Social Icons

Pages

YARIŞMA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YARIŞMA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mayıs 2014 Perşembe

Ölüm Oyunu / Battle Royale The Novel By Koushun Takami Yorumu



RKBT'nin 4. Günündeyiz!
Yarın yayımlayacağım Yurtdışı Yorumları bölümüme de bakabilirsiniz...
YD Yorumları

  Kitaba ait yorumuma gelirsek;
Battle Royale / Ölüm Oyunu'nun konusunu ilk okuduğumda The Hunger Games / Açlık Oyunları'na çok benzetmiştim.Hatta onun Japon bir kopyası olduğunu düşünmüş, The Hunger Games'in büyük bir hayranı olarak yazarı Suzanne Collins'in yarattığı dünyaya hakaret gibi algılamıştım.

  Sonra kitabı okumaya başlamadan her zaman yağtığım gibi ilk ve son sayfalarına göz gezdirirken 'Yazar Hakkında' bölümünü okumaya başladım.Ve orada söylenene göre bu kitap bir Japonya dahil olmak üzere bir çok ülkede kült haline gelmiş bir kitap imiş meğer.

  Asya kültürlerine çok aşina olmadığım için buna oldukça şaşırmıştım.Kitabın filmi bile yapılmış yahu! Ayrıca The Hunger Games'in kopyası olma ihtimali de kitabın yayım tarihinin 1999 olduğunu okuduğumda elenmiş oldu.Hatta The Hunger Games'in bunun bir kopyası olma ihtimalini düşünmeye başladım.Belki de yazarı bu kitaptan esinlenmiştir?

  2000 yılında filmi dahi çıkmış olan bu 1996 da tamamlanmış ancak 1999 çıkış tarihli Battle Royale'ın 3 manga serisi de bulunyormuş.İlgililere duyrulur ;)

  Yorumuma gelecek olursak eğer,kitaptan oldukça hoşlandığımı itiraf etmekle başlamalıyım.Neden itiraf etmek dedim,çünkü şahsen çok büyük bir Asya hayranı değilim.Herhangi bir konuda.Romanlarına,dizilerine,filmlerine ya da mangaya karşı bir beğenim yoktur.Bu şimdilerde çoğu kişiye tuhaf gelse de açıkçası ben yakın zamanda patlama yaşayan Asya toplumuna karşı saygılı olsam da hayranlık duymuyorum.Ama yine itiraf ediyorum ki en iyi korku filmlerini onların yaptığını düşünüyorum.Nedendir bilmem ama sanırım tiplerine gidiyor :D


  Aslen kitaba ilk iyi gözle bakmama sebep olan şey Stephen King'in alıtısı oldu.Kitap hakkında "Ölüm Oyunu,delicesine keyifli ve dehşet dolu bir nükte.Belki de başlı başına delicedir." demiş.Ve sonuna kadar da haklı buldum kitabı bitirince.Stephen King her zaman haklıdır ;)

  Lafın kısası kitabı okumaya başlamadan önce biraz gözüm korkmuştu diyebilirim.Özellikle de ilk sayfalarında yer alan 'Şiroiva Lisesi 1-B Sınıfı Öğrencci Listesi'ni gördüğümde dehşete kapıldım.Neden mi? O isimleri siz de okusanız siz de dehşete düşerdiniz herhalde.Hepsi birbirinin kopyası gibi! Dedim "Eyvahlar olsun.Ben bu kitabı okurken kim kimdir nasıl hatırlayacağım?!"
Ne demek istediğimi daha net anlayabilmeniz için size listedeki KIZLAR bölümünden iki kişinin adını yazacağım.

Yukiko Kitano / Yumiko Kusaka 

Wow....

