Social Icons

Pages

Altın Bilek Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Altın Bilek Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Temmuz 2013 Cuma

The Secret House / Gizemli Ev Kitabının Türler Arasında Karşılaştırması...

   OGBT Blog Turumuzun son gününde BookS N BookS olarak The Secret House/Gizemli Ev kitabının Türler Arası Karşılaştırma bölümünü üstlenmiş bulunmaktayım.
  Edgar Wallace,The Secret House/Gizemli Ev kitabının yazarı genellikle Mystery/Thriller-Gizem/Gerilim yazıyor.The Secret House/Gizemli Ev de bir Gizem kitabı.

 

Karşılaştırma yaparken yalnızca kitaplar arasında değil yazarın kendisinin de türündeki diğer yazarlarla karşılaştırıldığını okuyacaksınız.Türler Arası Karşılaştırma Nedir Ki? Diye sorarsanız eğer inanın ben de ilk kez yapıyorum.Klişelere takılmayıp kendi yolumu çizmeyi hep sevmişimdir,yine öyle yapacağım.Benim Türler Arası Karşılaştırmamda puanlama listesi göreceksiniz.Yazarlar arası karşılaştırmamda kimin daha iyi kimin daha kötü olduğuna dair,karşılaştırma için kullandığım yazarların sayısı kadar bir liste yapacağım ve en iyiden en kötüye doğru değerlendireceğim.Kezza Kitap Türleri Arası Karşılaştırmamda da aynısı uygulanacak.Okumaya devam ettikçe anlamayanlar daha net bir resme kavuşacaklardır bence.Keyifli olacak :)
 
  İşe öncelikle yazarın katagorisindeki önemli ve çoğunu okuduğum isimlerle başlıyorum.Bu yazarların kitaplarından bazılarıyla da The Secret House/Gizemli Ev'i karşılaştıracağım.Ayrı ayrı yazmanın göze çok uzun geleceğinin farkındayım.O nedenle birleştireceğim.Bunların başında tabi ki Jean-Christophe Grangé,Arthur Conan Doyle,Dan Brown,Agatha Christie,Tess Gerritsen,Harlan Coben...

**Bu yazarları Goodreads.com sitesindeki Mystery/Thriller-Gizem/Gerilim tarzı arasından seçtim.Benim okuduklarımın arasından en sevdiklerimdir de aynı zamanda.


  Eminim ki daha atladığım,adını eklemediğim yüzlerce yazar vardır.Ancak benim bildiklerim ve karşılaştırmamda kullanacakğım yazarlar bunlar.Bir çoğunu okuduklarıma,bazılarını da ekstradan okumuş olan arkadaşlarımdan fikirlerine dayanarak yorumlayacağım.

  Dan Brown kesinlikle en sevdiklerimden.Kitapla karşılaştırdığım kitabı ise Melekler Ve Şeytanlar.Okuduklarım arasında beni en etkileyen ve tadı damağımda kalmış olanlardandır.Bu yazar Egar Wallaca ile az uyuşuyor bence.Kitaplarındaki sırlar ve gizemler dolayısıyla benzeştirilmiş olunsa da nerede Brown nerede Wallace diyorum yalnıca.Dan Brown Melekler ve Şeytanlar kitabını okuyun derim yalnızca.Kesinlikle benimle aynı fikirde olacaksınız.Yani Dan Brown Edgar Wallace'ı yener diyorum...

