Social Icons

Pages

Okutan Günler Blog Tur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Okutan Günler Blog Tur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Temmuz 2013 Cuma

The Secret House / Gizemli Ev Kitabının Türler Arasında Karşılaştırması...

   OGBT Blog Turumuzun son gününde BookS N BookS olarak The Secret House/Gizemli Ev kitabının Türler Arası Karşılaştırma bölümünü üstlenmiş bulunmaktayım.
  Edgar Wallace,The Secret House/Gizemli Ev kitabının yazarı genellikle Mystery/Thriller-Gizem/Gerilim yazıyor.The Secret House/Gizemli Ev de bir Gizem kitabı.

 

Karşılaştırma yaparken yalnızca kitaplar arasında değil yazarın kendisinin de türündeki diğer yazarlarla karşılaştırıldığını okuyacaksınız.Türler Arası Karşılaştırma Nedir Ki? Diye sorarsanız eğer inanın ben de ilk kez yapıyorum.Klişelere takılmayıp kendi yolumu çizmeyi hep sevmişimdir,yine öyle yapacağım.Benim Türler Arası Karşılaştırmamda puanlama listesi göreceksiniz.Yazarlar arası karşılaştırmamda kimin daha iyi kimin daha kötü olduğuna dair,karşılaştırma için kullandığım yazarların sayısı kadar bir liste yapacağım ve en iyiden en kötüye doğru değerlendireceğim.Kezza Kitap Türleri Arası Karşılaştırmamda da aynısı uygulanacak.Okumaya devam ettikçe anlamayanlar daha net bir resme kavuşacaklardır bence.Keyifli olacak :)
 
  İşe öncelikle yazarın katagorisindeki önemli ve çoğunu okuduğum isimlerle başlıyorum.Bu yazarların kitaplarından bazılarıyla da The Secret House/Gizemli Ev'i karşılaştıracağım.Ayrı ayrı yazmanın göze çok uzun geleceğinin farkındayım.O nedenle birleştireceğim.Bunların başında tabi ki Jean-Christophe Grangé,Arthur Conan Doyle,Dan Brown,Agatha Christie,Tess Gerritsen,Harlan Coben...

**Bu yazarları Goodreads.com sitesindeki Mystery/Thriller-Gizem/Gerilim tarzı arasından seçtim.Benim okuduklarımın arasından en sevdiklerimdir de aynı zamanda.


  Eminim ki daha atladığım,adını eklemediğim yüzlerce yazar vardır.Ancak benim bildiklerim ve karşılaştırmamda kullanacakğım yazarlar bunlar.Bir çoğunu okuduklarıma,bazılarını da ekstradan okumuş olan arkadaşlarımdan fikirlerine dayanarak yorumlayacağım.

  Dan Brown kesinlikle en sevdiklerimden.Kitapla karşılaştırdığım kitabı ise Melekler Ve Şeytanlar.Okuduklarım arasında beni en etkileyen ve tadı damağımda kalmış olanlardandır.Bu yazar Egar Wallaca ile az uyuşuyor bence.Kitaplarındaki sırlar ve gizemler dolayısıyla benzeştirilmiş olunsa da nerede Brown nerede Wallace diyorum yalnıca.Dan Brown Melekler ve Şeytanlar kitabını okuyun derim yalnızca.Kesinlikle benimle aynı fikirde olacaksınız.Yani Dan Brown Edgar Wallace'ı yener diyorum...

  Agatha Christie.Kitaplarını hep ama hep okumayı istemiş olsam da hiç okuyamadım.Nedense...Ama okuyan arkadaşlarımın yorumlarına dayanarak Edgar Wallace ile benzerliklerinin olduğunu düşünüyorum.Kitap olaraksa Köşkteki Esrar kitabını uygun buldum.Olay döngüsü benzer olsa da Agatha Christie kesinlikle Edgar Wallace'ı yener.
  Tess Gerritsen.Of en sevdiklerimden biri daha.Rizzoli and Isles ile kesinlikle gönlümü kazanmıştır.Bu yazar üzerinde çok konuşmaya bile gerek yok bence.Okurlarının da benimle aynı fikirde olduklarına eminim.Olayların polisiye kısmı kesinlikle Wallace'ın yazdıkları gibi değil.O daha klasik bu konuda.Tess kesinllikle bu konuda daha modern ve daha komik bir yazar.Yani No Wallace Yes Gerritsen. :D

  Jean-Christophe Grangé.Ahhh aşkım aşkım aşkım! O kadar severimmm ki anlatamam.Her kitabı mükemmeldir.Şeytan Yemini kitabı tüm zamanlar içinde #1'dır benim için.Olayları o kadar iyi karıştırır,o kadar iyi bağlar ki şaşkınlıktan ağzınız bir karış açık ve tamamen memnun kalarak kitabı kapatırsınız.Edgar Wallace kesinlikle bununla yarışamaz.Daha yarışabilecek bir yazar okumadım da zaten.Alınma Edgar Wallace seninle ilgili değil :P

  Arthur Conan Doyle Sherlock Holmes karakterinin yaratıcısıdır.Kitapları en çok Edgar Wallace ile uyumlu ve benzer olan yazardır benim gözümde.İkisi de klasik tarzda yazarlar.Sherlock karakteri her ne kadar idollerimden olsa da Wallace'ın The Secret House/Gizemli Ev kitabındaki polis karakteri biraz benzer aslında.Ama Sherlock'u geçebileceğini sanmam.Olay döngüsü kesinlikle çok benziyor.Doyle da her zaman okuyucuyu biraz sıkarcasına konuyu gereksiz yerlerde uzatır.Tııpkı Wallace gibi.O yüzden biraz ikilemdeyim.Ama Sherlock tüm zamanların dedektifi olduğu için sanırım Wallace'ın şansı pek yoktu.

  Harlan Coben klasik yazan bir yazar değil.Ancak polisiye olayın döngüsüyle Wallace'ın kitaplarını andıran bir yazar.Büyük Vuruş kitabındaki polisiye gizemli açıdan olmasa da benzerlikler okurken damağınızda bunu bir şekilde hissedebilirsiniz.Bu konuda emin olamadım.Sanırım verdiğim karar da tam doğru olmayacaktır.Bence her iki kitabı ya da yazarı okuyarak kendiniz karar verseniz daha iyi ancak ben Edgar Wallace diyorum.

  Biliyorum,biliyorum.Edgar Wallace'ın kazandığı bir yazar / kitap oldu yalnızca.Sanırım biraz listeye eklediğim isimler yüzündendi.O kadar iyi isimlerdi ki Wallace da her ne kadar iyi bir yazar olsa da benim gözümde ve bu blogun takipilerinin gözünde diğer yazarlar daha öndedir diye düşünüyorum.Zaten size söylediğim gibi bu Benim Tarzımda Bir Türler Arası Karşılaştırma.Naparsın ben böyleyim işte ;)


11 Temmuz 2013 Perşembe

The Secret House / Gizemli Ev Dünyadan Yorumlar...


Yine bir Dünyadan Yorumlar Köşesiyle Birlikteyiz.
Bu kez Altın Bilek Yayınlarından 'Gizemli Ev' kitabının eleştirilerini size sunuyorum.
Bu bölümün eskiden hep daha kalabalık olduğunu biliyorum ancak kitabın türünden dolayı mıdır nedir bilinmez okuyanı çok ancak yorumlayanı azdı.O yüzden yorumlardan hariç bir de puanlama sistemi yaptım bu kez.En çok kaç puan almış olduğunun bir çok siteye bakarak istatistiğini çıkarttım.Gerçi bundan önceki blog turumuzun durağı olan Can Dostum kitabının Dünyadan Yorumlar bölümünde yapmıştım bunun gibi bir şeyler.Umarım bu da diğerleri gibi hoşunuza gider.

