Social Icons

Pages

Kitap İncelemesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitap İncelemesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2014 Cuma

Ölüm Oyunu / Battle Royale The Novel by Koushun Takami YD Yorumları



 RKBT 5. Gündeyiz!

Renkli Kalemler Blog Tur'unda misafir Blogger olarak bulunuyorum.Blog Turunun 5. gününde Pegasus Yayınlarından çıkan Battle Royale / Ölüm Oyunu kitabının Yurtdışı Yorumlarını okuyacaksınız.

 Battle Royal / Ölüm Oyunu  yorumum ile 2 kişiye Ölüm Oyunu hediye ettiğimiz yarışmamız RKBT'nin 4. Gününde yayımladığım Battle Royale Yorumum kısmında olacaktır.


*( Yorumların alındığı siteleri ziyaret etmek isterseniz eğer; Goodreads, Amazon, Book Depository, Barnes & Noble, BetterWorldBooks )






C. Connolly
5 Stars

Battle Royale kitabına anında aşık oldum,o kadar çok ki hemen favori kitabım oluverdi.Şiddet derecesi oldukça yüksek olmasına rağmen,mekan ve karakterler inanılmaz derecede iyi yazılmış ve düşünülmüştü.Bu kitabı,hiç şüphesiz,gençlere karşı olan şiddetten korkmayan ya da üzülmeyenlere kesinlikle öneriyorum. 10/10





Joey Andres
5 Stars

Bu kitap 600 sayfalık belirsizlik ve dramayla dolu.Her sayfasını hızla okuyup diğer sayfaya geçmek için acele ediyorsunuz.Sizinde okurken aynı benim gibi hissedeceğinizi garanti ederim.Tavsiyemdir.




Veronica
5 Stars

Bu benim bugüne kadar okuduğum en iyi kitaplardan biri.Harika yazılmıştı.Koltuğun ucunda oturdum heyecandan.Takami insan duygularını nasıl kullanması gerektiğini ve onları nasıl gerçek hale getirebileceğini iyi biliyor.Böylesine bir romanı ortaya çıkarabilmek için mükemmel bir yazar olmak gerekir.
Battle Royale,hayatta kalmanın savaşı.Kime güvenebilirsiniz ki?




DeDe Flowers
5 Stars

Bu harika bir kitap! Aksiyonu yüksek ve çok da eğlenceli.Çevirisi mükemmel ve anlatım şekline de bayılacaksınız.Karakterleri gerçekten yakından tanıyabiliyorsunuz ve kendinizi o anki durumun içinde hayal edebiliyorsunuz.Tüm yaştan insanların okuyup beğenebileceği çok nadir kitaplardan Battle Royale.Oldukça vahşi ama,bunu da belirteyim.O yüzden mideniz bulanabilir,hazırlıklı olun.




Kat
5 Stars

Dürüst olmak gerekirse,başta biraz çekingendim.Elbette kitabın konusu kulağa harika geliyor,ama nasıl olacaktı da ben 42! karakteri (hemde Japonca isimlerin benim kafamı karıştırdığı göz önüne alınınca) hatırlayacaktım? İsimlerin yarım düzinesiyle bir süre sıkıntı yaşamadım da değil.
Neyse ilk sayfayı biraz korkuyla açtım.Anladım ki bu çabuk duygusallaşan insanlar için değilmiş.Takami hayalgücünü hiç sakınmıyor,ve bazı sahneler yoğunluğu ve derinliğiyle insanın çenesini düşürüyor,ama hikayenin kendisi Battle Royale'i sırf zeka gerektirmeyen kan banyosu kitaplardan ayırıyor.Hiç tahmin etmediğim dönüşler var kitapta ve sonuysa nefes kesici( ve hiç beklenmedik!).Size bu kitap hakkında daha fazla şey anlatmak isterdim,ama bu kitabı ana olayları anlatmadan yorumlaması zor.Eğer bu kitabı alabilecek durumdaysanız kesinlikle almalısınız.Birden fazla okuyacağınızı garanti ederim.Ben kesinlikle öyle yapacağım!



RKBT'nin diğer günlerinde neler olacağını merak ediyor ya da
önceki 4 gün neler olduğuna bakmak istiyorsanız işte size
Tur Takvmi;




20 Mart 2014 Perşembe

Evvel Sevda İçinde



Neredeyse her şiirinde altını çizecek bir kelime,bir cümle buldum okurken. Bu çok nadirdir,arkadaşlar,inanmayın her şiirin okunası yahut dinlenesi olduğuna.Şahsen ben inanmayanlardanım.

İbrahim beyin yazdığı bazı şiirleri gerçekten favorilerime ekledim ve en kısa sürede şiiri seven bir kaç dostumla da paylaşacağım.Aslen şiiri seven ancak kitaplığımda çok da şiir kitabı olmayan bir okuyucuyumdur,malesef.

Zaten bir çoğunuz da biliyordur,bu blog-sayfa işlerinden elimi eteğimi çekmek niyetindeyim.O nedenle okuduğum çoğu kitabın yorumunu-eleştirisini paylaşmıyorum çok zamandır.Bunu paylaşmak istedim ama nedense.Sanırım şiir olduğu için özel geldi bana ve sizler de bilin istedim.

Kitabın içinde bulunan bazı şiilerden beğendiğim bazı mısraları alıntı olarak koymayı da ihmal etmeyeceğim elbet.Belki içinizde şiir kitabı okumamış olanlarınız vardır.

Varsa eğer,ben derim ki az dozda başlayın çünkü bazen sarhoş etkisi yaratabiliyor insanlarda.Ve bence birinin ilk kez maruz kaldığı bir şeyi hazmetmesi için ona kaşık kaşık değil de küçük küçük verilmeli.

O nedenle şimdi size kitaptaki şiirlerden parça parça mısralar paylaşacağım...


GECİKMİŞ BİR PUSULAYA PASLANMIŞ BİRKAÇ KIRIK SÖZ

 "Kendine yabancı herkes tanışsın kendisiyle" demişsin,
kelamını aldım.
 Her şey yaşlanıyor,yalnızlık kalıyor geriye.
 Bana şunu öğretti ki hayat
-kimse tek başına güzel değil-
 Hüzün dedikleri potansiyel bir fahişe
 baban bile böylesini görmemiştir.