  Agatha Christie.Kitaplarını hep ama hep okumayı istemiş olsam da hiç okuyamadım.Nedense...Ama okuyan arkadaşlarımın yorumlarına dayanarak Edgar Wallace ile benzerliklerinin olduğunu düşünüyorum.Kitap olaraksa Köşkteki Esrar kitabını uygun buldum.Olay döngüsü benzer olsa da Agatha Christie kesinlikle Edgar Wallace'ı yener.
  Tess Gerritsen.Of en sevdiklerimden biri daha.Rizzoli and Isles ile kesinlikle gönlümü kazanmıştır.Bu yazar üzerinde çok konuşmaya bile gerek yok bence.Okurlarının da benimle aynı fikirde olduklarına eminim.Olayların polisiye kısmı kesinlikle Wallace'ın yazdıkları gibi değil.O daha klasik bu konuda.Tess kesinllikle bu konuda daha modern ve daha komik bir yazar.Yani No Wallace Yes Gerritsen. :D

  Jean-Christophe Grangé.Ahhh aşkım aşkım aşkım! O kadar severimmm ki anlatamam.Her kitabı mükemmeldir.Şeytan Yemini kitabı tüm zamanlar içinde #1'dır benim için.Olayları o kadar iyi karıştırır,o kadar iyi bağlar ki şaşkınlıktan ağzınız bir karış açık ve tamamen memnun kalarak kitabı kapatırsınız.Edgar Wallace kesinlikle bununla yarışamaz.Daha yarışabilecek bir yazar okumadım da zaten.Alınma Edgar Wallace seninle ilgili değil :P

  Arthur Conan Doyle Sherlock Holmes karakterinin yaratıcısıdır.Kitapları en çok Edgar Wallace ile uyumlu ve benzer olan yazardır benim gözümde.İkisi de klasik tarzda yazarlar.Sherlock karakteri her ne kadar idollerimden olsa da Wallace'ın The Secret House/Gizemli Ev kitabındaki polis karakteri biraz benzer aslında.Ama Sherlock'u geçebileceğini sanmam.Olay döngüsü kesinlikle çok benziyor.Doyle da her zaman okuyucuyu biraz sıkarcasına konuyu gereksiz yerlerde uzatır.Tııpkı Wallace gibi.O yüzden biraz ikilemdeyim.Ama Sherlock tüm zamanların dedektifi olduğu için sanırım Wallace'ın şansı pek yoktu.

  Harlan Coben klasik yazan bir yazar değil.Ancak polisiye olayın döngüsüyle Wallace'ın kitaplarını andıran bir yazar.Büyük Vuruş kitabındaki polisiye gizemli açıdan olmasa da benzerlikler okurken damağınızda bunu bir şekilde hissedebilirsiniz.Bu konuda emin olamadım.Sanırım verdiğim karar da tam doğru olmayacaktır.Bence her iki kitabı ya da yazarı okuyarak kendiniz karar verseniz daha iyi ancak ben Edgar Wallace diyorum.

  Biliyorum,biliyorum.Edgar Wallace'ın kazandığı bir yazar / kitap oldu yalnızca.Sanırım biraz listeye eklediğim isimler yüzündendi.O kadar iyi isimlerdi ki Wallace da her ne kadar iyi bir yazar olsa da benim gözümde ve bu blogun takipilerinin gözünde diğer yazarlar daha öndedir diye düşünüyorum.Zaten size söylediğim gibi bu Benim Tarzımda Bir Türler Arası Karşılaştırma.Naparsın ben böyleyim işte ;)


11 Temmuz 2013 Perşembe

The Secret House / Gizemli Ev Dünyadan Yorumlar...


Yine bir Dünyadan Yorumlar Köşesiyle Birlikteyiz.
Bu kez Altın Bilek Yayınlarından 'Gizemli Ev' kitabının eleştirilerini size sunuyorum.
Bu bölümün eskiden hep daha kalabalık olduğunu biliyorum ancak kitabın türünden dolayı mıdır nedir bilinmez okuyanı çok ancak yorumlayanı azdı.O yüzden yorumlardan hariç bir de puanlama sistemi yaptım bu kez.En çok kaç puan almış olduğunun bir çok siteye bakarak istatistiğini çıkarttım.Gerçi bundan önceki blog turumuzun durağı olan Can Dostum kitabının Dünyadan Yorumlar bölümünde yapmıştım bunun gibi bir şeyler.Umarım bu da diğerleri gibi hoşunuza gider.