Keyifli okumalar.


Klasikleşen kullandığım kaynaklar bölümü ;)

Puanlama bölümünde yaptığım istatistik için kullandığım siteler ise,
Şimdi ilk olarak benim yorumum gelecek tabiki de.İşte Türkiye ve benim Yorumum.

 




  Les Stockton
  Winchester /Oklahoma,Birleşik Devletler Amerika
  5 STRS



Eğlenceli bir gizem romanıydı.Bunu okurken,bu hikayenin filmini yapmaları gerektiğini düşündüm,ama yapmışlarsa bile,bundan kesinlikle haberim yok.Harika bir kitaptı ve Edgar Walace'ın diğer kitaplarını da okumayı umuyorum.

                                                                  


    Leah A.Zeldes
    Kanada
    4 Yılız



Uzun ve karmaşık bir hikayeydi.Her zaman Edgar okumayı sevmişimdir.Ama bu hikayeye bir türlü tam anlamıyla giremedim nedense.Diğer kitaplarının hepsini okudum neredeyse.Ve hepsine bayılıyorum.Edgar Wallace her zaman klasik bir yazardır.Ve ben de onun bu yönüne hayranım.En sevdiğim kitabı olamadı belki ama kesinlikle 4 yıldızlık.


Yorumlardan çok iş çıkmadığını biliyorum.Ancak kesinlikle benim yorumumu okuyun derim.Buradan edindiğinizden çok ama çok daha fazla bilgiye sahip olacaksınız.Ancak Yorumumun linki 13 temmuzda burada olacak.Biraz daha bekleyin... ;)

Şimdi de istatiklerden çıkan sonuçlar..


%4

%16

%21

%27

%32






10 Temmuz 2013 Çarşamba

The Secret House / Gizemli Ev Yorumum





 Öncelikle konunun tuhaf bir şekilde başlayıp anlatımının da tuhaf bir şekilde sonlandığını bildirmeliyim gibi hissediyorum.Konusuna kısaca değinmeden yapabileceğim yorumun çok yüzeysel olacağını düşündüğümden ve yüzeysel yani "güzeldi ama karışıktı" misali yorumlardan haz etmediğimden dolayı bunu spoiler vermek uğruna da olsa yapmamayı seçiyorum.
 Kitabın başında bir adamın iş başvurusu için mülakata gittiğini okuyoruz.Yüzü örtülü gizemli bir editör tarafından mülakata alınan karakterimiz serüven düşkünü bir yapıya sahip.Bunun ve okumamızı ilerlettiğimizde kavradığımız binimum sebeplerden ötürü kendisi de gizemli ve kurnaz bir kişilik.Bu editör dedikodu gazetesi çıkaran biri.Ancak karavan şirket gibi bir şey bu gazete.Adamımız bunu anlıyor ve bu bilgiyi kendi kurnazlığıyla çıkarı için kullanıyor.Bir de dedektif/polisimiz var hikayede.Kendileri kurnazlık huyunu iyiye kullanan nadir enginlikte bir insan.Şu ana dek anlayabileceğiniz üzere kitabımızda herkesin içten pazarlıklı bir hali,bir kurnazlığı ve gizli planları var.Bu dedektifimiz de ilginç olayları izleyerek karmaşık bir düzenbazlığın merkezine ilerliyor.İstediği de bu aslında.Konusu biraz karışık okuyunca daha net anlayacaksınız.Bir de mahsun ve masum bir kızımız var kitapta.Bu kızımız amcasının çeşitli oyunlarına kukla oluyor vs vs...
 Bu denli birbirinden ayrı ve karmaşık görünen olay sonlara doğru tek bir kişide toplanıyor ve Bom kitabın sonu.
 Şimdi,konusu özetle budur.Kitaba olan eleştirilerime gelecek olursak eğer,yazarın dili en başta yer alır sanıyorum.Konusu üstte okuduğunuzda sizin de anladığınız gibi ilgi çekici ancak yazar bunu çoğu zaman pek akıcı bir şekilde anlatamamış.Beni kitaba bağlayan olayların çekiciliği ve konusu oldu yalnızca.Anlatım tarzını açıkçası çok ama çok karmaşık buldum.Bir anda bambaşka bir konuya geçiş yapıyor ancak sizin bunu kavramanız zaman alıyor.Demek istediğim çok keskin dönüşler yapıyor ve umulmadık yerlerde savruluyorsunuz.Yani kitap boyunca tabiri caizse hayatta kalmaya çalıştım.Konuyu yakalamaya uğraşırken bir baktım ki Aaa! Kitap bitmiş...
 Sonu ise bir diğer eleştirim.Kitabın sonunda olaylar açıklanmadan kalmıyor evet ancak öyle bir şekilde bitiyor ki hani diğer bölüme geçmeden en heyecanlı yerde biter ya olaylar,çevirmek için bir sonraki sayfayı arıyorsunuz.Mutlu sonla biten ama(seri olmayan tabi) bu kadar da aksiyonlu sahneyle son bulan bir başka kitap daha okumadım.Sanki yazar bir bölüm daha yazmış ama baskıda bunu kitaba eklemeyi unutmuşlar gibi bir duygu veriyor insana. :)
 Enteresandı.Eğlenceli vakit geçirdim mi derseniz eğer,evet eğlenceli olmasa da hoş vakit geçirdim.Polisiye sevenlerin hoşuna gideceğini de düşünüyorum.İçinde istediğiniz her şeyi bulacaksınız çünkü.Kurnazlık,zeka,aksiyon,karmaşık olay döngüsü.Ee daha ne olsun değil mi? Tek uyarım yazarın diline alışmak için kendinize ve kitaba biraz zaman tanıyın.Ardından çok daha akıcı olmaya başlayacağını garanti ediyorum ;)

Şimdi de blog turumuzun bana düşen kısmı olan Dünyadan Yorumlar bölümü için ihtiyacınız olan Link...

26 Haziran 2013 Çarşamba

DÜNYADAN YORUMLAR !




MeRhaBaLaR !

Artık BookS N BookS ile özdeşleşmiş olan Dünyadan Yorumlar bölümü ile karşı karşıyasınız.Bu durumdan okuyucularım da,biz tur üyeleri de oldukça memnunuz gerçi.

Bu blog turumuzun inceleyip eleştirdiği kitap Yabancı Yayınları'ndan çıkmış Can Dostum / A Dog's Purpose kitabı.

Bu kitap ile ilgili araştırma yaparken hepinizi temin ederim ki neredeyse hiç 5 yıldız altında derecelendiren görmedim.Görüdüklerim de en az 4 yıldız vermişlerdi.O denli iyi olan bir kitap anlayacağınız.

Şimdi klasikleşmiş üzere yalnızca Amazon ve Goodreads sitelerinden alıntı yaptığım yorumlar şeklinde değil bu seferki DÜNYADAN YORUMLAR.Bu sefer daha fazla site kullanmış ve ülkelere göre ayırdım yorumları.Ee Dünyadan Yorumlar diye boşuna adlandırmadık değil mi ama ? ;)

Kullandığım sitelerin amblemlerini görebilirsiniz okurken.Ancak ben yine de alışkanlık ve size kolaylık olsun diye adreslerini vereyim;

Yorumların hemen hemen tamamı epeyce uzun.O nedenle kitapla ilgili kolaylıkla fikir elde ebebileceğinizi düşündüm.Ben de yalnızca birkaç ülkeye yer verdim.Bunlar ise,

  • Portekiz,
  • İzlanda,
  • İtalya,
  • Amerika Birleşik Devletleri,
  • Kanada,
  • Türkiye.