  Neyse lafı uzattım yine ama.Yani kısaca kitap korkularımın üstünde çıktı.Okurken heyecanlandım,hatta bazen tırnaklarımı yedim.İsim konusunu da bir süre sonra aşıyormuş insan onu da öğrendim. :)

  21 kız 21 erkeğin kapana kısıldığı o yerde kendimi onlardan biri gibi hissettim.Bunu çok iyi başarmış Takami.İnsanı anlatımıyla tamamen başka bir dünyaya taşıyor.42 adet öğrencinin her birini iyi işlemiş yazar.Bunu yapabilmek her yiğidin harcı değildir yani.Türü Young Adult olarak geçiyor ama bence bu türden çok daha ötede bir roman Battle Royale.Tüm a 'Teenage Drama'sından uzakta,korkusuz bir roman olmuş.Karakterlerin hepsinin genç olmasına aldırış etmeden her yaştan okuyucuya açık bir hikaye yararmış Takami.Hakkını vererek yazmış açıkçası.Okuduğum her sayfada The Hunger Games'ten uzaklaştı gözümde.Çünkü Battle Royale kanın korkusuzca aktığı,vahşetin tadını damağınızda hissedebildiğiniz dehşet dolu bir roman.Ancak bunu aptal bir kan romanı ile karıştırmayın kesinlikle.Konuyu bu vahşetle birleştirmek bir ustalık.Ve vahşeti insana yedirmeyi bilmiş,tabiri caizse.

  Olayların gidişatı kadar konunun odaklandığı noktalar ve o şaşkınlık veren dönüşler,şaşırtmacalar insanı 'Bu kitap dahiyane değil de nedir?' diyerek bırakıyor.Midesi kaldıranlara bir başyapıt sunuyor Takami.Bu romanın kült olmasına şaşmamalı.

  Yazara ait okuduğum ilk roman ancak son olmayacak kesinlikle.Sanırım Battle Royal serisi olarak 15'e yakın romanı var.Elimden geldiğince hepsini okumaya çalışacağım.En kısa zamanda da filmini izlemem gerek diye düşünüyorum.

Şimdi de bu romana sahip olabilme şansını yakalayabilmeniz için 'YARIŞMA'mıza geçelim.

2 Şanslı kişiye Pegasus Yayınları'ndan Koushun Takami'nin Ölüm Oyunu Romanını hediye ediyoruz.


a Rafflecopter giveaway

23 Eylül 2013 Pazartesi

YARIŞMA SONUÇLARI


Merhabalar!

22.09.2013 tarihinde sonlanan yarışmamızı bugün açıklıyorum.

YARIŞMA

Katılımdan dolayı herkese çok teşekkür ederim.

Çok sevdiğim bir yazarın çok sediğim bir kitabını hediye etmekten ben de en az katılımcılar kadar zevk duydum.

Umarım okurken çok eğlenirsiniz.Aslında inanın eğleneceğinizden eminim :)

Veee işte kazananımız;
Kaichou^^

Kendisini tebrik ederim.Keyifli okumalar diliyorum.

17 Eylül 2013 Salı

YARIŞMA!




Evet! İlk Blog Yarışmamı Başlatmış Bulunuyorum :)

Bu açılışı böylesine sevdiğim bir yazarın böylesine sevdiğim bir kitabıyla yapmış olmak ise ayrı bir sevinç.

Lafı uzatmadan yarışma kurallarına yani kazanma şansı yakalamak için neler yapmanız gerektiğine geleceğim.

Ama öncelikle yarışmamız 17.09.2013 tarihinde Başlamış olup 22.09.2013 tarihinde Son Bulacağını belirtmek istiyorum.Kazanan talihli blog ve sayfamız üzerinden duyurulacaktır.

İşte bunların tamamını yaptığınızda çekilişe dahil olacaksınız;

  • Bu gönderiyi Facebookta ve Twitterda duyurmanız gerek,
  • Bu gönderiyi Google+ üzerinden paylaşmanız gerek,
  • Paylaştığınız linkleri bu gönderinin altına Blogumu Takip Ettiğiniz İsminiz ve Size Ulaşabileceğim bir mail adresi ile birlikte yazmanız gerek,
 Herkese İyi Şanslar ;)

12 Eylül 2013 Perşembe

Facebook'ta YARIŞMA!



Facebook Sayfamızda yarışma başlattım arkadaşlar.En kısa sürede Blogumun da ilk yarışmasıyla karşınızda olacağım.Ancak Yabancı Yayınlarından 'Ayaklı Bela' kitabını isteyen varsa kesinlikle Facebook sayfamıza gitmeli ve katılmalı derim ben.