ŞAİRLER BAHŞİŞ ALMAZ

Yolunu şaşırdı
yağmur ve insan
Sevgili yaradan
Eskiden senden gelen yağmur
şimdi Balkanlardan geliyor.
Gözünü dört aç insanlar şaşıyor


SEN TURNA GEÇİDİ BEN UÇKUN

Her yaşanmışlığı curcuna ömrümüzün
ve herkes kendi sirkinin baş soytarısı
yazık
gülümsediğim her şey telef oluyor

Sanırım
Saksıda ağaç yetiştirmek benim yaptığım
sadece bu olsa iyi
bir de meyve versin istiyorum

Sahi o kadar belli mi seni sevdiğim
Ben belli etmem sanıyordum


BEN,BAHTIM VE TUTARLI GÖKKUŞAĞI

Ömrüme dağ olmayacaksan
yamacımda kırlangıç ol
Keklik ol
Keklik ol
Gafil olma
Ben bu aşkı üşüdüğüm için mi ateşe attım
Tanrı aşkına


KİRLİ AŞK BU

Kaçan mı kovalayandır
kovalayan mı kaçar
Yakalayan var mı
Geri dönmüyorsa
hiç evet demiyorsa
ve ücretsiz sevişmiyorsa hayat
yeterince orospudur artık

Kapını çalsam
yüreğini çalacağım demektir
Yüreğini çalarsam
beni ele verme



Bu ve bunun gibi güzel betimlemelerle yazılmış anlamlı şiirler var kitapta.Gönlüm istedi ki hepsini yazayım ancak alıp okuyun da istiyorum bir yandan.

O nedenle küçücük bir bal çaldım ağzınıza.Tadı damağınızda kalsın ki fazlasını isteyebilesiniz...

5 Ocak 2014 Pazar

TANRIÇANIN SAVAŞI


Tanrıça kitabı çok severek okumuştum.Ancak bu kitabı sanki ilkinden daha çok beğendim ne yalan söyleyeyim.Aimée Carter aslında çok güzel bir konu bulmuş.Hayal gücü eğlendirici.Yazarın zaten tarzı asıl hoşuma giden.Bazen dilinin akıcı olmayışıyla ilgili yorumlar olsa da aslında bir süre sonra alışıyorsunuz ve farkına bile varmıyorsunuz.

Serinin ve kitabın konusuna çok fazla değinmeyeceğim.Zaten seriyi bilenler,takip edenlerin buna pek ihtiyacı olduğunu sanmıyorum.Çok bilindik bir deri oldu Tanrıça serisi.Aslen bazen çok daha iyi kitapların hiç duyulmadığını,yalnızca belirli bir kesim tarafından bilindiğini fark ediyorum.Çokca bilinen ve okunan bazı kitapların aslında hiç bir özelliği olmadığını hatta ve hatta bilakis söylenenden çok daha kötü olduğunu gördüm.Ama bu seri onlardan değil.Bence popülerliğinin hakkını veriyor.Aimee Carter yazar olarak insanı doyuruyor bence.Beğenip beğenmemek elbette ki görüşe bağlıdır,kişisel zevke.Ama bu seri ve seri içerisindeki özellikle bu kitap tüm kesimin hoşuna gidebilecek bir kitap diye düşünüyorum ben.

Umarım en kısa zamanda kütüphanenize ekleyip keyifle okuyabilirsiniz.Kesinlikle tavsiyedir.

PROVİDENCE ÜÇLEMESİ 1: Araf

*Yorumum Spoiler içerir.Buna hazırlanarak okumaya başlayın ;)*

 Bu kadın nasıl aşık erkek yazacağını biliyor arkadaş!

Önce Travis şimdi de Jared ! Ahh ahh! Zaten beyaz atlı prensinin hayalini kuran bir kız olarak bu yazar kesinlikle hayallerimin çıtasını yükseltti.

"Seni durmadan izleyip,hayatı boyunca neredeyse sana aşık olan bir yarı koruyucu meleğin varsa insan daha ne istesin hayattan be!" diye diye ağladım kitabı okurken.Derdime yandım...Arada sırada gerçek olmasını ümit edip sağıma soluma bakınmadım da değil hani :D

 Çığlıklarıma başlamadan önce kitabın kapağı ve ayracı hakkında bir kaç şey söyleyeyim istiyorum.Öncelikle kapak aslen kitabın kendisiyle pek uyumlu olmasa da,çok güzel görünüyor bence.Bu kesin.Ama ayraç muhteşem tatlı! Benim ayracım gelmedi ancak ne yapıp edip elime bir tanesini geçirmeye bakıyorum. :D

 Bu yayınevinin ayraçları kitaplarınınn ilk sayfalarındaki süslemeler harikulade! Hepsi birbirinden ayrıntılı ve harika.Ellerinize sağlık diyorum buradan...Tüm yayınevlerinin biz okurlar olarak ayırdığı bir özelliği vardır içlerimizde.Sanırım Yabancı Yayınlarının da bu oldu,en azından benim için :)


 Kitap başından beni ele geçirdi.Ortalarına doğru artık Jared onu sevdiğini itiraf edince resmen kıskançlıktan çatladım.Eleştirilerime geçmeden önce beğendiğim yanlarından bahsetmek istiyorum.

  Öncelikle karakterler gerçekten güzeldi.Jared'ın kız kardeşi Claire başlı başına bir iltifat konusu. :D
O kıza bayıldım! Ana karakter Nina'dan çok daha fazla sevdim onun o kızgın hallerini.

  Sonra Jared.Ahh o Jared! Aşık çocuk dediğin böyle olur.Okuyun anlarsınız.Tamam spoiler var dedim ama Jared'dan konuşmaya başladım mı susamayacağım gibi geliyor.O nedenle ona buradan bir öpücük atarak hızla geçiyorum.

  Ryan da ayrı bir salak.Çok tatlılıkları vardı o ayrı ama.Özellikle Nina ile reklam repliklerini söyledikleri yere bittim.Süper komik ve enteresan olmuş.Yazarı tebrik etmek gerek.Ama kızın Jared'a olan duygularını bir erkek bu kadar görmezden gelebilirdi yani.Kıza utanmasa "O herifin evinde ne işin var senin?" falan diyecek sandım bir ara.Kafasında onun erkek arkadaşı olduğunu o denli özümsemiş çocuk. :D

  Ders esnasında ona bir not yazmıştı,o çok tatlı ve komikti.Aynı zamanda ne denli Jared / Nina ilişkisini kıskandığını da açıkça belirtiyor bence.Anlatmak istediğimi hemen anlayacaksınız.

"Benimle öğle yemeği yer misin?(bir tanesini işaretle)
1. Seninle oturursam iştahımı kaybederim
2. Kocamla çoktan plan yaptık
3. Elbette,slogan pratiği yapmam gerek."