Çok uzattım,tamam,kısa kesiyorum.Ve işte sizi değerlendirmelerle baş başa bırakıyorum....

Ve Türkiye'den Benim Yorumu'mu Okumak İstiyorsanız;

Selin Özkan
Türkiye
5 STARS / BookS N BookS





5 STARS / Goodreads

       Maria Carmo

     Lisbon, Portekiz

Bu kitap olağanüstü bir sürprizdi.Amacı sevgi olan bir köpeğin dokunaklı,yürekleri iyileştiren hikayesiydi.Aptal bir köpeğin,iyi bir köpeğin,güzel bir köpeğin...Neredeyse 'fazla' insanımsı olan bir köpeğin,ve yine deyazar tüm kitabı köpeğin bakış aısından bakarak yazmayı başarmış,ki bu da kitabın dokunaklılığının ve espirilerinin zekiliğinin çoğunluğunu oluşturuyordu...İnsnalar için oldukça zeki,sevgi dolu,ikna edici bir köpeğin ağzından yazılmış bir kitap.Hepimizin aynısının peşinde olduğu amaçtan çok da farklı olmayan bir amaçla:sevginin alınıp verilmesinden gelen mutluluk arayışı,hayatın amacının ve anlamının keşifi.Ben BAYILDIM.

4 STARS / Goodreads

       Kiera Healy

      Dublin, Izlanda


Bu kitabı okumaktan keyif aldım yinede harikulade edebiyattan epey uzak bir kitaptı.Birinci ağız olarak bir köpeğin kullanıldığı bir kitap.Neredeyse birkaç bölümü okuduğum sıralarda,köpek ölünce epeyce şaşkınlığa uğramıştım.Ama ardından başka bir köpek olarak reekarnasyona uğrayarak geri döndü.tüm kitap boyunca,bir amaç arayışı içerisindeydi,ki bu genellikle insanlara hizmet etmek ve onları mutlu etmek oluyordu.

Eğer köpekleri seviyorsanız bu kitap korkunç derecede üzücü bir kitap,çoğunlukla reenkarnasyon partı açısından.Bu bütün köpek kitaplarının değişmez kuralı gibi 'o köpek kitapta ölecek',ve bu kitaptaki köpekse farklı yaşamlarda tekrar ve tekrardan ölüyor.Bu benim kırılgan duygusallığıma fazla geldi,yani bu kitabı tekrar tekrar okumayı tavsiye etmiyorum.Aynı zamanda birkaç 'neredeyse oluyordu' durumu var,ve epeyce insanların hayvanlara berbat davranışlarının araya girdiği yerler: Hayvan-istifleme,yavru hayvan üreticiliği,sıcak arabalarda bırakmalar,havaifişekler,egzersiz yaptırmama,bir baheye zincirlemeler.Kitapta köpeklerin durumlarına,çevrelerine ne kadar çabuk adapte oldukları gibi çok enteresan bir nokta anlatılıyor.Köpekler bir bahçede düzinelerce diğer köpeklerle tutulabilir,ya da yavrulatma fabrikası gibi bir yerde bir yavru olabilirler,çünkü daha iyisini bilmiyorlar.


Harika bir kitap değil,ancak köpekleri seviyorsanız eğer iyi bir kitap-kalp kıran türden- Ben büyürken uzun ve mutlu bir hayat sürmüş iki harika köpeğim vardı ,ve bu kitap bena onları özletti,hem de çok.


5 STARS
Barnes & Noble




 BookWithTruffles

     İtalya

Bu kitabı elimden bırakamadım-inanılmaz derecede dokunaklı!
Bir kere bu kitabı okumaya başladınız mı,elinizden bırakamıyorsunuz! Cameron sizi insanların en iyi dostlarının zihinlerinin,kalplerinin ve ruhlarının içine sokuyor! Bu benim şimdiye dek okuduğum en favori kitaplarımdan!




5 STARS
Amazon




       John C. McDonnell


        Studio City, Kaliforniya
      Amerika Birleşik Devletleri

Tek kelimeyle anlatayım mı? Mükemmel. Tamam iki kelimeyle anlatayım. Mükemmel ve zekice.Aslında üç kelime.Mükemmel,zekice ve ruha sahip.
Bruce Cameron mükemmel,ruha dokunan,hayatın anlamını ve amacını arayan macerayı anlatan bir hikayeyi öne çıkartmış.Bazen komik ve yine de diğer zamanlarında kalpleri kıran bir roman.Bruce ok zekice bir köpeği ve onun daha önceden bir köpeği olan(yahut herhangi bir evcil hayvanı) herkesin gerçekten onların bizi ve onlarında içinde yaşadığı dünyamızı böyle gördüklerini hissettiren öyle bir yürek ve insaniyetle anlatmış ki.
Espirileri gerçek ve zorlama değil.Kendinizi yüksek sesle gülerken bulabilirsiniz.Aynı zamanda ağlayacaksınızda.Evcil hayvanlarınızın geçmiş hatıralarını hatırlatamaktan doğan gerçek göz yaşlarıyla ve diğer hiçbir ilişkide var olmayan ruhların eşleşmesiyle.

O bağ(köpeğin gözünden)bu romanı gerçek hayata getiren gerçek sevgidir.
Beş yıldızlık,kesin okunması gerekenlerden.




5 STARS
BetterWorldBooks



 
    Carla

    Calgary, AB, Kanada


Bugüne dek okuduklarımdan en iyisi,en favori kitabım!


Can Dostum / A Dog's Purpose İncelemesi...

 Can Dostlarımızın Hikayesi...

 İncelememe kitabın kapağını överek başlamak istiyorum.Orjinalinin bir başka çeşidi gibi olan kapak göze hoş geliyor.Ben çok sevdim.Hatta orjinalinden bile daha iyi olduğunu söyleyebilirim.Çünkü golden cinsi köpeklere,labrador cinsi köpeklere ayrı bir sevgim vardır.Belki biraz kişisel nedenlerden ötürü beğendim ama beğendim işte :D
 Hele o ayraçlar!!!! Ahh ah.Bir Harikalar!!!
Çevirisi başarılı,o nedenle çevirmeni Seda Çıngay hanıma da tebriklerimi sunuyorum.
İç kapaktaki kırmızılığı da çok sevdiğimi eklemeliyim ve yayınevine başarılarının devamını dilediğimi ayrıca belirtiyorum....

NOT: Yorumumda birkaç spoiler varsa eğer affola...Şimdiden söylemesi ;)







Kitabı bir köpeğin hayatı şeklinde değerlendirmiş,ön yargıyla yaklaşmıştım.Bu denli hayat değiştiren bir kitap çıkacağını nereden bilebilirdim ki?

İlk sayfaları okumaya başladığımda bir köpeğin doğuşuna şahit olunca şaştım kaldım.Ben ikinci ağızdan hikayenin anlatılmasını beklerken gözlerimizi biz de yavru köpeğimizle birlikte açtık.Bir sokak köpeğinin annesi ve 2 kardeşiyle geçirdiği ilk ayların tadını çıkardık.İnanın köpeğin anlattığı bir hikaye ancak bu denli güzel yazılabilinirdi!

