapakta  ama en azından kitabın konusunu,temasını yansıtacak bir şey olabilirdide.Kelebekli olmasının en büyük yararı ayraçlara olmuş ama onu söylemeden geçemeyeceğim.Ayraçlar bir harika ♥ ☺

 Kitabın kapağını ilk açtığınızda karşınızda masmavi bir kelebek çıkıyor.Hatta bir değil iki ☺O detay çoook hoşuma gitti.Kitapların içindeki böylesine minik sürprizlere bayılıyorum.

Kitabın çevirisinde bir sorun yoktu gibi ama sanki düzenlemelerinde biraz sıkıntı olmuş.Bazı kelimelerin harfleri eksikti ya da yanlış yazılmıştı.Ama bunlar çok küçük detaylar.İnsanlık hali deyip,görmezden gelinebilir.

Kitabı kısaca özetlersem;
hayatından en yakın arkadaşı America ile kaçıp,üniversiteye gelmiş,geçmişinden kaçarak onu yok saymaya çalışan bir kızdı Abby.Daha ilk günden arkadaşı America kendine sevgili edinir ve aşık olur.Abby'i de sevgilisinin kuzeninin dövüşe çıkacağı üniversitenin gizli dövüşlerine götürür.
Orada şans eseri karşılaşan çiftimiz aşık olur.Abby Travis'in tammamen arkasında bıraktığı hayatının insana bürünmüş hali olduğunu düşünür ve ondan kaçar.Ancak Travis bulduğu değerli şeyleri kolay bırakan biri değildir.Ve çapkın halinden aşk adına arkadaşlığı bile kabul edecek hale gelir.Sonra kızımızla bir iddaya girerler ve Abby kaybeder.1 ay onunla yaşamak zorunda kalır.Başka sevgili olmuş olsa da gönlü Travis için atıyordur.Ve sonunda tüm okulun da dedikodusunu yaptığı gibi sevgili olurlar.Ancak sonra Abby'nin nefret ettiği babası gelir ve herşey bozulur.Vegas,günah şehri aralarına girer,mafya,kumar ve sonunda Travis'in kaçınılmazı olan dövüş.Mafya babasının teklifiyle beraber işler raydan çıkar ve oğlumuz harap olur.
Ancak aşk ve aşk adamı Travis bu kadar kolay pes etmeyecektir..

Yorumuma gelecek olursak,öncelikle kitabın ilk sayfadan aksiyona geçiş yapması beni bağlayan ana özelliklerinden biri oldu.Okuduklarım hep klişe bu aralar.Sanki tüm yazarlar bir araya gelip aynı kalıptan çıkarmışlar gibi.Giriş gelişme sonuç şeklinde,kompozisyon gibi kitap okur olduk! Prensimizle tanışmaları için 20 sayfa,ardından tanışırlar ve birbirlerine vurulurlar bir 15 sayfa daha vs vs.... Bu kitapta o tabu yıkıldı.Her klişeden biraz vardı aslında ama enteresan bir şekilde yokmuş hissi uyandırdı.Bu çiftimizde de kızımız ilk başta çocuktan kaçındı hatta uzunca bir süre,ancak erkek kahramanımız o denli kendini aştı ki klişeleri yıkmayı başardı!

1 Mart 2013 Cuma

Pamuk İpliği ♥



Yakın zamanda okuyup bitirdiğim ve yoğunluktan yorumunu yazamadığım bir kitap daha ! Geç olsun güç olmasın diyerek incelemeye başlıyorum ... :)

Öncelikle yazarın okuduğum ilk kitabı olduğunu belirteyim.Ancak yazarın diline çok çabuk alıştım.Takip edeceğim yazarlar sırasına yükselmesi için 50 sayfa yetti.

Normalde ilk 50 sayfada pek bir olay gelişmez ve karakterleri tanımaya başlarız.Bunda da tabii ki öyleydi.Ancak tek farkı,bu kitap 'aşık olma' devresini geçmiş bir yerden başlıyor.Ana karakterlerimiz zaten aşık olmuşlar,sevgili olmuşlar,hatta ve hatta evlenmeye bile karar vermişler ! Bizde evlenmelerine çok kısa bir zaman kala hayatlarına dahil oluyoruz.
Çiftimizin aşkları diğer tüm aşk kitaplarında olduğu gibi destansı ! Yani okurken normal hayatta bulamayacağınız tadı damağınızda bırakıyor elbette...
İki zenci genç aşık[ancak kitapta 3 çift anlatılıyor.Ben Spoiler vermemek için o konuya azıcık ucundan uzun açıklamada değineceğim ;)],kötü-kalpsiz bir anne,soyadı-aile baskısı,zenginlikle gelen sorumluluklar vs vs..Konumuz kısaca bu.Ama uzunca anlatmak gerekirse ki amacımız bu :D Şöyle ki;

19 Şubat 2013 Salı

Dönüşüm Serisinin İncelemesi



A-101lerde de yakın zamanda indirimde olan Dönüşüm Serisi kitaplarından bende edindim.Serinin hangisinin başlangıç,hangisinin sonun kitap olduğunu karıştıranlar olduğunu gördüm.O nedenden dolayı ve bir de bir arkadaşımın isteiği üzerine bu seriyi blogumda tanıtmak,incelemek istedim.

Evet...Ülkemizde Sonsuz Kitaptan çıkarılıyor.Serinin tamamını Sonsuz Kitap mı aldı emin değilim maalesef ama öyle olduğunu sanıyorum.Daha net bir bilgi edindiğimde yine buradan sizlerle paylaşırım.

Serinin orjinali 8 kitap ve hepsi basılmış.Bizde sadece ilk 3ü basıldı şimdiye dek.Türkiyedeki sıralaması şu şekilde:

♦Dönüşüm
♦Sevilmiş
♦Aldatılmış


İsimlerini acayip derece de House Of Night serisine benzettim.(Gece Evi Serisi) O serinin tamamını okudum.Bir en son çıkan Hidden'ı aldım fakat henüz okuyamadım. :)

Kitabın kapaklarına gelecek olursak eğer,her zaman olduğu gibi yine orjinallerden yanayım.İlk iki kitap kapağına serinin orjinal kapaklarına birazcık benzemesinden kaynaklanan bir sempatim var.Ancak serinin son kitabının kapağından hiç ama hiç hoşlanmadım.Orjinale benzeyip benzememesini geçtim bari Türkiye versiyonlarıyla uyumlu olsaydı !

Rengarenk,serinin kapak temasına tamamen zıt bir seçim olmuş.Neden,neden böyle yapıyorlar bir türlü kafam basmıyor yahu ! Orjinallerini isteriz dediğimizde hemen pahalı oluşlarından dem vuran yayınevlerine soruyorum.! Anladık,pahalılar diye orjinal kullanamıyorsunuz.Bari ilk çıkardığınız kapak tasarımına,temesına sadık kalın !

 

Sample text

Sample Text

.. BookS N BookS ..

Sample Text

BookS N BookS Bloguma HOŞGELDİNİZ !

Kitaplarla ilgili istediklerinizi bulacağınızı umuyorum :)