 Yazarın aşk adamları yazma konusunda doğuştan bir yeteneği olduğu doğru,ancak kitaplarında bazen bir kaç kopukluk yaşatıyor okuyucuya.Bu diğer iki kitabında da olmuştu bende.Çeviride sıkıntı var desem,onu da sanmıyorum.Duygusal olrak okurken birden bir karmaşıklık yaşıyorsunuz bazen JAMİE'nin kitaplarında.Bunu acilen düzeltmesi gerek.Sanırım yazara mesaj atacağım ;)

 Ama sonuç olarak devam kitabı olduğu için sevinçten çığlık attığım ve okumak için içimin pır pır ettiği bir kitap ARAF.Kesinlikle ama kesinlikle tavsiyemdir...

16 Ekim 2013 Çarşamba

FMArsal Beni Bırakma


Ve Fatih Murat Arsal'dan bir şaheser daha!
Türk yazarlarda bir türlü yakalayamadığım o duyguyu verebilmiş ilk kişidir kendileri.

Sayfaları nasıl çevirdiğimi hatırlamıyorum bile.Aldım,okudum ve bitti.Hemencecik. :(

Yazarın anlatım diline aşinalığım var zaten diyorum her defasında kendime ve bir diğer romanını okurken öceki kadar heyecanlanmayacağımı,şaşaırmayacağımı ya da tat alamayacağımı düşünüyorum.Ve hep yanılıyorum.
 FMArsal okurken hikayenin varış noktası hep bellidir.Normalde bunu herhangi bir şey için sinir bozucu bulurum.
Mesela sonunu tahmin edebildiğim filmleri izlemeyi sevmemek gibi ya da klişe duruma geldiği anda o diziden vaz geçmek.
Hele de kitaplarda bu konu daha da vurucu oluyor.Çünkü insan okurken hayal gücü de geliştiği için -özellikle de benim kadar çok okuyan biriyseniz- belirli şeylere aşina olduğunuzdan artık hissedemiyor oluyorsunuz.Ne olaylar gözünüzde canlanıyor ne de ana karakterin yakışıklılığını içinizi çeke çeke,duraksayıp hayal ede ede,sindire sindire okuyabiliyorsunuz.Ancak bu şaşırtıcı bir şekilde Fatih Bey'de gerçekleşmedi.Belki de yazara ve kitaplarına olan bağlılığım da bu yüzden.


KElimeleri nasıl kullanması gerektiğini bilen bir yazardan bir şeyler okumak güzeldi.Türk erkeğini gözümde çekici kıldı resmen :D

Özellikle bu kitabı çok sevdim.Hikaye hep olduğu gibi akıcı bir şekilde ilerliyor.Kızımız başkasına aşık hatta ondan hamile! (Spoiler!) En azından olduğunu sanıyor.Gerçi bunun için bir spoiler'a bile ihtiyacımız olduğundan emin değilim.Çünkü FMArsal hikayelerinde erkeklerimizin karşılarına çıkan kızlar daima bakire oluyorlar. 

Neyse.Oğlumuz Akın ise hapisaneden çıkar çıkmaz bu hamile güzel kadın ile tanışıyor.Birlikte yolculuk etmek zorunda kalıyorlar.Ve her zaman olduğu gibi FMArsal erkeğine bizim gibi karşı koyamayan zavallı Gamze ise Akın'ımıza aşık oluyor.Ee kız da haklı tabi.İnanın kitabı okurken tanışacağınız Akın da öyle aşık olunmayacak gibi değil hani. :)

Sonuç olarak önerdiğim kitaplardan biri arasına elbetteki girdi.Kapak tasarımından da bahsetmeden bitirmek istemiyroum gerçi.Çünkü gerçekten beğendim.Kitabın kendisini yansıtmayı başaran bir kapak olmuş ki bu kolay değil biliyorum.Ve öyle her kitapta da rastlanmıyor açıkçası.O nedenle Ephesus'u da kutluyorum.

 Ve işte o kapağın tamamı;
Sizce de başarılı değil mi ama? :)

30 Eylül 2013 Pazartesi

İşte Beklenen Son! FMArsal'dan Beklenen 'YALNIZ GÖZLERİN İÇİN'


Ahhh tanrım bu yazar beni öldürecek!
Artık bildiğiniz üzere FMArsal'ın uzuun zamandır takipçisiyim.Daha kitapları çıkmadan önce e-booklarını okuyarak başlamıştım herşeye.Yazarın kendisi ve kitapları benim bir nevi sıfır noktamdır anlayacağınız.
Tüm hikayelerini okumuştum hatta bazı sözleri ezberimdedir bile.
Ancak bir türlü Tahir ile Güney'in kitabı çıkmamıştı.Yazar uzun bir süre bu kitap üzerinde uğraştı.Biz de hayranlar olarak bekle,bekle kuruduk.
Ama işte sonunda almış ve okumuş bulunuyorum.İnanın elime ilk aldığımda zafer çığlığı bile basmıştım. :D
 Kitap uzun süre beklememiz şerefine tadını iyice alabileceğimiz kadar uzundu Allahtan.Ama malesef çok kısa bir sürede bitirdim.Yavaş yavaş okuyacağıma dair kendime söz vermiştim oysaki.Ama kitap bu denli iyi olunca bitiveriyor işte.Kapak da ayrı bir konu.İnsanın gözü kaydıkça açıp okumaya teşvik ediyor insanı adeta.Ephesus'u bbu konuda tebrik ederim.Çok uyumlu ve göze hitap eden bir kapakla sunmuşlar kitabı.
Bu kitap adeta bir serinin sonu gibiydi.Hep okuduğumuz ve tanıdığımız Tahir ile Güneyle birlikte bir devrin de sonu gibiydi.Onları e-book olan ve kitap halindeki hikayelerde sık sık okumuştuk.Aralarında bir şey yokuş gibiydiler hep.Ama meğerse adiler saman altından su yürütmüşler.Ah ah,oTahir yok mu! Hep diğer hikayelerde karşılaştığımızda birbirlerine karşı bir resmilerdi.Ama bu kitabın her bir sayfasında bunun yalnızca bir maske olduğu ortaya çıkmaz mı?? 
Bazı okuyucu arkadaşlarımdan diğer kitaplar kadar iyi olmadığını duymuştum halbuki ben çok keyif alarak okudum.Uzun olduğu ve birbirlerine olan aşklarının açıklanışı da bu nedenle uzun sürdüüğü için öyle gelmiş olmalı diğerlerine ama ben zaten böyle bir şey olmasını bekliyordum.
İlk olarak kitabın sayfa sayısı ve Fatih beyin hikayeyi anlatış şeklini göz önüne almak gerek zaten.Yazarımız her daim aşk itiraflarını en sona bırakır.Bazı yönlerden oldukça tahmin edilebilir bir anlatımı var.Ama biz de bunu bilerek sevmiyor muyuz hikayelerini? :)
Sonra bir de bu ikilinin diğer hikayelerin hemen hemen hepsinde boy göstermiş olması var.Son kitap olarak böyle bir şanssızlığa sahip.O nedenle her kitabın konularının bu kitaba katılması gerekmiş.Ama bence bu daha da iyi olmuş ya.Bir nevi anı yağmuru gibiydi.Bölümleri okurken "ah ah bak biz burada onlar hakkında ne düşünmüştük aslında şöyleymiş" gibi yorumlar yaparak gülümsedim hep.
Yani uzun lafın kısası,beklediğim gibi Harikaydı!
Söylemekten dilimde tüy bittiği için artık FMArsal okumayanın kalmamış olduğunu varsayıyorum.Bu son hikayeyi okumayı da geciktirmeyin.Umarım Fatih Bey yeni bir seriyle yine,yeni,yeniden karşımızda olsun :))