Keyifli okumalar.


Klasikleşen kullandığım kaynaklar bölümü ;)

Puanlama bölümünde yaptığım istatistik için kullandığım siteler ise,
Şimdi ilk olarak benim yorumum gelecek tabiki de.İşte Türkiye ve benim Yorumum.

 




  Les Stockton
  Winchester /Oklahoma,Birleşik Devletler Amerika
  5 STRS



Eğlenceli bir gizem romanıydı.Bunu okurken,bu hikayenin filmini yapmaları gerektiğini düşündüm,ama yapmışlarsa bile,bundan kesinlikle haberim yok.Harika bir kitaptı ve Edgar Walace'ın diğer kitaplarını da okumayı umuyorum.

                                                                  


    Leah A.Zeldes
    Kanada
    4 Yılız



Uzun ve karmaşık bir hikayeydi.Her zaman Edgar okumayı sevmişimdir.Ama bu hikayeye bir türlü tam anlamıyla giremedim nedense.Diğer kitaplarının hepsini okudum neredeyse.Ve hepsine bayılıyorum.Edgar Wallace her zaman klasik bir yazardır.Ve ben de onun bu yönüne hayranım.En sevdiğim kitabı olamadı belki ama kesinlikle 4 yıldızlık.


Yorumlardan çok iş çıkmadığını biliyorum.Ancak kesinlikle benim yorumumu okuyun derim.Buradan edindiğinizden çok ama çok daha fazla bilgiye sahip olacaksınız.Ancak Yorumumun linki 13 temmuzda burada olacak.Biraz daha bekleyin... ;)

Şimdi de istatiklerden çıkan sonuçlar..


%4

%16

%21

%27

%32






10 Temmuz 2013 Çarşamba

The Secret House / Gizemli Ev Yorumum





 Öncelikle konunun tuhaf bir şekilde başlayıp anlatımının da tuhaf bir şekilde sonlandığını bildirmeliyim gibi hissediyorum.Konusuna kısaca değinmeden yapabileceğim yorumun çok yüzeysel olacağını düşündüğümden ve yüzeysel yani "güzeldi ama karışıktı" misali yorumlardan haz etmediğimden dolayı bunu spoiler vermek uğruna da olsa yapmamayı seçiyorum.
 Kitabın başında bir adamın iş başvurusu için mülakata gittiğini okuyoruz.Yüzü örtülü gizemli bir editör tarafından mülakata alınan karakterimiz serüven düşkünü bir yapıya sahip.Bunun ve okumamızı ilerlettiğimizde kavradığımız binimum sebeplerden ötürü kendisi de gizemli ve kurnaz bir kişilik.Bu editör dedikodu gazetesi çıkaran biri.Ancak karavan şirket gibi bir şey bu gazete.Adamımız bunu anlıyor ve bu bilgiyi kendi kurnazlığıyla çıkarı için kullanıyor.Bir de dedektif/polisimiz var hikayede.Kendileri kurnazlık huyunu iyiye kullanan nadir enginlikte bir insan.Şu ana dek anlayabileceğiniz üzere kitabımızda herkesin içten pazarlıklı bir hali,bir kurnazlığı ve gizli planları var.Bu dedektifimiz de ilginç olayları izleyerek karmaşık bir düzenbazlığın merkezine ilerliyor.İstediği de bu aslında.Konusu biraz karışık okuyunca daha net anlayacaksınız.Bir de mahsun ve masum bir kızımız var kitapta.Bu kızımız amcasının çeşitli oyunlarına kukla oluyor vs vs...
 Bu denli birbirinden ayrı ve karmaşık görünen olay sonlara doğru tek bir kişide toplanıyor ve Bom kitabın sonu.
 Şimdi,konusu özetle budur.Kitaba olan eleştirilerime gelecek olursak eğer,yazarın dili en başta yer alır sanıyorum.Konusu üstte okuduğunuzda sizin de anladığınız gibi ilgi çekici ancak yazar bunu çoğu zaman pek akıcı bir şekilde anlatamamış.Beni kitaba bağlayan olayların çekiciliği ve konusu oldu yalnızca.Anlatım tarzını açıkçası çok ama çok karmaşık buldum.Bir anda bambaşka bir konuya geçiş yapıyor ancak sizin bunu kavramanız zaman alıyor.Demek istediğim çok keskin dönüşler yapıyor ve umulmadık yerlerde savruluyorsunuz.Yani kitap boyunca tabiri caizse hayatta kalmaya çalıştım.Konuyu yakalamaya uğraşırken bir baktım ki Aaa! Kitap bitmiş...
 Sonu ise bir diğer eleştirim.Kitabın sonunda olaylar açıklanmadan kalmıyor evet ancak öyle bir şekilde bitiyor ki hani diğer bölüme geçmeden en heyecanlı yerde biter ya olaylar,çevirmek için bir sonraki sayfayı arıyorsunuz.Mutlu sonla biten ama(seri olmayan tabi) bu kadar da aksiyonlu sahneyle son bulan bir başka kitap daha okumadım.Sanki yazar bir bölüm daha yazmış ama baskıda bunu kitaba eklemeyi unutmuşlar gibi bir duygu veriyor insana. :)
 Enteresandı.Eğlenceli vakit geçirdim mi derseniz eğer,evet eğlenceli olmasa da hoş vakit geçirdim.Polisiye sevenlerin hoşuna gideceğini de düşünüyorum.İçinde istediğiniz her şeyi bulacaksınız çünkü.Kurnazlık,zeka,aksiyon,karmaşık olay döngüsü.Ee daha ne olsun değil mi? Tek uyarım yazarın diline alışmak için kendinize ve kitaba biraz zaman tanıyın.Ardından çok daha akıcı olmaya başlayacağını garanti ediyorum ;)