Yarışma şartlarını bulacağınız ve kazanma şansına erişebileceğiniz link işte bu ;)
https://www.facebook.com/photo.php?fbid=298928700248723&set=a.117520345056227.20720.114941528647442&type=1&theater


26 Haziran 2013 Çarşamba

YARIŞMA !


YARIŞMA



*Blogumun takipçilerinden olmanız gerekiyor.


*Crazy Book Lover bloguna üye olmanız gerekiyor.


*Deniz'in Yorum Durağı bloguna üye olmanız gerekiyor.


* Büyülü Kitaplık bloguna üye olmanız gerekiyor.


* Dracula's House bloguna üye olmanız gerekiyor.


* Çekilişi Blog,Facebook ya da twitter üzerinde duyurmalısınız.





* Okutan Günler Blog Tur Facebook sayfasını beğenmeniz gerekiyor.


*E-posta adresinizi,adınızı,çekilişi duyurduğunuz linkinizi bu gönderinin altına yazdığınızda çekilişe hak kazanmış oluyorsunuz.


İyi Şanslar!

22 Haziran 2013 Cumartesi

OGBT 4. Tur ! ♥


Evet ! Uzun aradan sonra OGBT 4. Turuyla sizlerle!

Favori yayın evlerimden biri olan Yabancı Yayınları'ndan çıkan Can Dostum kitabının turu OGBT'nin 4. turu olma özelliğini taşıyor.

Tur günleri içerisinde yapılacak olan harika şeyleri takip etmek istiyorsanız,ki biliyorum istiyorsunuz,madem öyle işte Tur Takvimi !!!


1. Gün - 23 Haziran Pazar
Ön okuma: Dracula's House
2. Gün -24 Haziran Pazartesi
Alıntılar:Yorum Durağı
3. Gün - 25 Haziran Salı
Yazar Hakkında Büyülü Kitaplık
4.Gün-26 Haziran Çarşamba
Dünya Yorumları BookS N BookS

BookS N BookS ile özdeşleşmiş olan Dünyadan Yorumlar kısmını 26 Haziran günü blogumda bulabilirsiniz.Bence kaçmaz!

İşte kaçırılmaması gereken bir diğer haber!

Tur sonunda çekilişle 2 kişiye Can Dostum hediye!!!
Görüşmek dileğiyle


10 Mayıs 2013 Cuma

Linda Howard OGBT'nin yeni Gözdesi !


İşte Yeni OBT !!!


Bu Sefer Linda Howard Hediye Ediyoruz !!!! Başka söze gerek var mıdır?

Harlequin Yayınlarından Çıkan Üçlemenin İlk Kitabı Raintree:Cehennem Okutan Günler Blog Turumuzun 3. Kitabı olmayı başarıyor.Beni bilirsiniz,yalnızca en iyi kitapları alır,okur ve sizinle paylaşırım.Bunuda okudum ve kesinlikle onaylıyorum.

Yorumumu malesef tur günü BookS N BookS'a gelinceye dek okuyamayacaksınız ama diğer OGBT üyeleri arkadaşlarımın yorumları bugünden itibaren sizlerle!



OGBT Linda Howard Yarışması !!




Yarışmamız Başladı !

Linda Howard Kazanmak İçin Yapmanız Gereken Tek Şey Kuralların Hepsini Yerine Getirmek !

İyi Şanslar ! ♥




a Rafflecopter giveaway

1 Mayıs 2013 Çarşamba

Le Chic Butik Karakter Tanıtımı ♥




                            Okutan Günler Blog Turunda Son gün!



İşte Yorumum ve Karakter Tanıtımım ;


Kitabımızda 3 ana karakter var.Dori,Irene ve Jesi.Kitabı Dori'nin ağzından okuyoruz.Karakterleri teker teker tanıtmadan önce arkadaşlıklarını tanıtmak istiyorum.