Bailey Yola Kaldığı Yerden Devam Ediyor!


BookS N BookS takipçilerim okunacaklar listenizde yer açın.Çünkü Bailey geri döndü!

W. Bruce Cameron 'Can Dostum' kitabı ile kesinlikle kalbimi 
kazanmıştı.Okuyanların benimle aynı fikirde olduklarına eminim.

Bir kitap öncekinden daha iyi olabilir miydi bilmiyorum ama Cn Dostumun Yolculuğu da Can Dostum da bende ayrı ayrı özel yerlere sahip oldular.
İlk kitapta hayat amacının ne olduğunu çözmeye çalışan ve bunu bulmak için bir çok hayat yaşayan bir köpekti Bailey.Ethan ile karşılaştığında ve onu sevdiğinde hayat amacına eriştiğini düşünmüştü ve kaybettiğinde de onu arayıp bulmuştu bu tatlı,zeki köpek.

Önceki kitapta Ethan öldüğünde ikinci bir kitabın olmayacağını düşünmüştüm.Yani ben de Bailey gibi sona ulaştığımıza inanmıştım.İkinci kitap elime ulaştığında kapağını açıp yeni maceranın ne olduğunu görmek için sabırsızlanmıştım.

Bailey'i yeniden okuduğumu,hatta neredeyse kaldığım yerden ben de onunla hayata devam ettiğimi fark ettiğimde çocuksu bir sevinç sardı içimi.Açıkçası ona doyamamıştım :) İyi geldi.
 
Bu kitapta CJ'i çok sevdim.Harika bir karakterdi gerçekten.Okuyunca beni daha iyi anlayacaksınız eminim.Ethan kadar sevebileceğimi sanmıyordum başlarda ama sanırım sonuna doğru daha fazla sevdim.

Daha çok kedi seven bir insan olmama rağmen bu yazar bana bir köpek aldıracak herhalde. :D
 Okuyun,okuyun,okuyun diyorum.Çok keyifli bir yoldaşla çok keyifli bir yolculuğa çıkacaksınız.Kaçıranlar adına içtenlikle üzüleceğinizden emin olabilirsiniz.Ben üzülüyorum...


1 Ağustos 2013 Perşembe

The Killing Song / Ölüm Şarkısı İncelemesi



  Kitap güzeldi.Mükemmeldi,Bayıldım! diyemem belki ama zevk alarak okuduğum kesin.
Katil yüzünden sinirden uykularım kaçtı aslında zaman zaman ama değdi bence.
Kapak tasarımından oldukça memnun kaldım aslında.Resim süper.Dikkat ekici her zaman olduğu gibi.Püsküllü ayraç ise vazgeçilmez.

Yalnızca Ölüm Şarkısı başlığının kitaba uygun olduğunu düşünmüyorum.Yazarlar neden bunu seçmiş bilmem.Evet şarkılar cinayetlere yol gösteren büyük ipuçlarıydı ama ben olsam isim olarak seçmezdim.'o henüz çalınmamaış birnotaydı' yazınca insan kendi yaptığı bir besteyle insanları öldürmesinde bir bağlantı olacak falan diye bekliyor.Ama adam yalnızca öldürdüğü kızların yanına bir önceki cinayetiyle ilgili bilindik grupların şarkılarını yazıyor falan.O abartılı söze göre oldukça basit kalmış yani...

  Neyse.Konuya dönecek olursak,çok sürükleyici bir kitaptı aslında.Katilin profilini öyle iyi çıkartmıştı ki,bayıldım.
Kesinlikle okunmalı diyemem ama okursanız eğer pişman da olmazsınız bence.Zevkliydi.


11 Temmuz 2013 Perşembe

The Secret House / Gizemli Ev Dünyadan Yorumlar...


Yine bir Dünyadan Yorumlar Köşesiyle Birlikteyiz.
Bu kez Altın Bilek Yayınlarından 'Gizemli Ev' kitabının eleştirilerini size sunuyorum.
Bu bölümün eskiden hep daha kalabalık olduğunu biliyorum ancak kitabın türünden dolayı mıdır nedir bilinmez okuyanı çok ancak yorumlayanı azdı.O yüzden yorumlardan hariç bir de puanlama sistemi yaptım bu kez.En çok kaç puan almış olduğunun bir çok siteye bakarak istatistiğini çıkarttım.Gerçi bundan önceki blog turumuzun durağı olan Can Dostum kitabının Dünyadan Yorumlar bölümünde yapmıştım bunun gibi bir şeyler.Umarım bu da diğerleri gibi hoşunuza gider.

Keyifli okumalar.


Klasikleşen kullandığım kaynaklar bölümü ;)

Puanlama bölümünde yaptığım istatistik için kullandığım siteler ise,
Şimdi ilk olarak benim yorumum gelecek tabiki de.İşte Türkiye ve benim Yorumum.

 




  Les Stockton
  Winchester /Oklahoma,Birleşik Devletler Amerika
  5 STRS



Eğlenceli bir gizem romanıydı.Bunu okurken,bu hikayenin filmini yapmaları gerektiğini düşündüm,ama yapmışlarsa bile,bundan kesinlikle haberim yok.Harika bir kitaptı ve Edgar Walace'ın diğer kitaplarını da okumayı umuyorum.