Şimdi de blog turumuzun bana düşen kısmı olan Dünyadan Yorumlar bölümü için ihtiyacınız olan Link...

1 Mayıs 2013 Çarşamba

Le Chic Butik Karakter Tanıtımı ♥




                            Okutan Günler Blog Turunda Son gün!



İşte Yorumum ve Karakter Tanıtımım ;


Kitabımızda 3 ana karakter var.Dori,Irene ve Jesi.Kitabı Dori'nin ağzından okuyoruz.Karakterleri teker teker tanıtmadan önce arkadaşlıklarını tanıtmak istiyorum.

[Tanıtımlarım (eğer mevcutsa)istatiksel bilgilerle başlayıp duygusal açılara inecektir.Ayrıca beğendiğim ve karakterlerle doğru orantılı olduğunu düşündüğüm bir kaç alıntı da ekleyeceğim]

Dori,Irene Ve Jesi New Jersey'de bir barda tanışmışlardır.Üçü de New York'un partilerinden,erkeklerinden sıkılmış başka bir şeyin,farklı bir şeyin arayışı içinde bu bara gelmişler,beklediklerini değil birbirlerini bulmuşlardır.Hemen ortak yönlerini keşfetmişler ve o günden beridir de çok iyi arkadaş olmuşlardır.



Ana karakterimiz ve kitabı ağzından dinlediğimiz Dori:

30'larında,altmış kilo ağırlığında,40 bedenlerinde güzel vücut hatlarına sahip bir kadındır.Üniversite mevzunu olmadan Manhattan'daki en büyük bankalardan biri olan Deutsche Bankası'nda bilgisayar danışmanlığı bölümünün kıdemli yöneticisidir.3 yabancı dil bilen başarısını ise kendine olan güveni ve hırsına bağlayan biridir.

Her ne kadar mükemmel dursa da hayat Dori'nin değimiyle "Dünyadaki Hiçbir başarı,gecelerinizi yalnız ve soğuk bir yatakta geçirmenizi sağlamıyor."