[Tanıtımlarım (eğer mevcutsa)istatiksel bilgilerle başlayıp duygusal açılara inecektir.Ayrıca beğendiğim ve karakterlerle doğru orantılı olduğunu düşündüğüm bir kaç alıntı da ekleyeceğim]

Dori,Irene Ve Jesi New Jersey'de bir barda tanışmışlardır.Üçü de New York'un partilerinden,erkeklerinden sıkılmış başka bir şeyin,farklı bir şeyin arayışı içinde bu bara gelmişler,beklediklerini değil birbirlerini bulmuşlardır.Hemen ortak yönlerini keşfetmişler ve o günden beridir de çok iyi arkadaş olmuşlardır.



Ana karakterimiz ve kitabı ağzından dinlediğimiz Dori:

30'larında,altmış kilo ağırlığında,40 bedenlerinde güzel vücut hatlarına sahip bir kadındır.Üniversite mevzunu olmadan Manhattan'daki en büyük bankalardan biri olan Deutsche Bankası'nda bilgisayar danışmanlığı bölümünün kıdemli yöneticisidir.3 yabancı dil bilen başarısını ise kendine olan güveni ve hırsına bağlayan biridir.

Her ne kadar mükemmel dursa da hayat Dori'nin değimiyle "Dünyadaki Hiçbir başarı,gecelerinizi yalnız ve soğuk bir yatakta geçirmenizi sağlamıyor."

Dori kalbini sonuna dek açtığı ve buna karşılık olarak da feci bir hayal kırıklığı yaşadığı bir ilişkiden çıkmış,aşkı arayan ancak gerçekte aşkı bulmaya korkan bir kadın.Güçlü görünmeye çalışan bir duygusallık abidesi.Herkesle empati kurabilen,insanların karakter analizlerin(erkekler hariç nedense) iyi olan birisi.Erkeklere karşı olan şansızlığı sonucu hayatta aşktan çok çekmiş,şansına hep hayatının gidişatını değiştirecek olaylar yaşamış biri.Böylece herşeyi sorgular hale gelmiş,kararlılığıyla övünen kararsız bir kadına dönüşmüş.Bu hali aşk hayatını kolaylaştırmamış,bilakis zora sokarak onu yalnızlığa sürüklenmiş hissetmesini sağlamış.Le chic butik'e gitme fikri de bu umutsuzluktan kaynaklanıyor bence.İstediğin erkeği neredeyse yaratabilme fikrinin ona sıcak gelmesinin nedeni de bu.Aradığı erkekler bulduklarıyla örtüşmemiş hiçbir zaman.Şimdiyse bunun sona ermesini sağlamak istiyor.Böylece Le Chic Butik'e gitmeye karar veriyor.

Alıntı:
"Küçük bir kızken annemin,her şeyin cevabını bildiğini sanırdım.Onun,tüm problemleri ve acıları ortadan kaldıran büyülü bir peri tozuna sahip olduğunu düşünürdüm.Herhalde o da tüm anneler gibiydi ama benim için özel biriydi çünkü benim annemdi.Keşke o büyülü peri tozuna sahip olsaydım.Mavi olanı pürüssüz bir cilt için,turuncu olanı selülite karşı,açık sarı renkli olanı Bay Doğru için ve her durum için de yeşil tozu kullanırdım."







Diğer karakterimiz Irene:

Annesiyle birlikte Doğu Yakasında üç odalı görkemli bir evde yaşayan,üç kardeş arasında evin tek kızıdır.Irene on yaşında kayak kazasında babasını kaybetmiştir.Gazetecilik ve reklamcılık diplomasına sahiptir.Aynı zamanda işletme üzerine yüksek lisası da olması onu ülkedeki tüm reklam ajanslarının gözdesi haline getirir.Young & Rubicam firmasında iki yıl çalışmış ancak 25 yaşına geldiğinde ara sıra modellik yapmaya başlar,ki bu yaş modellik mesleğinde oldukça yüksek bir yaş.Ajansında kullandığı adı Nerie'dir.Yaşını da 18 olarak göstermiş ve anında sansasyon haline gelmiştir.Gucci,Escada gibi markalarla çalışmıştır.