                                                                  


    Leah A.Zeldes
    Kanada
    4 Yılız



Uzun ve karmaşık bir hikayeydi.Her zaman Edgar okumayı sevmişimdir.Ama bu hikayeye bir türlü tam anlamıyla giremedim nedense.Diğer kitaplarının hepsini okudum neredeyse.Ve hepsine bayılıyorum.Edgar Wallace her zaman klasik bir yazardır.Ve ben de onun bu yönüne hayranım.En sevdiğim kitabı olamadı belki ama kesinlikle 4 yıldızlık.


Yorumlardan çok iş çıkmadığını biliyorum.Ancak kesinlikle benim yorumumu okuyun derim.Buradan edindiğinizden çok ama çok daha fazla bilgiye sahip olacaksınız.Ancak Yorumumun linki 13 temmuzda burada olacak.Biraz daha bekleyin... ;)

Şimdi de istatiklerden çıkan sonuçlar..


%4

%16

%21

%27

%32






10 Temmuz 2013 Çarşamba

The Secret House / Gizemli Ev Yorumum





 Öncelikle konunun tuhaf bir şekilde başlayıp anlatımının da tuhaf bir şekilde sonlandığını bildirmeliyim gibi hissediyorum.Konusuna kısaca değinmeden yapabileceğim yorumun çok yüzeysel olacağını düşündüğümden ve yüzeysel yani "güzeldi ama karışıktı" misali yorumlardan haz etmediğimden dolayı bunu spoiler vermek uğruna da olsa yapmamayı seçiyorum.
 Kitabın başında bir adamın iş başvurusu için mülakata gittiğini okuyoruz.Yüzü örtülü gizemli bir editör tarafından mülakata alınan karakterimiz serüven düşkünü bir yapıya sahip.Bunun ve okumamızı ilerlettiğimizde kavradığımız binimum sebeplerden ötürü kendisi de gizemli ve kurnaz bir kişilik.Bu editör dedikodu gazetesi çıkaran biri.Ancak karavan şirket gibi bir şey bu gazete.Adamımız bunu anlıyor ve bu bilgiyi kendi kurnazlığıyla çıkarı için kullanıyor.Bir de dedektif/polisimiz var hikayede.Kendileri kurnazlık huyunu iyiye kullanan nadir enginlikte bir insan.Şu ana dek anlayabileceğiniz üzere kitabımızda herkesin içten pazarlıklı bir hali,bir kurnazlığı ve gizli planları var.Bu dedektifimiz de ilginç olayları izleyerek karmaşık bir düzenbazlığın merkezine ilerliyor.İstediği de bu aslında.Konusu biraz karışık okuyunca daha net anlayacaksınız.Bir de mahsun ve masum bir kızımız var kitapta.Bu kızımız amcasının çeşitli oyunlarına kukla oluyor vs vs...
 Bu denli birbirinden ayrı ve karmaşık görünen olay sonlara doğru tek bir kişide toplanıyor ve Bom kitabın sonu.
 Şimdi,konusu özetle budur.Kitaba olan eleştirilerime gelecek olursak eğer,yazarın dili en başta yer alır sanıyorum.Konusu üstte okuduğunuzda sizin de anladığınız gibi ilgi çekici ancak yazar bunu çoğu zaman pek akıcı bir şekilde anlatamamış.Beni kitaba bağlayan olayların çekiciliği ve konusu oldu yalnızca.Anlatım tarzını açıkçası çok ama çok karmaşık buldum.Bir anda bambaşka bir konuya geçiş yapıyor ancak sizin bunu kavramanız zaman alıyor.Demek istediğim çok keskin dönüşler yapıyor ve umulmadık yerlerde savruluyorsunuz.Yani kitap boyunca tabiri caizse hayatta kalmaya çalıştım.Konuyu yakalamaya uğraşırken bir baktım ki Aaa! Kitap bitmiş...
 Sonu ise bir diğer eleştirim.Kitabın sonunda olaylar açıklanmadan kalmıyor evet ancak öyle bir şekilde bitiyor ki hani diğer bölüme geçmeden en heyecanlı yerde biter ya olaylar,çevirmek için bir sonraki sayfayı arıyorsunuz.Mutlu sonla biten ama(seri olmayan tabi) bu kadar da aksiyonlu sahneyle son bulan bir başka kitap daha okumadım.Sanki yazar bir bölüm daha yazmış ama baskıda bunu kitaba eklemeyi unutmuşlar gibi bir duygu veriyor insana. :)
 Enteresandı.Eğlenceli vakit geçirdim mi derseniz eğer,evet eğlenceli olmasa da hoş vakit geçirdim.Polisiye sevenlerin hoşuna gideceğini de düşünüyorum.İçinde istediğiniz her şeyi bulacaksınız çünkü.Kurnazlık,zeka,aksiyon,karmaşık olay döngüsü.Ee daha ne olsun değil mi? Tek uyarım yazarın diline alışmak için kendinize ve kitaba biraz zaman tanıyın.Ardından çok daha akıcı olmaya başlayacağını garanti ediyorum ;)

Şimdi de blog turumuzun bana düşen kısmı olan Dünyadan Yorumlar bölümü için ihtiyacınız olan Link...

26 Haziran 2013 Çarşamba

DÜNYADAN YORUMLAR !




MeRhaBaLaR !

Artık BookS N BookS ile özdeşleşmiş olan Dünyadan Yorumlar bölümü ile karşı karşıyasınız.Bu durumdan okuyucularım da,biz tur üyeleri de oldukça memnunuz gerçi.

Bu blog turumuzun inceleyip eleştirdiği kitap Yabancı Yayınları'ndan çıkmış Can Dostum / A Dog's Purpose kitabı.

Bu kitap ile ilgili araştırma yaparken hepinizi temin ederim ki neredeyse hiç 5 yıldız altında derecelendiren görmedim.Görüdüklerim de en az 4 yıldız vermişlerdi.O denli iyi olan bir kitap anlayacağınız.

Şimdi klasikleşmiş üzere yalnızca Amazon ve Goodreads sitelerinden alıntı yaptığım yorumlar şeklinde değil bu seferki DÜNYADAN YORUMLAR.Bu sefer daha fazla site kullanmış ve ülkelere göre ayırdım yorumları.Ee Dünyadan Yorumlar diye boşuna adlandırmadık değil mi ama ? ;)

Kullandığım sitelerin amblemlerini görebilirsiniz okurken.Ancak ben yine de alışkanlık ve size kolaylık olsun diye adreslerini vereyim;

Yorumların hemen hemen tamamı epeyce uzun.O nedenle kitapla ilgili kolaylıkla fikir elde ebebileceğinizi düşündüm.Ben de yalnızca birkaç ülkeye yer verdim.Bunlar ise,

  • Portekiz,
  • İzlanda,
  • İtalya,
  • Amerika Birleşik Devletleri,
  • Kanada,
  • Türkiye.