Dori kalbini sonuna dek açtığı ve buna karşılık olarak da feci bir hayal kırıklığı yaşadığı bir ilişkiden çıkmış,aşkı arayan ancak gerçekte aşkı bulmaya korkan bir kadın.Güçlü görünmeye çalışan bir duygusallık abidesi.Herkesle empati kurabilen,insanların karakter analizlerin(erkekler hariç nedense) iyi olan birisi.Erkeklere karşı olan şansızlığı sonucu hayatta aşktan çok çekmiş,şansına hep hayatının gidişatını değiştirecek olaylar yaşamış biri.Böylece herşeyi sorgular hale gelmiş,kararlılığıyla övünen kararsız bir kadına dönüşmüş.Bu hali aşk hayatını kolaylaştırmamış,bilakis zora sokarak onu yalnızlığa sürüklenmiş hissetmesini sağlamış.Le chic butik'e gitme fikri de bu umutsuzluktan kaynaklanıyor bence.İstediğin erkeği neredeyse yaratabilme fikrinin ona sıcak gelmesinin nedeni de bu.Aradığı erkekler bulduklarıyla örtüşmemiş hiçbir zaman.Şimdiyse bunun sona ermesini sağlamak istiyor.Böylece Le Chic Butik'e gitmeye karar veriyor.

Alıntı:
"Küçük bir kızken annemin,her şeyin cevabını bildiğini sanırdım.Onun,tüm problemleri ve acıları ortadan kaldıran büyülü bir peri tozuna sahip olduğunu düşünürdüm.Herhalde o da tüm anneler gibiydi ama benim için özel biriydi çünkü benim annemdi.Keşke o büyülü peri tozuna sahip olsaydım.Mavi olanı pürüssüz bir cilt için,turuncu olanı selülite karşı,açık sarı renkli olanı Bay Doğru için ve her durum için de yeşil tozu kullanırdım."







Diğer karakterimiz Irene:

Annesiyle birlikte Doğu Yakasında üç odalı görkemli bir evde yaşayan,üç kardeş arasında evin tek kızıdır.Irene on yaşında kayak kazasında babasını kaybetmiştir.Gazetecilik ve reklamcılık diplomasına sahiptir.Aynı zamanda işletme üzerine yüksek lisası da olması onu ülkedeki tüm reklam ajanslarının gözdesi haline getirir.Young & Rubicam firmasında iki yıl çalışmış ancak 25 yaşına geldiğinde ara sıra modellik yapmaya başlar,ki bu yaş modellik mesleğinde oldukça yüksek bir yaş.Ajansında kullandığı adı Nerie'dir.Yaşını da 18 olarak göstermiş ve anında sansasyon haline gelmiştir.Gucci,Escada gibi markalarla çalışmıştır.

Belirtmeliyim ki Irene kitap karakterleri arasında favorim.Okurken hep bir karaktere bağlanmak zorunluluğum vardır ve bunda bu karakter Irene oluyor. :)

Sivri uçları ve köşeleri olmayan,anlaşılması kolay bir karakter.Her daim pozitif ve neşeli.Kitaptaki ana karakterlerimizden Dori onu 'İlkbahar kadar güzel ve kalbi pamuk prenses kadar temiz' diye tanımlıyor.Çok zeki olmakla birlikte çok saf olması onu nadir bulunan birine dönüştürüyor.Grup arasında en zeki,en mantıklı olan Irene.Hedeflerini hep bilmiş ve nerede dur demesi gerektiğinide.Bu özelliği beni en çok etileyen özelliğiydi kitapta.Yinede tüm güzelliği ve zekasına rağmen erkeklerle bir çok problem yaşayan biri.Ancak bunun nedeninin aradığı aşkı çok erken bulmuş ve yaşadığı hayal kırıklığı daha da fazla olmuş olmasından kaynaklı diye düşünüyorum.Lisedeki erkek arkadaşına inanılmaz derecede aşık olmuş ve lise biter bitmez gizlice evlenmişler.Ancak ertesi gün ailesi öğrendiğinde evliliklerini iptal etmek zorunda kalmışlar.Bu olaydan beridir de asla gerçek bir ilişki yaşamamış.Sonunda duygularına yön verebbilmek ve kaderin kontrolünü ele alabilmek için Le Chic Butik'e gitme kararı almıştır.