Reenkarnasyon kitapta olması beklenmedik olduğu kadar mantıklıydı da.Zaten kitapta ilerlerlemeden önce,bir köpeğin 370 sayfalık hikayesini okuduğumu sandığım sıralarda, 'Bir çocuk kitabıyla mı karşı karşıyayım acaba?' korkusu olmamıştı değil.Ancak reenkarnasyon sayesinde hikaye hep taze kaldı,hiç heyecanını yitirmedi.Bu reenkarnasyon olayına hiç inanmasam da kitabın böyle işlenmesinden dolayı memnunum.

Sayfalar ilerledikçe bu yeniden doğuş olayı beni gerdi biraz ama.Köpekçiğin sürekli gözlerimin önünde ölmesine kalbim dayanamadı bir süre sonra.Hatta ölümünü ilk okuduğumda şok olmuştum.Yok canım olamaz diye.O zamanlar yeniden doğacağını bilmiyordum tabii =D
Yalnızca ölmesi değil,yeniden doğduğu hayatlarının şekilleri,insanların ona davranışları beni hem üzdü hem de kızdırdı.Gerçeklerle yüzleşmek gibiydi gerçi ama duygusalım,dayanamıyorum işte ne yapayım?

Ancak sayfalarla birlikte onun hayatıda değişip,ilerledikçe ben de kendi hayatımda arayışa çıkmış gibi oldum ne yalan söyleyeyim.Tam da arayış içerisinde olduğum bu dönemde inanılmaz iyi geldi,inanılmaz yeniledi beni.Köpeklere aşırı düşkün bir hayvan sever olmasam da,her hayvanı severim.Bu kitaptan sonra her gördüğüm köpeğe bir başka bakacağım o ayrı işte...

Yani sonuç olarak 5 yıldızlık bir kitaptı.Hayvan dostlarımızın çektiklerine şahit olduğumuz gibi,o yavru köpeğin hayatlarından aldığımız derslerde vardı.O yavrucuktan kendi insan hayatınız için çok şey öğrenebilirsiniz. Kendi hayatlarımızla onların hayatını karşılaştırdığımda ne denli masum canlılar olduklarını ve her zamanki gibi insanların dokunduğu her şeyi yok ettiğini de gördüm.Ancak öğrendiğim bir başka önemli ders ise kötülük olduğu kadar hayat değiştiren insanların da gerçekten var olabileceğiydi.
Benim de bir kedim var evimde.Adı Vincent.Ona her daim kendimden çok önem verirdim ama bundan sonra ona uyguladığım her davranışta iki,hatta üç kez düşünüyorum.Aklıma hep o minikköpekçik geliyor.Gerçi bu yalnızca hayvan sahibi olanların değil hepimizin yapması gereken bir şey bence.

Ağlayacağınız,güleceğiniz,sevimli ve çok ama çok masum bir köpekçiğin hikayesini okuyacaksınız.İçiniz burkularak son sayfasını kapasanız da,okuduğunuz için birşeyler kazandığınızın bilgisiyle o içinizdeki ateş azıcık sönüşüyor....

YARIŞMA !


YARIŞMA



*Blogumun takipçilerinden olmanız gerekiyor.


*Crazy Book Lover bloguna üye olmanız gerekiyor.


*Deniz'in Yorum Durağı bloguna üye olmanız gerekiyor.


* Büyülü Kitaplık bloguna üye olmanız gerekiyor.


* Dracula's House bloguna üye olmanız gerekiyor.


* Çekilişi Blog,Facebook ya da twitter üzerinde duyurmalısınız.





* Okutan Günler Blog Tur Facebook sayfasını beğenmeniz gerekiyor.


*E-posta adresinizi,adınızı,çekilişi duyurduğunuz linkinizi bu gönderinin altına yazdığınızda çekilişe hak kazanmış oluyorsunuz.


İyi Şanslar!

22 Haziran 2013 Cumartesi

OGBT 4. Tur ! ♥


Evet ! Uzun aradan sonra OGBT 4. Turuyla sizlerle!

Favori yayın evlerimden biri olan Yabancı Yayınları'ndan çıkan Can Dostum kitabının turu OGBT'nin 4. turu olma özelliğini taşıyor.

Tur günleri içerisinde yapılacak olan harika şeyleri takip etmek istiyorsanız,ki biliyorum istiyorsunuz,madem öyle işte Tur Takvimi !!!


1. Gün - 23 Haziran Pazar
Ön okuma: Dracula's House
2. Gün -24 Haziran Pazartesi
Alıntılar:Yorum Durağı
3. Gün - 25 Haziran Salı
Yazar Hakkında Büyülü Kitaplık
4.Gün-26 Haziran Çarşamba
Dünya Yorumları BookS N BookS

BookS N BookS ile özdeşleşmiş olan Dünyadan Yorumlar kısmını 26 Haziran günü blogumda bulabilirsiniz.Bence kaçmaz!

İşte kaçırılmaması gereken bir diğer haber!

Tur sonunda çekilişle 2 kişiye Can Dostum hediye!!!
Görüşmek dileğiyle


14 Mayıs 2013 Salı

Raintree : Cehennem by Linda Howard Dünya Yorumları ♥

 

Newyork Times Bestseller Author Linda Howard yine harikalar yaratmış ! ♥
Raintree üçlmesesinin ilk kitabı olan İnferno /Cehhenem gerçejten benim severek okuduğum kitaplar arasına girmeyi başardı.Benim düşüncelerimi merak ediyorsanız işte yorumumun linki ;)
sLn Ağzından Raintree ♥
Ben dünya üzerindeki diğer okuyucuların da düşüncelerini merak ediyorum aslında diyorsanız öyleyse bu yazıyı okumaya devam edin!
Daha önceki OGBT turunda(takip edenler biliyordur) yaptığım gibi yine belirli kaynaklardan yararlandım yalnızca.Bunlar amazon ve goodreads siteleridir.Benim en güvendiğim ve kitapla ilgili içeriği en yüksek kaliteli yorumlara sahip sitelerdir.



Buralarda araştırırken kitaba verilen ortalama puan oranının şöyle olduğunu saptadım;




5 yıldız üzerinden en çok 3 yıldız verilmiş.

1 Yıldız %9
2 Yıldız %12
3 Yıldız %21
4 Yıldız %17
5 Yıldız %17

İşte o yorumlardan bazıları:

Eve
3 STAR
♥♥♥

Kötü bir okumalık değildi.Epeyce Linda Howard kitabı okumuşluğum var.Onun tarafından yazılan okuduğum ilk paranormal kitaptı bu.Daha fazlasını okumak için sabırsızlanıyorum...




                                                     
Babs
3 STAR
♥♥♥

Hey bu epeyce iyiydi! Sonuna gelinceye kadar "devam eden" bir hikaye olduğunu fark etmemiştim (Howard'ın konuyu bu kadar hızlı nasıl sona bağlayacağını merak etiştim,şimdi anlıyorum..) Hikayenin konusu iyiydi ve onun Raintree dünyasından gerçekten hoşlandım... Oldukça eşsiz ! Yalnızca "İdare eder" serilere yatırım yapmayı bıraktım,ama sanırım buna bir şans vereceğim,son zamanlarda okuduğum diğer serilerden biraz daha fazla potansiyele sahip.



 
Sonja
4 STAR
♥♥♥♥

Heyecanlı,sexy ve eğlenceli! İki ana karaktere ve bu seri için yaratılan dünyaya da bayıldım.İlgi çekici ve başarılı.
Tek şikayetim ise sonunda KOCAMAN bir boşluk olması.Okuduğum kitaplarımın seri olma yolunda olsalar dahi,titizlikle konunun bağlanmasını tercih ederim.