Çok uzattım,tamam,kısa kesiyorum.Ve işte sizi değerlendirmelerle baş başa bırakıyorum....

Ve Türkiye'den Benim Yorumu'mu Okumak İstiyorsanız;

Selin Özkan
Türkiye
5 STARS / BookS N BookS





5 STARS / Goodreads

       Maria Carmo

     Lisbon, Portekiz

Bu kitap olağanüstü bir sürprizdi.Amacı sevgi olan bir köpeğin dokunaklı,yürekleri iyileştiren hikayesiydi.Aptal bir köpeğin,iyi bir köpeğin,güzel bir köpeğin...Neredeyse 'fazla' insanımsı olan bir köpeğin,ve yine deyazar tüm kitabı köpeğin bakış aısından bakarak yazmayı başarmış,ki bu da kitabın dokunaklılığının ve espirilerinin zekiliğinin çoğunluğunu oluşturuyordu...İnsnalar için oldukça zeki,sevgi dolu,ikna edici bir köpeğin ağzından yazılmış bir kitap.Hepimizin aynısının peşinde olduğu amaçtan çok da farklı olmayan bir amaçla:sevginin alınıp verilmesinden gelen mutluluk arayışı,hayatın amacının ve anlamının keşifi.Ben BAYILDIM.

4 STARS / Goodreads

       Kiera Healy

      Dublin, Izlanda


Bu kitabı okumaktan keyif aldım yinede harikulade edebiyattan epey uzak bir kitaptı.Birinci ağız olarak bir köpeğin kullanıldığı bir kitap.Neredeyse birkaç bölümü okuduğum sıralarda,köpek ölünce epeyce şaşkınlığa uğramıştım.Ama ardından başka bir köpek olarak reekarnasyona uğrayarak geri döndü.tüm kitap boyunca,bir amaç arayışı içerisindeydi,ki bu genellikle insanlara hizmet etmek ve onları mutlu etmek oluyordu.

Eğer köpekleri seviyorsanız bu kitap korkunç derecede üzücü bir kitap,çoğunlukla reenkarnasyon partı açısından.Bu bütün köpek kitaplarının değişmez kuralı gibi 'o köpek kitapta ölecek',ve bu kitaptaki köpekse farklı yaşamlarda tekrar ve tekrardan ölüyor.Bu benim kırılgan duygusallığıma fazla geldi,yani bu kitabı tekrar tekrar okumayı tavsiye etmiyorum.Aynı zamanda birkaç 'neredeyse oluyordu' durumu var,ve epeyce insanların hayvanlara berbat davranışlarının araya girdiği yerler: Hayvan-istifleme,yavru hayvan üreticiliği,sıcak arabalarda bırakmalar,havaifişekler,egzersiz yaptırmama,bir baheye zincirlemeler.Kitapta köpeklerin durumlarına,çevrelerine ne kadar çabuk adapte oldukları gibi çok enteresan bir nokta anlatılıyor.Köpekler bir bahçede düzinelerce diğer köpeklerle tutulabilir,ya da yavrulatma fabrikası gibi bir yerde bir yavru olabilirler,çünkü daha iyisini bilmiyorlar.


Harika bir kitap değil,ancak köpekleri seviyorsanız eğer iyi bir kitap-kalp kıran türden- Ben büyürken uzun ve mutlu bir hayat sürmüş iki harika köpeğim vardı ,ve bu kitap bena onları özletti,hem de çok.


5 STARS
Barnes & Noble




 BookWithTruffles

     İtalya

Bu kitabı elimden bırakamadım-inanılmaz derecede dokunaklı!
Bir kere bu kitabı okumaya başladınız mı,elinizden bırakamıyorsunuz! Cameron sizi insanların en iyi dostlarının zihinlerinin,kalplerinin ve ruhlarının içine sokuyor! Bu benim şimdiye dek okuduğum en favori kitaplarımdan!




5 STARS
Amazon




       John C. McDonnell


        Studio City, Kaliforniya
      Amerika Birleşik Devletleri

Tek kelimeyle anlatayım mı? Mükemmel. Tamam iki kelimeyle anlatayım. Mükemmel ve zekice.Aslında üç kelime.Mükemmel,zekice ve ruha sahip.
Bruce Cameron mükemmel,ruha dokunan,hayatın anlamını ve amacını arayan macerayı anlatan bir hikayeyi öne çıkartmış.Bazen komik ve yine de diğer zamanlarında kalpleri kıran bir roman.Bruce ok zekice bir köpeği ve onun daha önceden bir köpeği olan(yahut herhangi bir evcil hayvanı) herkesin gerçekten onların bizi ve onlarında içinde yaşadığı dünyamızı böyle gördüklerini hissettiren öyle bir yürek ve insaniyetle anlatmış ki.
Espirileri gerçek ve zorlama değil.Kendinizi yüksek sesle gülerken bulabilirsiniz.Aynı zamanda ağlayacaksınızda.Evcil hayvanlarınızın geçmiş hatıralarını hatırlatamaktan doğan gerçek göz yaşlarıyla ve diğer hiçbir ilişkide var olmayan ruhların eşleşmesiyle.

O bağ(köpeğin gözünden)bu romanı gerçek hayata getiren gerçek sevgidir.
Beş yıldızlık,kesin okunması gerekenlerden.




5 STARS
BetterWorldBooks



 
    Carla

    Calgary, AB, Kanada


Bugüne dek okuduklarımdan en iyisi,en favori kitabım!


Can Dostum / A Dog's Purpose İncelemesi...

 Can Dostlarımızın Hikayesi...

 İncelememe kitabın kapağını överek başlamak istiyorum.Orjinalinin bir başka çeşidi gibi olan kapak göze hoş geliyor.Ben çok sevdim.Hatta orjinalinden bile daha iyi olduğunu söyleyebilirim.Çünkü golden cinsi köpeklere,labrador cinsi köpeklere ayrı bir sevgim vardır.Belki biraz kişisel nedenlerden ötürü beğendim ama beğendim işte :D
 Hele o ayraçlar!!!! Ahh ah.Bir Harikalar!!!
Çevirisi başarılı,o nedenle çevirmeni Seda Çıngay hanıma da tebriklerimi sunuyorum.
İç kapaktaki kırmızılığı da çok sevdiğimi eklemeliyim ve yayınevine başarılarının devamını dilediğimi ayrıca belirtiyorum....