Alıntı:
Irene hüsranla ellerini kaldırdı."Çocuklar,uyanın artık! LeChic daha önce sahip olmadığımız bir fırsatı sunuyor bize.Kaderimizi belirlememizi.Bu dükkan özel insanı bulma fırsatı veriyor ve ben bu fırsatı değerlendireceğim."





Son karakter Jesi:


Jesi Doğu Yakasının üst kısımlarında,Irene'e fazla uzak olmayan,üç odalı,büyük bir evde yaşımaktadır.Kuzey Carolina'da doğmuş,yedi yaşındayken babasının New York'a tahininin çıkmasıyla ailece NY'a taşınmak zorunda kalmışlardır.Babası ve o sıralarda Jesi'nin erkek kardeşine hamile olan annesi,beş yılın ardından Kuzey Carolina'ya geri dönmüşler fakat NY hayatına alışan Jesi orada kalmıştır.Ailesi gönülsüzce de olsa ona Bronx'ta teyzesiyle yaşaması için izin vermişlerdir.Lise bitince Kuzey Carolina'da bulunan Chapel Hill'deki Kuzey Carolina Üniversitesine gitmiştir.Bu dönemde yeniden ailesiyle yaşamış ancak yazın NY'a geri dönmüştür.Bu yaz tatillerinde Condé Nast,NBA gibi büyük firmalarda staj yapmıştır.Hatta bir yaz Avrupa'da bir yayınevinde çalışmış ve sonunda işletme eğitimini MBA'de tamamlamıştır.Şu an Jesi üniversite mezunu olduğu halde gündüzleri bir avukatlık bürosunda sekreter olarak,diğer günlerde de Midtown'ın en ünlü üstsüz barı olarak bilinen HITS diye bir mekanda barmen garson olarak çalışmaktadır.(ki kitap karakterlerinden Dori yalnızca tezgah arkasında çalışmadığını düşünüyor)

Görüldüğü üzere istatistik halinde geçmişi epey karmaşık bir kız Jesi.Karakter olarak Irene'in tam zıttı ancak bazı konularda ikiz gibiler diye benzetme yapılıyor kitapta ancak ben okurken bunu göremedim.Jesi'nin anne babası bir çeşit hippiler.Yani ebeveyn ve çocukların eşit olduğuna ve kararların birlikte alınması gerektiğine inanan kişilerdir.Bazen bu Jesi için iyi bir şey olsada biraz baskı görmüş olması da fena olmazmış.Bir çok yeteneği olan ancak bunları kullanmayı öğrenemeyen biri olarak göze çarpıyor kitapta.Bunun nedeni ise ailesinin istediği şeyleri nadiren reddetmesi bence.Böylece uzunca bir süre bir şeye yoğunlaşamadan başka bir şeye atlamış hayatı boyunca.Boş boğaz,hoppa ancak kitapta beni gülümseten tek karakter Jesi.Gruptaki diğer kızların hep söylemek isteyip de söyleyemediklerini bildiren kişi oldu kitapta.Bu karmaşık tempolu hayatı ve çok kolay fikir değiştirmesi erkekler konusunda tek bir kişiyle uzun süre kalmasını engelleyen biri olmasını sağlıyor.Ve Jesi Bay Doğru'yu bulmanın vaktinin gelip geçtiğini anlayınca arkadaşlarıyla birlikte Le Chic Butik'in yolunu tutuyor.