Belirtmeliyim ki Irene kitap karakterleri arasında favorim.Okurken hep bir karaktere bağlanmak zorunluluğum vardır ve bunda bu karakter Irene oluyor. :)

Sivri uçları ve köşeleri olmayan,anlaşılması kolay bir karakter.Her daim pozitif ve neşeli.Kitaptaki ana karakterlerimizden Dori onu 'İlkbahar kadar güzel ve kalbi pamuk prenses kadar temiz' diye tanımlıyor.Çok zeki olmakla birlikte çok saf olması onu nadir bulunan birine dönüştürüyor.Grup arasında en zeki,en mantıklı olan Irene.Hedeflerini hep bilmiş ve nerede dur demesi gerektiğinide.Bu özelliği beni en çok etileyen özelliğiydi kitapta.Yinede tüm güzelliği ve zekasına rağmen erkeklerle bir çok problem yaşayan biri.Ancak bunun nedeninin aradığı aşkı çok erken bulmuş ve yaşadığı hayal kırıklığı daha da fazla olmuş olmasından kaynaklı diye düşünüyorum.Lisedeki erkek arkadaşına inanılmaz derecede aşık olmuş ve lise biter bitmez gizlice evlenmişler.Ancak ertesi gün ailesi öğrendiğinde evliliklerini iptal etmek zorunda kalmışlar.Bu olaydan beridir de asla gerçek bir ilişki yaşamamış.Sonunda duygularına yön verebbilmek ve kaderin kontrolünü ele alabilmek için Le Chic Butik'e gitme kararı almıştır.

Alıntı:
Irene hüsranla ellerini kaldırdı."Çocuklar,uyanın artık! LeChic daha önce sahip olmadığımız bir fırsatı sunuyor bize.Kaderimizi belirlememizi.Bu dükkan özel insanı bulma fırsatı veriyor ve ben bu fırsatı değerlendireceğim."





Son karakter Jesi:


Jesi Doğu Yakasının üst kısımlarında,Irene'e fazla uzak olmayan,üç odalı,büyük bir evde yaşımaktadır.Kuzey Carolina'da doğmuş,yedi yaşındayken babasının New York'a tahininin çıkmasıyla ailece NY'a taşınmak zorunda kalmışlardır.Babası ve o sıralarda Jesi'nin erkek kardeşine hamile olan annesi,beş yılın ardından Kuzey Carolina'ya geri dönmüşler fakat NY hayatına alışan Jesi orada kalmıştır.Ailesi gönülsüzce de olsa ona Bronx'ta teyzesiyle yaşaması için izin vermişlerdir.Lise bitince Kuzey Carolina'da bulunan Chapel Hill'deki Kuzey Carolina Üniversitesine gitmiştir.Bu dönemde yeniden ailesiyle yaşamış ancak yazın NY'a geri dönmüştür.Bu yaz tatillerinde Condé Nast,NBA gibi büyük firmalarda staj yapmıştır.Hatta bir yaz Avrupa'da bir yayınevinde çalışmış ve sonunda işletme eğitimini MBA'de tamamlamıştır.Şu an Jesi üniversite mezunu olduğu halde gündüzleri bir avukatlık bürosunda sekreter olarak,diğer günlerde de Midtown'ın en ünlü üstsüz barı olarak bilinen HITS diye bir mekanda barmen garson olarak çalışmaktadır.(ki kitap karakterlerinden Dori yalnızca tezgah arkasında çalışmadığını düşünüyor)

Görüldüğü üzere istatistik halinde geçmişi epey karmaşık bir kız Jesi.Karakter olarak Irene'in tam zıttı ancak bazı konularda ikiz gibiler diye benzetme yapılıyor kitapta ancak ben okurken bunu göremedim.Jesi'nin anne babası bir çeşit hippiler.Yani ebeveyn ve çocukların eşit olduğuna ve kararların birlikte alınması gerektiğine inanan kişilerdir.Bazen bu Jesi için iyi bir şey olsada biraz baskı görmüş olması da fena olmazmış.Bir çok yeteneği olan ancak bunları kullanmayı öğrenemeyen biri olarak göze çarpıyor kitapta.Bunun nedeni ise ailesinin istediği şeyleri nadiren reddetmesi bence.Böylece uzunca bir süre bir şeye yoğunlaşamadan başka bir şeye atlamış hayatı boyunca.Boş boğaz,hoppa ancak kitapta beni gülümseten tek karakter Jesi.Gruptaki diğer kızların hep söylemek isteyip de söyleyemediklerini bildiren kişi oldu kitapta.Bu karmaşık tempolu hayatı ve çok kolay fikir değiştirmesi erkekler konusunda tek bir kişiyle uzun süre kalmasını engelleyen biri olmasını sağlıyor.Ve Jesi Bay Doğru'yu bulmanın vaktinin gelip geçtiğini anlayınca arkadaşlarıyla birlikte Le Chic Butik'in yolunu tutuyor.


