Karakter tanıtımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Karakter tanıtımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Temmuz 2013 Çarşamba
The Secret House / Gizemli Ev Yorumum
Öncelikle konunun tuhaf bir şekilde başlayıp anlatımının da tuhaf bir şekilde sonlandığını bildirmeliyim gibi hissediyorum.Konusuna kısaca değinmeden yapabileceğim yorumun çok yüzeysel olacağını düşündüğümden ve yüzeysel yani "güzeldi ama karışıktı" misali yorumlardan haz etmediğimden dolayı bunu spoiler vermek uğruna da olsa yapmamayı seçiyorum.
Kitabın başında bir adamın iş başvurusu için mülakata gittiğini okuyoruz.Yüzü örtülü gizemli bir editör tarafından mülakata alınan karakterimiz serüven düşkünü bir yapıya sahip.Bunun ve okumamızı ilerlettiğimizde kavradığımız binimum sebeplerden ötürü kendisi de gizemli ve kurnaz bir kişilik.Bu editör dedikodu gazetesi çıkaran biri.Ancak karavan şirket gibi bir şey bu gazete.Adamımız bunu anlıyor ve bu bilgiyi kendi kurnazlığıyla çıkarı için kullanıyor.Bir de dedektif/polisimiz var hikayede.Kendileri kurnazlık huyunu iyiye kullanan nadir enginlikte bir insan.Şu ana dek anlayabileceğiniz üzere kitabımızda herkesin içten pazarlıklı bir hali,bir kurnazlığı ve gizli planları var.Bu dedektifimiz de ilginç olayları izleyerek karmaşık bir düzenbazlığın merkezine ilerliyor.İstediği de bu aslında.Konusu biraz karışık okuyunca daha net anlayacaksınız.Bir de mahsun ve masum bir kızımız var kitapta.Bu kızımız amcasının çeşitli oyunlarına kukla oluyor vs vs...
Bu denli birbirinden ayrı ve karmaşık görünen olay sonlara doğru tek bir kişide toplanıyor ve Bom kitabın sonu.
Şimdi,konusu özetle budur.Kitaba olan eleştirilerime gelecek olursak eğer,yazarın dili en başta yer alır sanıyorum.Konusu üstte okuduğunuzda sizin de anladığınız gibi ilgi çekici ancak yazar bunu çoğu zaman pek akıcı bir şekilde anlatamamış.Beni kitaba bağlayan olayların çekiciliği ve konusu oldu yalnızca.Anlatım tarzını açıkçası çok ama çok karmaşık buldum.Bir anda bambaşka bir konuya geçiş yapıyor ancak sizin bunu kavramanız zaman alıyor.Demek istediğim çok keskin dönüşler yapıyor ve umulmadık yerlerde savruluyorsunuz.Yani kitap boyunca tabiri caizse hayatta kalmaya çalıştım.Konuyu yakalamaya uğraşırken bir baktım ki Aaa! Kitap bitmiş...
Sonu ise bir diğer eleştirim.Kitabın sonunda olaylar açıklanmadan kalmıyor evet ancak öyle bir şekilde bitiyor ki hani diğer bölüme geçmeden en heyecanlı yerde biter ya olaylar,çevirmek için bir sonraki sayfayı arıyorsunuz.Mutlu sonla biten ama(seri olmayan tabi) bu kadar da aksiyonlu sahneyle son bulan bir başka kitap daha okumadım.Sanki yazar bir bölüm daha yazmış ama baskıda bunu kitaba eklemeyi unutmuşlar gibi bir duygu veriyor insana. :)
Enteresandı.Eğlenceli vakit geçirdim mi derseniz eğer,evet eğlenceli olmasa da hoş vakit geçirdim.Polisiye sevenlerin hoşuna gideceğini de düşünüyorum.İçinde istediğiniz her şeyi bulacaksınız çünkü.Kurnazlık,zeka,aksiyon,karmaşık olay döngüsü.Ee daha ne olsun değil mi? Tek uyarım yazarın diline alışmak için kendinize ve kitaba biraz zaman tanıyın.Ardından çok daha akıcı olmaya başlayacağını garanti ediyorum ;)
Şimdi de blog turumuzun bana düşen kısmı olan Dünyadan Yorumlar bölümü için ihtiyacınız olan Link...
1 Mayıs 2013 Çarşamba
Le Chic Butik Karakter Tanıtımı ♥
Okutan Günler Blog Turunda Son gün!
İşte Yorumum ve Karakter Tanıtımım ;
Kitabımızda 3 ana karakter var.Dori,Irene ve Jesi.Kitabı Dori'nin ağzından okuyoruz.Karakterleri teker teker tanıtmadan önce arkadaşlıklarını tanıtmak istiyorum.