Alıntı:
"Neden olmasın?" diye sordu Irene.
"Irene,lütfen.Fena değil ama bu kadar harika ve kaslı göbeksiz adamların arasından onu mu seçiyorsun?" dedi Jesi her zamanki diplomatik haliyle. "Tanrı aşkına,papyon takıyor.Steve Urkel ve Daffy Duck arası bir şeye benziyor."


Yorumum ve Le Chic Butik kitabını kazanma şansı için Linklerimiz;

Le Chic Butik İncelemesi ♥
Le Chic Butik Yarışması !! ♥

Le Chic Butik İncelemesi ♥


Le Chic Butik

Altın Bilek Yayınları


Kapağı harika! İlk dikkatimi çeken bu olmuştu.Ve aklıma gelen ilk şey ise "bunun ayracı olsa ne güzel olurdu"ydu :D
Çevirisi harika.Yazım yanlışlarına bile rastladığımı hatırlamıyorum ki bu nedenle Altın Bilek Yayınları'nı tebrik ederim...


Kitaba başlarken süper yüksek beklentilerim vardı.Ama nasıl olmasındı?! Kapak,tanıtım yazısı vs vs.. BEN KESİNLİKLE HARİKAYIM! diye bağırıyordu bana doğru.


Beklentiler ne denli büyük olursa hayal kırıklığı o denli büyük olur diyerek başlıyorum...


Öncelikle,Chick-lit benim çok deneyimli olduğum bir tür değil.O nedenle baş yazılara bakarak hemen karar vermeyin derim.Ben daha fantastik bir insanım,bunu bilerek değerlendirmemi göz önünde bulunurun lütfen.
Kitabın girişi çok uzun olmuş diyen arkadaşlarıma katılmıyorum.Aslında Butik olayına çabucak vardık okurken.O denli uzun beklediğimizi düşünmüyorum ki kitap zaten 197 sayfa.Yani konu başlıkla kısa zamanda etkileşime geçti.Zor açıldı gibi bir sıkıntın olmadı mı derseniz eğer evet oldu.Enteresan bir şekilde su gibi gidecek bir kitabı nasıl bu denli zorlaştırabilmiş yazar çözemedim.
Konu süper potansiyele sahip,karakterler cıvıl cıvıl ! Bu kitaptaki diyalogların kahkaha tufanı yaratması,konunun ilginçliğinin öne çıkarıldığı bir olayın etrafında dönerek mutlu sonla bitmesini beklemiştim.Ancak yazar nasıl yaptıysa 197 sayfalık kitabın içine gereksiz konuşmaları sıkıştırabilmiş.Şaştım kaldım.Her sayfada konudan biraz daha uzaklaşmış,uzaklaşmış sonra BUM! birden kaldığı yere dönmüş.Yani
kısaca yazarın dilini pek sevemedim.

Le Chic Butik'in ne olduğu,nasıl işlediği ise değişikti.Butik'in kendisi gibi.Çok zekice görünüyordu ancak işleyiş şeklini pek olası ya da gerçekçi bulamadığımı söylemem gerek.Erkeklerin (kanlı canlı,normal erkeklerin) bir camın ardında öylece önünden geçip onları ölçüp biçen kadınlara bakması fikri,hem de ayaklarında fiyat etiketiyle! Açıkçası bana pek mantıklı gelmedi.Ha olamaz mı ? Olabilir elbette.Ama bilmiyorum.Sanırım benim hayal dünyam bu konuda o denli genişleyemedi.Bir kere vitrindeki erkeği alamayıp,modelin aynısının depodaki versiyonunu verme fikri ne demektir?! Hepsinin ikizleri mi var? Aynı modelin farklı versiyonlarının olması,indirimli erkekler bölümü falan bana çok marketi andırdı.Kişilerin bu şekilde sıralanışı beni itti.Başlarda bu duyguyu görmezden geldim ve ana nedene odaklanmaya çalıştım.Nasıl olsa ana neden mükemmel eşi bulmaktı değil mi? İnsanları yalnızca mesleklerine göre kategorilere ayırmışlar dedim kendi kendime.Ancak o farklı versiyonlar,iade alımları,fişler,teslimatın posta yoluya erkeklerin kutunun içine konulup yollanması beni rahatsız etti.Hayal edemedim.Etmek istemedim.Ben erkek olsam asla böyle bir duruma düşmek istemezdim açıkçası.Senin için para ödeyen ve senin ona bir kutuda posta yoluyla gittiğin bir kadınla aşk yaşama fikri imkansıza yakın geldi bana.Mantığım almadı.Gerçi bir çok Chick-Lit böyle.Ki bu türü okumamayı seçme nedenim de bundandır. :D