Alıntı:
"Neden olmasın?" diye sordu Irene.
"Irene,lütfen.Fena değil ama bu kadar harika ve kaslı göbeksiz adamların arasından onu mu seçiyorsun?" dedi Jesi her zamanki diplomatik haliyle. "Tanrı aşkına,papyon takıyor.Steve Urkel ve Daffy Duck arası bir şeye benziyor."


Yorumum ve Le Chic Butik kitabını kazanma şansı için Linklerimiz;

Le Chic Butik İncelemesi ♥
Le Chic Butik Yarışması !! ♥

Le Chic Butik İncelemesi ♥


Le Chic Butik

Altın Bilek Yayınları


Kapağı harika! İlk dikkatimi çeken bu olmuştu.Ve aklıma gelen ilk şey ise "bunun ayracı olsa ne güzel olurdu"ydu :D
Çevirisi harika.Yazım yanlışlarına bile rastladığımı hatırlamıyorum ki bu nedenle Altın Bilek Yayınları'nı tebrik ederim...


Kitaba başlarken süper yüksek beklentilerim vardı.Ama nasıl olmasındı?! Kapak,tanıtım yazısı vs vs.. BEN KESİNLİKLE HARİKAYIM! diye bağırıyordu bana doğru.


Beklentiler ne denli büyük olursa hayal kırıklığı o denli büyük olur diyerek başlıyorum...


Öncelikle,Chick-lit benim çok deneyimli olduğum bir tür değil.O nedenle baş yazılara bakarak hemen karar vermeyin derim.Ben daha fantastik bir insanım,bunu bilerek değerlendirmemi göz önünde bulunurun lütfen.
Kitabın girişi çok uzun olmuş diyen arkadaşlarıma katılmıyorum.Aslında Butik olayına çabucak vardık okurken.O denli uzun beklediğimizi düşünmüyorum ki kitap zaten 197 sayfa.Yani konu başlıkla kısa zamanda etkileşime geçti.Zor açıldı gibi bir sıkıntın olmadı mı derseniz eğer evet oldu.Enteresan bir şekilde su gibi gidecek bir kitabı nasıl bu denli zorlaştırabilmiş yazar çözemedim.
Konu süper potansiyele sahip,karakterler cıvıl cıvıl ! Bu kitaptaki diyalogların kahkaha tufanı yaratması,konunun ilginçliğinin öne çıkarıldığı bir olayın etrafında dönerek mutlu sonla bitmesini beklemiştim.Ancak yazar nasıl yaptıysa 197 sayfalık kitabın içine gereksiz konuşmaları sıkıştırabilmiş.Şaştım kaldım.Her sayfada konudan biraz daha uzaklaşmış,uzaklaşmış sonra BUM! birden kaldığı yere dönmüş.Yani
kısaca yazarın dilini pek sevemedim.