Andrea
5 STAR
 ♥♥♥♥♥

Bu kitaba bayıldım ve bu serinin diğer iki kitabını da gerçekten okumak istiyotum.
Dante sexy,insanları üzerinde kontrol sahibi olan bir kral ve ana yetenekleri ateş kontrolü ve onun için de yeni olan zihin kontrolü yeteneği.
Lorna suistismar edilmiş bir çocukluk yaşamış ancak büyümüş zeki,sexy ve komik (kelimeleri nasıl kullanacağını iyi biliyor) birine dönüşmüştür ve yeteneği sayılarla ilgilidir.
Bu heyecan ve romantizmle dolu fantastik bir hikayeydi,ve tabii ki paranormal türtünde yeni bir dönemeç.


Raintree: İnferno / Cehennem Alıntıları Yanıyor,Yakıyor !!♥



Linda Howard'ın Harlequin yayınlarından çıkan yeni PARANORMAL ÜÇLEMESİ Raintree:İnferno/Cehennem kitabından alıntılar !!! ♥♥♥

Kitabın bazı yerlerini o kadar çok sevdim ki sizinle paylaşmadan duramadım.Bu gülümseme sizin de yüzünüze yayılsın diye elimi korkak alıştırmadan alıntılarda bonkör davrandım.İyi okumalar ;)



Ana kahramanlarmız Dante Raintree ve Lorna Clay'in ilk tanıştıkları kumarhanede Lorna'nın güçleri olduğunu ve hangi kabileden olduğunu merak eden Dante ve Lorna arasındaki diyaloglardan alıntı..

☼ Dante, "Senin bir Raintree olmadığını biliyorum," diye devam etti. "Kendi klanımı tanırım.O halde,Ansara mısın yoksa başıboş bir tür müsün?"
Lorna bir kez daha şaşkınlıktan ne diyeceğini bilemede. "Başıboş mu?"
"Raintree ya da Ansara olmayan birisi yani."
Lorna,Dante'nin söylediklerini zorlukla takip edebiliyordu.Yorulmuş ve korkmuştu. "Alsana ne demek?"
Dante başını geriye atıp bir kahkaha attı.
"Alsana değil," dedi Dante gülmeye devam ederek "Ansara."
"Hiç duymadım." Kim bilir hangi çeteydi bu!

Dante'nin kumarhanesinin yangını esnasında Lorna'yı etkileyerek yanında tutmuş ve sonrasında bu zorlamayı ilk kez fark eden Lordna ve Dante arasındaki konuşmalardan alıntı...

☼Dante istifini bozmadan, "Anladın demek ki," dedi.
"Kendi ayaklarımla o cehennem gibi yangının ortasına sürüklenmesem daha anlayacağım yoktu aslında."  Lorna mümkün olduğunca iğneli konuşmaya çalışmıştı. "Bunu nasıl ya da neden yaptığını bilmiyorum ama..."
"En azından neden kısmı açık aslında."
"Benim için hiç açık değil doğrusu.Acaba,bir süre oksijensiz kaldığım için anlamıyor olabilir miyim?Bu arada,bilin bakalım kimin yüzünden oksijensiz kalmışım?"
"Elbette nedeni kumarhanemde hile yapmaya kalkmanla ilgili ufak mesele.Yoksa kumarhanem yanıp yerle bir oluyor diye o meseleyi unutacağımı sanmıştın?"
 "Ben öyle bir şey...Dur bir dakika! On dokuz kat inerken beni hipnotize edemeyeceğine göre daha yangın başlamadan yapmıştın o işi,öyle değil mi?"
Dante sırıtınca bembeyaz dişleri is karası yüzünde parlamıştı "Sence ne demeliyim?"
"Ne diyeceğin umurumda değil.Sadece,kara büyü mü yaptın,hipnotize mi ettin ,artık ne yaptıysan onu sona erdirmeni istiyorum.Beni bu şekilde tutamazsın."
"Seni tam olarak bu şekilde tuttuğum anda böyle konuşman komik oluyor doğrusu." ☻



Dante ve Lorna yangın sonrası Dante'nin evine giderler.Oradan birkaç alıntı..

☼Lorna sırtı ona dönük bir şekilde,birkaç adım ilerisinde duruyordu,omuzlarını kasmış,duruşundan anlaşıldığı kadarıyla çenesini kaldırmışı.
Sessizliğin bozulacağına üzülmekle birlikte, "Tamam,artık konuşabilirsin," dedi Dante.
Lorna hışımla ona döndü,tek kelime söyledi, "Tuvalet!"
Dante'nin yüzündeki ifade o kadar komikti ki Lorna başka bir ruh halinde olsa gülebilirdi.

☼Ona doğru attığı her gönülsüz adımda Lorna'nın öfkesi iyice artıyordu.
"Seni pislik!" diye bağırdı Lorna,yanından geçerken Dante'nin bileğine bir tekme savurmuştu."Seni alçak!" Bu kez dirseğiyle vurmuştu ona.
Raintree'nin canını fazla yakmamış olmalıydı ki adamın yüzünde acıdan çok şaşkınlık ifadesi vardı.
"Beni ateşin ortasına sürükledin." Dante'nin belini hızla çimdikleyivermişti.
"Ateşten ödüm patlar benim ama senin umurunda mıydı sanki?" Bu sefer yanlamasına bir tekme inmişti Dante'ye.
"Ama hayır,sen abrakadabranı yaparken ben orada durmak zorundaydım,öyle değil mi?" Bu geçişinde Dante'nin tam karnına bir yumruk geldi.
"Sonra beynime tecavüz ettin,seni pislik,seni goril,seni korkunç büyücü doktor!" Dönüşteki yumruk Dante'nin böbreğimeydi.

☼Bu olayı hatırlayınca yine ürperdi.
"Git artık," diye fısıldadı hatırladıklarına.
Dante, "Hiçbir yere gitmiyorum," diye cevap verdi. "Sen de gitmiyorsun.En azından şimdilik..." İçini çekip ona üzgün bir şekilde baktı. "Çıkar üzerindekileri."
Lorna, "Daha neler! Elbette çıkarmayacağım!" diyerek geri adım attı ama doğal olrak fazla gidemedi.
Dante, "Öyleyse ben çıkartacağım."
Dante,artık sıkılmaya başlamış gibi derin bir nefes aldı. "Sana elimi bile sürmeden üzerindekileri çıkarabilirim.O halde işleri neden zorlaştırıyorsun böyle?"
Lorna onun haklı olduğunu biliyordu.Ona yaptığı şeyin ne olduğunu bilmiyordu ama Raintree'nin ona istediği her şeyi yaptırabiliyordu. "Bu hiç adil değil!" dedi.Ellerini hırsla yumruk yapmıştı. "Bana bunu nasıl yapıyorsun?"
"Unuttun mu,büyücü doktordum ben hani?"
"Aynı zamanda pisliğin tekisin!"
"Biliyorum,biliyorum.Hadi çıkar üstündekileri."




Lorna orada kaldığı ilk günün sabahında geçen diyaloglardan alıntı...