NOT: Yorumumda birkaç spoiler varsa eğer affola...Şimdiden söylemesi ;)







Kitabı bir köpeğin hayatı şeklinde değerlendirmiş,ön yargıyla yaklaşmıştım.Bu denli hayat değiştiren bir kitap çıkacağını nereden bilebilirdim ki?

İlk sayfaları okumaya başladığımda bir köpeğin doğuşuna şahit olunca şaştım kaldım.Ben ikinci ağızdan hikayenin anlatılmasını beklerken gözlerimizi biz de yavru köpeğimizle birlikte açtık.Bir sokak köpeğinin annesi ve 2 kardeşiyle geçirdiği ilk ayların tadını çıkardık.İnanın köpeğin anlattığı bir hikaye ancak bu denli güzel yazılabilinirdi!

Reenkarnasyon kitapta olması beklenmedik olduğu kadar mantıklıydı da.Zaten kitapta ilerlerlemeden önce,bir köpeğin 370 sayfalık hikayesini okuduğumu sandığım sıralarda, 'Bir çocuk kitabıyla mı karşı karşıyayım acaba?' korkusu olmamıştı değil.Ancak reenkarnasyon sayesinde hikaye hep taze kaldı,hiç heyecanını yitirmedi.Bu reenkarnasyon olayına hiç inanmasam da kitabın böyle işlenmesinden dolayı memnunum.

Sayfalar ilerledikçe bu yeniden doğuş olayı beni gerdi biraz ama.Köpekçiğin sürekli gözlerimin önünde ölmesine kalbim dayanamadı bir süre sonra.Hatta ölümünü ilk okuduğumda şok olmuştum.Yok canım olamaz diye.O zamanlar yeniden doğacağını bilmiyordum tabii =D
Yalnızca ölmesi değil,yeniden doğduğu hayatlarının şekilleri,insanların ona davranışları beni hem üzdü hem de kızdırdı.Gerçeklerle yüzleşmek gibiydi gerçi ama duygusalım,dayanamıyorum işte ne yapayım?

Ancak sayfalarla birlikte onun hayatıda değişip,ilerledikçe ben de kendi hayatımda arayışa çıkmış gibi oldum ne yalan söyleyeyim.Tam da arayış içerisinde olduğum bu dönemde inanılmaz iyi geldi,inanılmaz yeniledi beni.Köpeklere aşırı düşkün bir hayvan sever olmasam da,her hayvanı severim.Bu kitaptan sonra her gördüğüm köpeğe bir başka bakacağım o ayrı işte...

Yani sonuç olarak 5 yıldızlık bir kitaptı.Hayvan dostlarımızın çektiklerine şahit olduğumuz gibi,o yavru köpeğin hayatlarından aldığımız derslerde vardı.O yavrucuktan kendi insan hayatınız için çok şey öğrenebilirsiniz. Kendi hayatlarımızla onların hayatını karşılaştırdığımda ne denli masum canlılar olduklarını ve her zamanki gibi insanların dokunduğu her şeyi yok ettiğini de gördüm.Ancak öğrendiğim bir başka önemli ders ise kötülük olduğu kadar hayat değiştiren insanların da gerçekten var olabileceğiydi.
Benim de bir kedim var evimde.Adı Vincent.Ona her daim kendimden çok önem verirdim ama bundan sonra ona uyguladığım her davranışta iki,hatta üç kez düşünüyorum.Aklıma hep o minikköpekçik geliyor.Gerçi bu yalnızca hayvan sahibi olanların değil hepimizin yapması gereken bir şey bence.

Ağlayacağınız,güleceğiniz,sevimli ve çok ama çok masum bir köpekçiğin hikayesini okuyacaksınız.İçiniz burkularak son sayfasını kapasanız da,okuduğunuz için birşeyler kazandığınızın bilgisiyle o içinizdeki ateş azıcık sönüşüyor....

23 Mayıs 2013 Perşembe

Kari Vaara #3 Beyaz Helsinki İncelemesi!


Kari Vaara Serisinin 3. kitabı olan Helsinki White/Beyaz Helsinki,serinin diğer kitaplarında olduğu gibi harikaydı..

Kısa zamanda okuyup bitirdiğim bir kitap olmayı başardı.Malesef serinin #2 kitabı Lucifer's Tears/Şeytanın Gözyaşları kitabı için aynı şeyleri söyleyememiştim.Bu nedenle Beyaz Helsinki'yi okurken biraz tereddütüm vardı açıkçası.Ama serinin ilk kitabı olan Snow Angels/Kar Melekleri kitabını o denli sevmiştim ki #3 kitabına şans vermemi sağladı.Ve pişmanda olmadım!

Öncelikle kapak tasarımının ilk iki kitaptan farklı olması hoşuma gitmedi.Bunu söylemeden edemeyeceğim.Diğerleri beyaz,kabartmaları çok hoş kapaklardı ancak bu kitabın adı BEYAZ HELSİNKİ olmasına rağmen çok mavi geldi gözüme.Arka kapaktaki tanıtım yazısını ve yazarın adını okumasam Kari Vaara serisiyle eşleştirmezdim o derece.Ben seri kitapların kütüphanemde yanyana dururlarken bile yabancıymış gibi görünmelerinden hoşlanmıyorum.Ve bu seride maalesef böyle oldu.Keşke daha beyaz bir zemin kullanılsaymış demeden edemedim kısacası.

Ancak çevirisi çok iyiydi.Kendim de çevirmen olduğumdan bir kitabı çevirmenin ne denli zorlu olduğunu bilirim.Ve bu kitap Fince kelimeler içeren bir kitap.Eminim uğraş gerektirmiştir.Çevirmenin beynine sağlık diyorum.

Konusuna gelirsek,kapak yazısında daha bir polisiye havası estirilmiş ancak şimdiden söyleyeyim malesef bunda da ikinci kitapta olduğu gibi Kar Melekleri havası yok.Oradaki cinayet soruşturması çok daha tatmin ediciydi.Ancak Beyaz Helsinki ikinci kitap gibi daha kişisele inen bir roman olmuş.Fakat Şeytanın Gözyaşları gibi sıkıcı ve tarihi içeriği fazla bir savaş kitabı gibi değildi.O nedenle ok daha hoşuma gitti.Bir Kar Melekleri etmese de kesinlikle okumaktan zevk aldım.Sanırım serinin ilk kitabı bende oldukça iyi bir izlenim bırakmış ki Kari Vaara serisi denilince beklentilerim yüksek oluyor.Beyaz Helsinki bu beklentileri tam anlamıyla karşılamadı ama %90 harikaydı.%10 eksikliğini de sanırım Kari'yi değiştiren yazara olan kızgınlığımdan kaynaklanıyor.