Le Chic Butik'in ne olduğu,nasıl işlediği ise değişikti.Butik'in kendisi gibi.Çok zekice görünüyordu ancak işleyiş şeklini pek olası ya da gerçekçi bulamadığımı söylemem gerek.Erkeklerin (kanlı canlı,normal erkeklerin) bir camın ardında öylece önünden geçip onları ölçüp biçen kadınlara bakması fikri,hem de ayaklarında fiyat etiketiyle! Açıkçası bana pek mantıklı gelmedi.Ha olamaz mı ? Olabilir elbette.Ama bilmiyorum.Sanırım benim hayal dünyam bu konuda o denli genişleyemedi.Bir kere vitrindeki erkeği alamayıp,modelin aynısının depodaki versiyonunu verme fikri ne demektir?! Hepsinin ikizleri mi var? Aynı modelin farklı versiyonlarının olması,indirimli erkekler bölümü falan bana çok marketi andırdı.Kişilerin bu şekilde sıralanışı beni itti.Başlarda bu duyguyu görmezden geldim ve ana nedene odaklanmaya çalıştım.Nasıl olsa ana neden mükemmel eşi bulmaktı değil mi? İnsanları yalnızca mesleklerine göre kategorilere ayırmışlar dedim kendi kendime.Ancak o farklı versiyonlar,iade alımları,fişler,teslimatın posta yoluya erkeklerin kutunun içine konulup yollanması beni rahatsız etti.Hayal edemedim.Etmek istemedim.Ben erkek olsam asla böyle bir duruma düşmek istemezdim açıkçası.Senin için para ödeyen ve senin ona bir kutuda posta yoluyla gittiğin bir kadınla aşk yaşama fikri imkansıza yakın geldi bana.Mantığım almadı.Gerçi bir çok Chick-Lit böyle.Ki bu türü okumamayı seçme nedenim de bundandır. :D

Ancak eğer ben bu söylediklerinle sorun yaşamam diyorsanız ve bu tür kitapların hayranıysanız bu kitabı seveceğinize eminim.Benim takıldığım noktalara takılmadan,yahut onları bir kez aştığınızda eminim ki işin eğlenceli kısımlarını takdir edeceksiniz.Karakterlerin birbirlerinden farklı olupta bu denli bağlı olmaları beni çok etkilemişti örneğin.Hayatlarının farklılıkları da okuyucu yelpazesini genişleten bir faktör.Herkes kendinden bir parça bulabilecek.İlişkilerindeki sorunların aynısını çoğumuz yaşadık ve bu nedenle onları anlayabileceksiniz diye düşünüyorum.Hatta bu tip bir durum gerçekleştiğinde,yani gerçek hayatta bir Le Chic Butik açıldığında başınıza gelebilecek şeylerle ilgili tecrübe bile edinebileceksiniz.Olmaz olmaz dememek lazım,olmaz olmaz ;)



Ve Kitabı özetleyen bir alıntı ;


"Buluşumuz olan butik LeChic'i sizinle paylaşmak istiyoruz.Bizim bebeğimiz ve sizin gelecekteki mutluluğunuzun anahtarı.Size,bu aileyi kucaklayarak hoşgeldiniz diyoruz ve sizin de güvenerek,açık bir şekilde bize geldiğinizi umuyoruz.Muhtemelen hepinizin bir sürü soruları varıdır fakat burada normalde alışık olduğunuzun dışında bir numune satışının yapıldığını biliyorsunuzdur.Ürünümüzün adı ADAM.LeChic,sizin de kendinize uygun bir şey bulacağınız,benzeri olmayan bir dükkan.Bugün yalnızlığa,mutsuz ilişkilere,kadın ve erkek arasındaki kavgalara son.LeChic ayrılmaları mümkün olmayacak şekilde uyumlu olan kadın ve erkekleri bir araya getirmek istiyor.Ve böylece Le Chic Butik'e hoşgeldiniz diyorum."

 
               


Bu kitabı Kazanmak için Yarışmamıza giden Link;

Le Chic Butik Yarışması !! ♥

Karakter Tanıtımları İçin;

Le Chic Butik Karakter Tanıtımı ♥

30 Nisan 2013 Salı

Le Chic Butik Yarışması !! ♥

Veeeeeeeeeeee BookS N BookS Blogumun İLK YARIŞMASINI Başlatmış Bulunuyorum ! ♥

Okutan Günler Blog Tur aracılığıyla Düzenlediğimiz Yarışmamızdan 2 Kişiye Hediyemiz Var ! ♥


Le Chic Butik'in Kitaplığınızda Yer Alma Şansı İçin Yapmanız Gereken Tek Şey İse Aşağıdaki Şartları EKSİKSİZ Olarak Yerine Getirmek !! Bu Kadar Kolay...