[Tanıtımlarım (eğer mevcutsa)istatiksel bilgilerle başlayıp duygusal açılara inecektir.Ayrıca beğendiğim ve
karakterlerle doğru orantılı olduğunu düşündüğüm bir kaç alıntı da ekleyeceğim]Dori,Irene Ve Jesi New Jersey'de bir barda tanışmışlardır.Üçü de New York'un partilerinden,erkeklerinden sıkılmış başka bir şeyin,farklı bir şeyin arayışı içinde bu bara gelmişler,beklediklerini değil birbirlerini bulmuşlardır.Hemen ortak yönlerini keşfetmişler ve o günden beridir de çok iyi arkadaş olmuşlardır.
Ana karakterimiz ve kitabı ağzından dinlediğimiz Dori:
30'larında,altmış kilo ağırlığında,40 bedenlerinde güzel vücut hatlarına sahip bir kadındır.Üniversite mevzunu olmadan Manhattan'daki en büyük bankalardan biri olan Deutsche Bankası'nda bilgisayar danışmanlığı bölümünün kıdemli yöneticisidir.3 yabancı dil bilen başarısını ise kendine olan güveni ve hırsına bağlayan biridir.Her ne kadar mükemmel dursa da hayat Dori'nin değimiyle "Dünyadaki Hiçbir başarı,gecelerinizi yalnız ve soğuk bir yatakta geçirmenizi sağlamıyor."
Dori kalbini sonuna dek açtığı ve buna karşılık olarak da feci bir hayal kırıklığı yaşadığı bir ilişkiden çıkmış,aşkı arayan ancak gerçekte aşkı bulmaya korkan bir kadın.Güçlü görünmeye çalışan bir duygusallık abidesi.Herkesle empati kurabilen,insanların karakter analizlerin(erkekler hariç nedense) iyi olan birisi.Erkeklere karşı olan şansızlığı sonucu hayatta aşktan çok çekmiş,şansına hep hayatının gidişatını değiştirecek olaylar yaşamış biri.Böylece herşeyi sorgular hale gelmiş,kararlılığıyla övünen kararsız bir kadına dönüşmüş.Bu hali aşk hayatını kolaylaştırmamış,bilakis zora sokarak onu yalnızlığa sürüklenmiş hissetmesini sağlamış.Le chic butik'e gitme fikri de bu umutsuzluktan kaynaklanıyor bence.İstediğin erkeği neredeyse yaratabilme fikrinin ona sıcak gelmesinin nedeni de bu.Aradığı erkekler bulduklarıyla örtüşmemiş hiçbir zaman.Şimdiyse bunun sona ermesini sağlamak istiyor.Böylece Le Chic Butik'e gitmeye karar veriyor.
Alıntı:
"Küçük bir kızken annemin,her şeyin cevabını bildiğini sanırdım.Onun,tüm problemleri ve acıları ortadan kaldıran büyülü bir peri tozuna sahip olduğunu düşünürdüm.Herhalde o da tüm anneler gibiydi ama benim için özel biriydi çünkü benim annemdi.Keşke o büyülü peri tozuna sahip olsaydım.Mavi olanı pürüssüz bir cilt için,turuncu olanı selülite karşı,açık sarı renkli olanı Bay Doğru için ve her durum için de yeşil tozu kullanırdım."

Diğer karakterimiz Irene:
Annesiyle birlikte Doğu Yakasında üç odalı görkemli bir evde yaşayan,üç kardeş arasında evin tek kızıdır.Irene on yaşında kayak kazasında babasını kaybetmiştir.Gazetecilik ve reklamcılık diplomasına sahiptir.Aynı zamanda işletme üzerine yüksek lisası da olması onu ülkedeki tüm reklam ajanslarının gözdesi haline getirir.Young & Rubicam firmasında iki yıl çalışmış ancak 25 yaşına geldiğinde ara sıra modellik yapmaya başlar,ki bu yaş modellik mesleğinde oldukça yüksek bir yaş.Ajansında kullandığı adı Nerie'dir.Yaşını da 18 olarak göstermiş ve anında sansasyon haline gelmiştir.Gucci,Escada gibi markalarla çalışmıştır.Belirtmeliyim ki Irene kitap karakterleri arasında favorim.Okurken hep bir karaktere bağlanmak zorunluluğum vardır ve bunda bu karakter Irene oluyor. :)
Sivri uçları ve köşeleri olmayan,anlaşılması kolay bir karakter.Her daim pozitif ve neşeli.Kitaptaki ana karakterlerimizden Dori onu 'İlkbahar kadar güzel ve kalbi pamuk prenses kadar temiz' diye tanımlıyor.Çok zeki olmakla birlikte çok saf olması onu nadir bulunan birine dönüştürüyor.Grup arasında en zeki,en mantıklı olan Irene.Hedeflerini hep bilmiş ve nerede dur demesi gerektiğinide.Bu özelliği beni en çok etileyen özelliğiydi kitapta.Yinede tüm güzelliği ve zekasına rağmen erkeklerle bir çok problem yaşayan biri.Ancak bunun nedeninin aradığı aşkı çok erken bulmuş ve yaşadığı hayal kırıklığı daha da fazla olmuş olmasından kaynaklı diye düşünüyorum.Lisedeki erkek arkadaşına inanılmaz derecede aşık olmuş ve lise biter bitmez gizlice evlenmişler.Ancak ertesi gün ailesi öğrendiğinde evliliklerini iptal etmek zorunda kalmışlar.Bu olaydan beridir de asla gerçek bir ilişki yaşamamış.Sonunda duygularına yön verebbilmek ve kaderin kontrolünü ele alabilmek için Le Chic Butik'e gitme kararı almıştır.