Bir kitap önce Kari'de bulunan tümör Beyaz Helsinki'de ameliyatla alınıyor.Ve BUM! Kari Vaara bambaşka birine dönüşüyor.Hissiz,umursamaz ve Helsinki kadar soğuk birine...O çook sevdiği karısı Kate ve yeni doğan bebekleri Anu'ya karşı hiçbir şey hissetmiyor,birr önceki kitapta bahsedilen örgüt kurulup başına geçtiğinde yok ettiği diğer insanlara da.Resmen bir cesedi asitle ortadan kaldıracak hale geliyor Vaara.Oysa ben onun romantikliğini,düüşünceli oluşunu severdim hep.Kate'den başkasına kadın diye bakmayan adam gidip başka kadınlardan hoşlanır olmuş kitapta ve cidden memnun olmadım.

İşte size onu kendi ağzından açıklayan kelimeler :
Beyaz Helsinki/ syfa:20

Kate ile isteklerimiz birbirini tutmadığında mümkünse onun mutluluğunu kendi mutluluğumun önüne koyardım.İşimin ilişkimize tekrar engel olmayacağına dair kendime söz vermiştim.Aslında romantik biriyimdir. :)

cinayetlerin başlaması biraz zaman alıyor.Başladığında da ırkçılık,neo-naziler falan derken bazı yerlerde hala ten rengini yadırgayan,din tercihini sorgulayan insanların var olduğunu bilmek canımı yaktı gerçekten.Acı bir tablo çünkü.Bazen okurken sinirden dişlerimi bile sıktım.Sonra O örgüt olayı...Vaara'nın başını çektiği bu gizli grup.(ki grup yalnızca 3 kişilik.Vaara-Mila ve tatlım denilen yeni karakterden oluşuyor) O örgütün yaptıkları ve Kari'nin değişimi tüm kitabın asıl konusu desem yeridir.

Kitabın sonunda katilin kim olduğunu anlamıştım ben zaten.Ama beni asıl şok eden ne denli acımasız olduğuydu.Gözünü kırpmadan birçok şey yapması beni acayip etkiledi.Enn sonunda olan negatif olay ise kesinlikle hiç belemediğim bir gelişmeydi.Kari hayatın nasıldı ne hale geldi diye söylendim okurken :) Yeni karakter olan Tatlım'a da BAYILDIM! Kariden sonra favorim !

Sonuç olarak harikaydı.Keyifle okudum.Eğer henüz Kari Vaara ile tanışmadıysanız şiddetle tavsiyemdir. ;)
Not: Seriyi sıralı şekilde okumalısınız yalnız.İlk kitaptan başlayın okumaya muhakkak.Çünkü birbirini takip eden bir seri.Konular bir öncekiyle oldukça bağlantılı.Bilmeden direkt olarak son kitaptan başlanılacak bir seri değildir,haberiniz olsun ;)

İşte Türkiye'de Ephesus Yayınlarından çıkan ilk 2 kitap...




14 Mayıs 2013 Salı

Raintree : Cehennem by Linda Howard Dünya Yorumları ♥

 

Newyork Times Bestseller Author Linda Howard yine harikalar yaratmış ! ♥
Raintree üçlmesesinin ilk kitabı olan İnferno /Cehhenem gerçejten benim severek okuduğum kitaplar arasına girmeyi başardı.Benim düşüncelerimi merak ediyorsanız işte yorumumun linki ;)
sLn Ağzından Raintree ♥
Ben dünya üzerindeki diğer okuyucuların da düşüncelerini merak ediyorum aslında diyorsanız öyleyse bu yazıyı okumaya devam edin!
Daha önceki OGBT turunda(takip edenler biliyordur) yaptığım gibi yine belirli kaynaklardan yararlandım yalnızca.Bunlar amazon ve goodreads siteleridir.Benim en güvendiğim ve kitapla ilgili içeriği en yüksek kaliteli yorumlara sahip sitelerdir.



Buralarda araştırırken kitaba verilen ortalama puan oranının şöyle olduğunu saptadım;




5 yıldız üzerinden en çok 3 yıldız verilmiş.

1 Yıldız %9
2 Yıldız %12
3 Yıldız %21
4 Yıldız %17
5 Yıldız %17

İşte o yorumlardan bazıları:

Eve
3 STAR
♥♥♥

Kötü bir okumalık değildi.Epeyce Linda Howard kitabı okumuşluğum var.Onun tarafından yazılan okuduğum ilk paranormal kitaptı bu.Daha fazlasını okumak için sabırsızlanıyorum...




                                                     
Babs
3 STAR
♥♥♥

Hey bu epeyce iyiydi! Sonuna gelinceye kadar "devam eden" bir hikaye olduğunu fark etmemiştim (Howard'ın konuyu bu kadar hızlı nasıl sona bağlayacağını merak etiştim,şimdi anlıyorum..) Hikayenin konusu iyiydi ve onun Raintree dünyasından gerçekten hoşlandım... Oldukça eşsiz ! Yalnızca "İdare eder" serilere yatırım yapmayı bıraktım,ama sanırım buna bir şans vereceğim,son zamanlarda okuduğum diğer serilerden biraz daha fazla potansiyele sahip.



 
Sonja
4 STAR
♥♥♥♥

Heyecanlı,sexy ve eğlenceli! İki ana karaktere ve bu seri için yaratılan dünyaya da bayıldım.İlgi çekici ve başarılı.
Tek şikayetim ise sonunda KOCAMAN bir boşluk olması.Okuduğum kitaplarımın seri olma yolunda olsalar dahi,titizlikle konunun bağlanmasını tercih ederim.






Andrea
5 STAR
 ♥♥♥♥♥

Bu kitaba bayıldım ve bu serinin diğer iki kitabını da gerçekten okumak istiyotum.
Dante sexy,insanları üzerinde kontrol sahibi olan bir kral ve ana yetenekleri ateş kontrolü ve onun için de yeni olan zihin kontrolü yeteneği.
Lorna suistismar edilmiş bir çocukluk yaşamış ancak büyümüş zeki,sexy ve komik (kelimeleri nasıl kullanacağını iyi biliyor) birine dönüşmüştür ve yeteneği sayılarla ilgilidir.
Bu heyecan ve romantizmle dolu fantastik bir hikayeydi,ve tabii ki paranormal türtünde yeni bir dönemeç.


 

Sample text

Sample Text

.. BookS N BookS ..

Sample Text

BookS N BookS Bloguma HOŞGELDİNİZ !

Kitaplarla ilgili istediklerinizi bulacağınızı umuyorum :)