☼İstemeye istemeye yorganı başından indirdiği anda,kapının iç tarafında bekleyen Dante Raintree'yle göz göze geldi.Zorba adam aslında odadan çıkmamış,çıktığını düşünmesini sağlamıştı.
Tek kaşını kaldırarak Lorna2ya baktı.
Lorna'da gözlerini kısarak ona karşılık verdi. "Bu yaptığın insanlık dışı farkında mısın?"
"Neymiş insanlık dışı olan?"
"Tek kaşını kaldırman...İnsanlar böyle şeyler yapamaz,sadece cinler ve şeytanlar yapabilir.."
"Ben yapabiliyorum."
"Ben de bunu söylüyorum işte."
Dante sırıtınca Lorna sinirlendi,onu eğlendirmek niyetinde değildi çünkü.Dante, "Eğer kalkmaya niyetin varsa,bu şeytan kıyafetlerini temizledi ve.."
"Yırtmadıklarını herhalde."
"Ve sana şeytani gömleklerinden birini getirdi."

☼Lorna mutfaktan ayrılmak isteyip ayrılamayınca Dante'nin gerçekten mutfaktan ayrılmasını istemediğini anladı.Ayakları mutfak kapısının önünde durup kalmıştı.
"Lanet olsun sana Raintree!" diye bağırdı.
"Dante," diye düzeltti diğeri.
"Lanet olsun sana Dante!"
Dante, "Böylesi daha iyi," diyerek ona göz kırptı.☻




Dante Lorna'yı evde kalması için etkilemiştir ve kendisi dışarı gitmek istiyordur.Onunla Lorna arasında arabaya binmeden önceki diyalogdan alıntı..

☼Lorna kaşlarını çatarak, "Ya ölürsen ne olacak?" diye sordu. "Ya birden lastiğin patlar,dağdan aşağı yuvarlanırsan?Ya birdenbire felç geçirirsen?Ya tavuk taşıyan bir tırın frenleri tutmaz ve senin şu arabanı dümdüz ederse?Ben burada mahsur mu kalacağım?Lanet büyün,sen bilincini kaybedersen ya da ölürsen de beni etkilemeye devam eder mi?"
Dante yarı yolda durup, "Benim için daha iyi şeyler düşünemez misin,ne biçim ölüm  bunlar?Tavuk taşıyan tır da nereden çıktı?"



Evde kalan Lorna intikam planları yapar ve çeşitli şeker kaplarına,kahve kaplarına vs tuz,toprak koyar.Alıntı

☼Başucu lambasının yanmasıyla irkildi.Rahatladıktan sonra yorganı hafifçe indirdi.Aynı anda neredeyse çırılçıplak ama sıcacık Dante Raintree yatağa,yanına giriverdi.
Lorna, "Sen ne yaptığını sanıyorsun," dedi uykulu bir sesle.
Dante onun yanına iyice yerleştikten sonra uzanıp lambayı söndürdü. "Birileri yatağıma ku serpmiş,o yüzden burada uyuyacağım."
"SAÇMALAMA.Evden çıkabildim mi ki kum bulayım?Tuz o."
"Düzeltme kabul edilmiştir," dedi Dante. "Biraz öteye kay,bana yer aç."

Vee son iki alıntı !


Dante Lorna'ya bir Raintree olmanın yararlarından bahsediyordu.İşte alıntı...

☼"Bu hiç adi değil," diye yakındı Lorna. "en de gribe ve AIDS'e karşı bağışıklığım olmasını isterdim."
"Kızamık," diye mırıldandı Dante. "Suçiçeği,zona,uçuk..." Gözleri keyifle parlıyorduç "Eğer bir Raintree olmak ve asla bir daha burnunu çekmek itemezsen bir yolu var aslında."
"Neymiş o?Ay karanlığında toprağa bir tavuk gömüp,çevresinde yedi kere ters koşmam mı gerekiyor?"
Lorna'nın söyledikleri gözünün önünde canlanınca Dante bir an bir şey söyleyemedi. "Çok tuhaf bir hayal gücün var."



Dante ve Lorna'nın bir sabaha eğlenceli uyanışları..Alıntı.

☼Dante elini yorganın altına kaydırıp Lorna'nın çıplak bacağına dokundu. "Lorna,uyan."
"Neden? Bugün pazar,dinlenme günü değil mi.Ben de dinleniyorum.git başımdan."
Dante yorganı aşağıya çekti. "Hadi uyan kahvaltı hazır."
"Hazır falan değil,yalan söylüyorsun.Balkondaydın."
"Hani uyuyordun,nereden biliyorsun balkonda olduğumu?"
"Uyuyorum demedim ki,dinleniyorum dedim."
"Kahvaltı yapmak da çalışmak sayılmazHadi gel.Taze portakal suyuyla kajhve hazır,çörekleri ısıttım bile ve hepsinden önemlisi güneşin doğuşu harika."
"Senin için harika! Saat daha beş buçuk,üstelik günlerden pazar.Bu kadar erken kahvaltı yamak istemiyorum.Haftada bir gün beni sabahın köründe yataktan sürüklemesen?"
"Önümüzdeki pazar uyursun,söz veriyorum." Dante yorganı üzerinden almaya uğraşmak yerine elini yorganın altına kaydırıp Lorna'nn kalçasını çimdikledi.
Lorna çığluk atıp yataktan fırladı,kalçasını ovuşturuyordu. "Ödeşeceğiz,görürsün," derken saçlarını fgözlerinin önünden çekti,doğruca banyoya gitti.
Dante'nin bundan hiç kuşkusu yoktu,kendi kendine sırıtıp tekrar balkona çıktı...


İşte alıntılarımız ! Eminim şimdi kitaba dair gözünüzde çok daha net bir görüntü oluşmuştur.Beğendiğinizi umuyorum :)


Linda Howard Blog turumuzun diğer linkleri;

sLn Ağzından Raintree ♥

Alıntılar ♥

Linda Howard Yakıyor !!!! ♥

RAİNTREE SERİSİ YAKIYOR !


Linda Howard'ın Harlequin yayınlarından çıkmış ve serinin devam kitaplarının da çıkacağı Raintree serisi bir harika ! ♥

İlk kitap Ranintree:İnferno yani bizdeki adıyla Raintree:Cehennem çok keyifli bir kitap.İlk olarak Linda Howard her zaman favori yazarlarımdan biri olmuştur.Paranormal olarak okudğum ilk kitabı ama cidden iyi bir iş çıkardığını düşünüyorum.Özellikle bu tarz kitapları çok okuduğum düşünülürse paranormal kitaplardan beğendiğim çok az oluyor bu aralar.Beğensem dahi yorumum oldukça eleştiri yüklü olabiliyor.
Nedendir bilinmez ama bu kitabı cidden sevdim.Sanırım ihtiyaç duyduğum bir anda elime geçti.Böylelikle ağzımda bıraktığı tat daha bir başka hale dönüştü.Kitabın benim için özel olmasının bir  diğer nedeni yazarın okuduğum ilk paranormal türündeki kitabı olmasının haricinde okuduğum ilk HQ romanıydıda.Hep övgülü sözler duymuş olmama ve kitapçılarda herkesin bir yerine 5'er 10'ar tane HarleQuin almasına ağzım açık baka kalmakla merak arası gidip geldiğim dönemlere rağmen ilk kez HQ okudum.Ve inanın şimdi neden 5'er 10'ar aldıklarını anlar oldum.HQ cidden bir çıtır çerez ! İnsan okudukça okuyası geliyor.Tadı damağımda kaldı inanın.Anında bağımlılık yaptı ve gittim diğer HQ kitaplarından almaya başladım.Sayfa sayılarının azlığından mıdır bilinmez ama etkili bir okuyucu kitlesi olmasına şaşmamalı.Tadı nefis ♥
Linda'da işin içine girince özellikle de benim en sevdiğim tür olan Paranormal işte yeme de yanında yat dedikleri bu olsa gerek !