Alıntı:
Irene hüsranla ellerini kaldırdı."Çocuklar,uyanın artık! LeChic daha önce sahip olmadığımız bir fırsatı sunuyor bize.Kaderimizi belirlememizi.Bu dükkan özel insanı bulma fırsatı veriyor ve ben bu fırsatı değerlendireceğim."
Son karakter Jesi:
Jesi Doğu Yakasının üst kısımlarında,Irene'e fazla uzak olmayan,üç odalı,büyük bir evde yaşımaktadır.Kuzey Carolina'da doğmuş,yedi yaşındayken babasının New York'a tahininin çıkmasıyla ailece NY'a taşınmak zorunda kalmışlardır.Babası ve o sıralarda Jesi'nin erkek kardeşine hamile olan annesi,beş yılın ardından Kuzey Carolina'ya geri dönmüşler fakat NY hayatına alışan Jesi orada kalmıştır.Ailesi gönülsüzce de olsa ona Bronx'ta teyzesiyle yaşaması için izin vermişlerdir.Lise bitince Kuzey Carolina'da bulunan Chapel Hill'deki Kuzey Carolina Üniversitesine gitmiştir.Bu dönemde yeniden ailesiyle yaşamış ancak yazın NY'a geri dönmüştür.Bu yaz tatillerinde Condé Nast,NBA gibi büyük firmalarda staj yapmıştır.Hatta bir yaz Avrupa'da bir yayınevinde çalışmış ve sonunda işletme eğitimini MBA'de tamamlamıştır.Şu an Jesi üniversite mezunu olduğu halde gündüzleri bir avukatlık bürosunda sekreter olarak,diğer günlerde de Midtown'ın en ünlü üstsüz barı olarak bilinen HITS diye bir mekanda barmen garson olarak çalışmaktadır.(ki kitap karakterlerinden Dori yalnızca tezgah arkasında çalışmadığını düşünüyor)
Görüldüğü üzere istatistik halinde geçmişi epey karmaşık bir kız Jesi.Karakter olarak Irene'in tam zıttı ancak bazı konularda ikiz gibiler diye benzetme yapılıyor kitapta ancak ben okurken bunu göremedim.Jesi'nin anne babası bir çeşit hippiler.Yani ebeveyn ve çocukların eşit olduğuna ve kararların birlikte alınması gerektiğine inanan kişilerdir.Bazen bu Jesi için iyi bir şey olsada biraz baskı görmüş olması da fena olmazmış.Bir çok yeteneği olan ancak bunları kullanmayı öğrenemeyen biri olarak göze çarpıyor kitapta.Bunun nedeni ise ailesinin istediği şeyleri nadiren reddetmesi bence.Böylece uzunca bir süre bir şeye yoğunlaşamadan başka bir şeye atlamış hayatı boyunca.Boş boğaz,hoppa ancak kitapta beni gülümseten tek karakter Jesi.Gruptaki diğer kızların hep söylemek isteyip de söyleyemediklerini bildiren kişi oldu kitapta.Bu karmaşık tempolu hayatı ve çok kolay fikir değiştirmesi erkekler konusunda tek bir kişiyle uzun süre kalmasını engelleyen biri olmasını sağlıyor.Ve Jesi Bay Doğru'yu bulmanın vaktinin gelip geçtiğini anlayınca arkadaşlarıyla birlikte Le Chic Butik'in yolunu tutuyor.
Alıntı:
"Neden olmasın?" diye sordu Irene.
"Irene,lütfen.Fena değil ama bu kadar harika ve kaslı göbeksiz adamların arasından onu mu seçiyorsun?" dedi Jesi her zamanki diplomatik haliyle. "Tanrı aşkına,papyon takıyor.Steve Urkel ve Daffy Duck arası bir şeye benziyor."
Yorumum ve Le Chic Butik kitabını kazanma şansı için Linklerimiz;
Le Chic Butik İncelemesi ♥Le Chic Butik Yarışması !! ♥
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