Öyleyse İyi Şanslar ;) ♥

a Rafflecopter giveaway

20 Nisan 2013 Cumartesi

Blog Turumuz Başladı !!





Ve Blog Turumuz Bugün An İtibarı İle Başlamış BulunuyoR !!! ♥

Kitap İncelemem de çook yakında sizlerle.Ama şimdiden söyleyeyim kitap bir HARİKA ♥ Travis-Travis diye yandımm bittim   =)


♥ İşte Tur Takvmi ♥



♥1. Gün (20 Nisan):

Dracula's Hause -Yurt Dışı Kapakları/Çekiliş
http://kitapkiz.blogspot.com/

♥2. Gün (21 Nisan)

Crazy Book Lover -Alıntılar/ Kulaktan Kalbe
http://colorful-book.blogspot.com/

♥3. Gün (22 Nisan)

Deniz'in Yorum Durağı -Karakterler Aramızda/ Karşılaştırma
http://yorumduragi.blogspot.com/

♥4. Gün (23 Nisan)

Büyülü Kitaplık -Kitaba İlişkin Fotoğraflar-Videolar /Yazar Hakkında
http://buyulukitaplik.blogspot.com/

♥5. Gün (24 Nisan)

BookS N BookS -Dünyanın Yorumu/Hangi Goodreads Listesinde?
http://all-about-books-n-books.blogspot.com/


♥6. Gün (25 Nisan)

Dracula's Hause -Çekilişin son günü!
http://kitapkiz.blogspot.com/







6 Nisan 2013 Cumartesi

♥ Okutan Günler Blog Tur ♥



Evvettt !

Bir Blog Turlarına burnumu sokmadığım kalmıştı.İşte onuda fethetmiş bulunmaktayım. :D

Şuanlık,küçük bir haber verme amacıyla paylaşılmış bir yayındır bu.Blog turunun detaylarıyla ilgili daha sonra uzunca bir açıklama yayınım gelecek elbette.Şimdilik heyecanımı paylaşayım istedim :)

Açıklamaları Facebook üzerinden takip etmek isterseniz bu da Facebook sayfamız:
Okutan Günler Blog Tur

Çok güzel olacağına eminim.Yarışmalarımız,incelemelerimiz olacak elbet.Çok heyecanlıyım.Özendim,özendim başıma iş aldım.Amaan aldığım iş kitaplarla ilgili olsun ben katlanırım ne olacak :)

Bu 4 Blogger arkadaşlarım da Okutan Günler Blog Turumuzun diğer üyeleri.Benimle birlikte 5 Bloggerız.Hadi hayırlısı ;)


Yorum Durağı

23 Mart 2013 Cumartesi

Facebook Sayfamızda (>o_o)>' YARIŞMA '<(o_o<)




Blogumuzun Facebook sayfasında yarışmamız var !!! (Facebook sayfamızı Blog içerisinde ve yayın içerisindeki eklenti linkte bulabilirsiniz)

Yarışma bilgilerini vereyim :

(>o_o)> ' YARIŞMA ' <(o_o<)

Yarışmamız 22.03.2013 tarihinde başlamış olup 27.03.201 tarihinde son bulacaktır...

Random.Org ile yapılacak çekilişle Delidolu Yayınevi Sponsorluğunda 1 Kitap Sever'e 'Gri Gölgeler Arasında' kitabı hediye edilecektir...

Kitabın Konusunu kısaca bilgilendirme açısından paylaşıyorum ;)

İnanç, sevgi ve umutla hayata tutunmak

İkinci Dünya Savaşı Yılları,
Stalin Rusyası,
Parçalanmış hayatlar...

"Bir insan hayatının bedeli nedir, hiç merak ettiniz mi?
O sabah, kardeşim Jonas'ın hayatı bir cep saati değerindeydi."

 

Sample text

Sample Text

.. BookS N BookS ..

Sample Text

BookS N BookS Bloguma HOŞGELDİNİZ !

Kitaplarla ilgili istediklerinizi bulacağınızı umuyorum :)