Kitabın hemen başlıyor olması (ki bunu sayfa sayısının azlığına da bağlamak gerek) beni çeken bir etkendir seri kitaplarda.Bunda da ilk etken olduğunu söylememe gerek yok.Sonra karakterlerin birbirleriyle ilgilenmeye başlayış şekli,hemen reaksiyon göstermeleri ve bunun uzamaması süperdi.Dante'ye bayıldım! Çok sexy biri.Ne yapması gerektiğini bilen ve yaptığında pişmanlık duymayıp,pişmanlık duyulabilecek şeyleri de yeri gelince yapmaya çekinmeyen bir erkek karakterdi.Ben dominant erkek karakterleri özlemişim herhalde bana bir iyi geldi :D Normalde pek baskıdan hoşlanmam ama Dante nedense bende ityicilik uyndırmadı.Bilakis yaptıklarını komik buldum.Sanırım kadın karakter Lorna'nın biraz ürkek olmasından kaynaklandı.Çünkü ben ürkek kadın karakterlerinden nefret ederim.O nedenle ona yapılan bazı zorbalıkları görmezden geldim herhalde.Ama sonlara doğru Lorna'nın da dişlenmesi süperdi.Özellikle yatağa tuz dökme,kahve şişesine toprak doldurma falan çok eğlenceli ve komikti.
Direkt 'hadi kızım sen busun işte!' ye bağladım :D Gaza geldim.Dante'nin zihin kontrolünün falan okuduğum bazı yorumlarda eleştiri bombardımanına maruz kaldığını gördüm ve anlam veremedim.'Hadi ama yapmayın!Çok daha fazlasını yapan kitaplar okumadınız ve oradaki adamlar için içinizin yağları erimedi sanki!!' diye bağırasım geldi.Yalnızca kızı evine ilk getirdiğinde onu zorla soyması beni kızdırdı ama onu da bir yere kadar anlayabiliyorum.Lorna'nın Ansara olduğunu sandı ve kim düşmanına kibar olur yani?! O yüzden sonradan üzülmesi ve telafi edişi Lorna'nın gönlünü alması hoştu yine de.Neyse yani,böylelikle ne okuduğumu anlamadan biten bir aşk hikayesiydi.Hızlı,etkili ve tutkulu bir kitaptı.Seri olması beni sevindirdi.Özellikle kitap sonunda diğer iki kitaptan ön okumalık parçalar eklemesi çok hoşuma gitti.Merakımı dindirmek yerine arttırmış olsalar da yazarın kendisine ulaşıp teşekkür etmeden olmaz diye düşünüyorum.
Okumalı mısınız? , Önerir miyim? Diye sorarsanız da cevabım KESİNLİKLE olacaktır. :)



İşte Arka Kapak Tanıtım Yazısı ! ♥
RAINTREE: CEHENNEM  -  LINDA HOWARD
Raintree Klanı tarafından bozguna uğratılmalarından iki yüz yıl sonra Ansara büyücüleri, bu en amansız düşmanlarının karşısına bir kez daha çıkmaya hazırlanıyorlardı. Dante Raintree bir kral olarak klanını korumak zorundaydı ama karşısına çıkan Lorna Clay sadece yüreğini değil, neredeyse klanına duyduğu sadakati bile sarsacaktı. Lorna'ya güvenemediği gibi ondan uzak da duramıyordu.
Reintreeler, doğaüstü güçlere sahip olmalarının yanında, modern hayatın içinde yaşıyorlardı. Bu savaş, klanın sadakat ve ilişkilerini test edecekti.
Düşmandan gelen ilk darbede her zaman hükmettiği ateş bu kez onu yeniyordu. Dante, klanıyla birlikte, galip çıkamayabilecekleri bir kavgayla yüzleşmek zorundaydı.








10 Mayıs 2013 Cuma

Linda Howard OGBT'nin yeni Gözdesi !


İşte Yeni OBT !!!


Bu Sefer Linda Howard Hediye Ediyoruz !!!! Başka söze gerek var mıdır?

Harlequin Yayınlarından Çıkan Üçlemenin İlk Kitabı Raintree:Cehennem Okutan Günler Blog Turumuzun 3. Kitabı olmayı başarıyor.Beni bilirsiniz,yalnızca en iyi kitapları alır,okur ve sizinle paylaşırım.Bunuda okudum ve kesinlikle onaylıyorum.

Yorumumu malesef tur günü BookS N BookS'a gelinceye dek okuyamayacaksınız ama diğer OGBT üyeleri arkadaşlarımın yorumları bugünden itibaren sizlerle!



OGBT Linda Howard Yarışması !!




Yarışmamız Başladı !

Linda Howard Kazanmak İçin Yapmanız Gereken Tek Şey Kuralların Hepsini Yerine Getirmek !

İyi Şanslar ! ♥




a Rafflecopter giveaway

1 Mayıs 2013 Çarşamba

Le Chic Butik Karakter Tanıtımı ♥




                            Okutan Günler Blog Turunda Son gün!



İşte Yorumum ve Karakter Tanıtımım ;


Kitabımızda 3 ana karakter var.Dori,Irene ve Jesi.Kitabı Dori'nin ağzından okuyoruz.Karakterleri teker teker tanıtmadan önce arkadaşlıklarını tanıtmak istiyorum.

[Tanıtımlarım (eğer mevcutsa)istatiksel bilgilerle başlayıp duygusal açılara inecektir.Ayrıca beğendiğim ve karakterlerle doğru orantılı olduğunu düşündüğüm bir kaç alıntı da ekleyeceğim]

Dori,Irene Ve Jesi New Jersey'de bir barda tanışmışlardır.Üçü de New York'un partilerinden,erkeklerinden sıkılmış başka bir şeyin,farklı bir şeyin arayışı içinde bu bara gelmişler,beklediklerini değil birbirlerini bulmuşlardır.Hemen ortak yönlerini keşfetmişler ve o günden beridir de çok iyi arkadaş olmuşlardır.



Ana karakterimiz ve kitabı ağzından dinlediğimiz Dori:

30'larında,altmış kilo ağırlığında,40 bedenlerinde güzel vücut hatlarına sahip bir kadındır.Üniversite mevzunu olmadan Manhattan'daki en büyük bankalardan biri olan Deutsche Bankası'nda bilgisayar danışmanlığı bölümünün kıdemli yöneticisidir.3 yabancı dil bilen başarısını ise kendine olan güveni ve hırsına bağlayan biridir.

Her ne kadar mükemmel dursa da hayat Dori'nin değimiyle "Dünyadaki Hiçbir başarı,gecelerinizi yalnız ve soğuk bir yatakta geçirmenizi sağlamıyor."

Dori kalbini sonuna dek açtığı ve buna karşılık olarak da feci bir hayal kırıklığı yaşadığı bir ilişkiden çıkmış,aşkı arayan ancak gerçekte aşkı bulmaya korkan bir kadın.Güçlü görünmeye çalışan bir duygusallık abidesi.Herkesle empati kurabilen,insanların karakter analizlerin(erkekler hariç nedense) iyi olan birisi.Erkeklere karşı olan şansızlığı sonucu hayatta aşktan çok çekmiş,şansına hep hayatının gidişatını değiştirecek olaylar yaşamış biri.Böylece herşeyi sorgular hale gelmiş,kararlılığıyla övünen kararsız bir kadına dönüşmüş.Bu hali aşk hayatını kolaylaştırmamış,bilakis zora sokarak onu yalnızlığa sürüklenmiş hissetmesini sağlamış.Le chic butik'e gitme fikri de bu umutsuzluktan kaynaklanıyor bence.İstediğin erkeği neredeyse yaratabilme fikrinin ona sıcak gelmesinin nedeni de bu.Aradığı erkekler bulduklarıyla örtüşmemiş hiçbir zaman.Şimdiyse bunun sona ermesini sağlamak istiyor.Böylece Le Chic Butik'e gitmeye karar veriyor.

Alıntı:
"Küçük bir kızken annemin,her şeyin cevabını bildiğini sanırdım.Onun,tüm problemleri ve acıları ortadan kaldıran büyülü bir peri tozuna sahip olduğunu düşünürdüm.Herhalde o da tüm anneler gibiydi ama benim için özel biriydi çünkü benim annemdi.Keşke o büyülü peri tozuna sahip olsaydım.Mavi olanı pürüssüz bir cilt için,turuncu olanı selülite karşı,açık sarı renkli olanı Bay Doğru için ve her durum için de yeşil tozu kullanırdım."







Diğer karakterimiz Irene:

Annesiyle birlikte Doğu Yakasında üç odalı görkemli bir evde yaşayan,üç kardeş arasında evin tek kızıdır.Irene on yaşında kayak kazasında babasını kaybetmiştir.Gazetecilik ve reklamcılık diplomasına sahiptir.Aynı zamanda işletme üzerine yüksek lisası da olması onu ülkedeki tüm reklam ajanslarının gözdesi haline getirir.Young & Rubicam firmasında iki yıl çalışmış ancak 25 yaşına geldiğinde ara sıra modellik yapmaya başlar,ki bu yaş modellik mesleğinde oldukça yüksek bir yaş.Ajansında kullandığı adı Nerie'dir.Yaşını da 18 olarak göstermiş ve anında sansasyon haline gelmiştir.Gucci,Escada gibi markalarla çalışmıştır.

Belirtmeliyim ki Irene kitap karakterleri arasında favorim.Okurken hep bir karaktere bağlanmak zorunluluğum vardır ve bunda bu karakter Irene oluyor. :)

Sivri uçları ve köşeleri olmayan,anlaşılması kolay bir karakter.Her daim pozitif ve neşeli.Kitaptaki ana karakterlerimizden Dori onu 'İlkbahar kadar güzel ve kalbi pamuk prenses kadar temiz' diye tanımlıyor.Çok zeki olmakla birlikte çok saf olması onu nadir bulunan birine dönüştürüyor.Grup arasında en zeki,en mantıklı olan Irene.Hedeflerini hep bilmiş ve nerede dur demesi gerektiğinide.Bu özelliği beni en çok etileyen özelliğiydi kitapta.Yinede tüm güzelliği ve zekasına rağmen erkeklerle bir çok problem yaşayan biri.Ancak bunun nedeninin aradığı aşkı çok erken bulmuş ve yaşadığı hayal kırıklığı daha da fazla olmuş olmasından kaynaklı diye düşünüyorum.Lisedeki erkek arkadaşına inanılmaz derecede aşık olmuş ve lise biter bitmez gizlice evlenmişler.Ancak ertesi gün ailesi öğrendiğinde evliliklerini iptal etmek zorunda kalmışlar.Bu olaydan beridir de asla gerçek bir ilişki yaşamamış.Sonunda duygularına yön verebbilmek ve kaderin kontrolünü ele alabilmek için Le Chic Butik'e gitme kararı almıştır.

Alıntı:
Irene hüsranla ellerini kaldırdı."Çocuklar,uyanın artık! LeChic daha önce sahip olmadığımız bir fırsatı sunuyor bize.Kaderimizi belirlememizi.Bu dükkan özel insanı bulma fırsatı veriyor ve ben bu fırsatı değerlendireceğim."





Son karakter Jesi:


Jesi Doğu Yakasının üst kısımlarında,Irene'e fazla uzak olmayan,üç odalı,büyük bir evde yaşımaktadır.Kuzey Carolina'da doğmuş,yedi yaşındayken babasının New York'a tahininin çıkmasıyla ailece NY'a taşınmak zorunda kalmışlardır.Babası ve o sıralarda Jesi'nin erkek kardeşine hamile olan annesi,beş yılın ardından Kuzey Carolina'ya geri dönmüşler fakat NY hayatına alışan Jesi orada kalmıştır.Ailesi gönülsüzce de olsa ona Bronx'ta teyzesiyle yaşaması için izin vermişlerdir.Lise bitince Kuzey Carolina'da bulunan Chapel Hill'deki Kuzey Carolina Üniversitesine gitmiştir.Bu dönemde yeniden ailesiyle yaşamış ancak yazın NY'a geri dönmüştür.Bu yaz tatillerinde Condé Nast,NBA gibi büyük firmalarda staj yapmıştır.Hatta bir yaz Avrupa'da bir yayınevinde çalışmış ve sonunda işletme eğitimini MBA'de tamamlamıştır.Şu an Jesi üniversite mezunu olduğu halde gündüzleri bir avukatlık bürosunda sekreter olarak,diğer günlerde de Midtown'ın en ünlü üstsüz barı olarak bilinen HITS diye bir mekanda barmen garson olarak çalışmaktadır.(ki kitap karakterlerinden Dori yalnızca tezgah arkasında çalışmadığını düşünüyor)

Görüldüğü üzere istatistik halinde geçmişi epey karmaşık bir kız Jesi.Karakter olarak Irene'in tam zıttı ancak bazı konularda ikiz gibiler diye benzetme yapılıyor kitapta ancak ben okurken bunu göremedim.Jesi'nin anne babası bir çeşit hippiler.Yani ebeveyn ve çocukların eşit olduğuna ve kararların birlikte alınması gerektiğine inanan kişilerdir.Bazen bu Jesi için iyi bir şey olsada biraz baskı görmüş olması da fena olmazmış.Bir çok yeteneği olan ancak bunları kullanmayı öğrenemeyen biri olarak göze çarpıyor kitapta.Bunun nedeni ise ailesinin istediği şeyleri nadiren reddetmesi bence.Böylece uzunca bir süre bir şeye yoğunlaşamadan başka bir şeye atlamış hayatı boyunca.Boş boğaz,hoppa ancak kitapta beni gülümseten tek karakter Jesi.Gruptaki diğer kızların hep söylemek isteyip de söyleyemediklerini bildiren kişi oldu kitapta.Bu karmaşık tempolu hayatı ve çok kolay fikir değiştirmesi erkekler konusunda tek bir kişiyle uzun süre kalmasını engelleyen biri olmasını sağlıyor.Ve Jesi Bay Doğru'yu bulmanın vaktinin gelip geçtiğini anlayınca arkadaşlarıyla birlikte Le Chic Butik'in yolunu tutuyor.


Alıntı:
"Neden olmasın?" diye sordu Irene.
"Irene,lütfen.Fena değil ama bu kadar harika ve kaslı göbeksiz adamların arasından onu mu seçiyorsun?" dedi Jesi her zamanki diplomatik haliyle. "Tanrı aşkına,papyon takıyor.Steve Urkel ve Daffy Duck arası bir şeye benziyor."


Yorumum ve Le Chic Butik kitabını kazanma şansı için Linklerimiz;

Le Chic Butik İncelemesi ♥
Le Chic Butik Yarışması !! ♥
 

Sample text

Sample Text

.. BookS N BookS ..

Sample Text

BookS N BookS Bloguma HOŞGELDİNİZ !

Kitaplarla ilgili istediklerinizi bulacağınızı umuyorum :)