Ancak eğer ben bu söylediklerinle sorun yaşamam diyorsanız ve bu tür kitapların hayranıysanız bu kitabı seveceğinize eminim.Benim takıldığım noktalara takılmadan,yahut onları bir kez aştığınızda eminim ki işin eğlenceli kısımlarını takdir edeceksiniz.Karakterlerin birbirlerinden farklı olupta bu denli bağlı olmaları beni çok etkilemişti örneğin.Hayatlarının farklılıkları da okuyucu yelpazesini genişleten bir faktör.Herkes kendinden bir parça bulabilecek.İlişkilerindeki sorunların aynısını çoğumuz yaşadık ve bu nedenle onları anlayabileceksiniz diye düşünüyorum.Hatta bu tip bir durum gerçekleştiğinde,yani gerçek hayatta bir Le Chic Butik açıldığında başınıza gelebilecek şeylerle ilgili tecrübe bile edinebileceksiniz.Olmaz olmaz dememek lazım,olmaz olmaz ;)



Ve Kitabı özetleyen bir alıntı ;


"Buluşumuz olan butik LeChic'i sizinle paylaşmak istiyoruz.Bizim bebeğimiz ve sizin gelecekteki mutluluğunuzun anahtarı.Size,bu aileyi kucaklayarak hoşgeldiniz diyoruz ve sizin de güvenerek,açık bir şekilde bize geldiğinizi umuyoruz.Muhtemelen hepinizin bir sürü soruları varıdır fakat burada normalde alışık olduğunuzun dışında bir numune satışının yapıldığını biliyorsunuzdur.Ürünümüzün adı ADAM.LeChic,sizin de kendinize uygun bir şey bulacağınız,benzeri olmayan bir dükkan.Bugün yalnızlığa,mutsuz ilişkilere,kadın ve erkek arasındaki kavgalara son.LeChic ayrılmaları mümkün olmayacak şekilde uyumlu olan kadın ve erkekleri bir araya getirmek istiyor.Ve böylece Le Chic Butik'e hoşgeldiniz diyorum."

 
               


Bu kitabı Kazanmak için Yarışmamıza giden Link;

Le Chic Butik Yarışması !! ♥

Karakter Tanıtımları İçin;

Le Chic Butik Karakter Tanıtımı ♥

30 Nisan 2013 Salı

Le Chic Butik Yarışması !! ♥

Veeeeeeeeeeee BookS N BookS Blogumun İLK YARIŞMASINI Başlatmış Bulunuyorum ! ♥

Okutan Günler Blog Tur aracılığıyla Düzenlediğimiz Yarışmamızdan 2 Kişiye Hediyemiz Var ! ♥


Le Chic Butik'in Kitaplığınızda Yer Alma Şansı İçin Yapmanız Gereken Tek Şey İse Aşağıdaki Şartları EKSİKSİZ Olarak Yerine Getirmek !! Bu Kadar Kolay...

Öyleyse İyi Şanslar ;) ♥

a Rafflecopter giveaway

29 Nisan 2013 Pazartesi

Yeni OGBT!!!! ♥



Yeniii Blog Turumuz Bugün Başlıyor !!!! ♥

İşte Takvim..



1. Gün - 29 Nisan Pazartesi
Önokuma: http://colorful-book.blogspot.com/

2. Gün - 30 Nisan Salı
Karakterler Aramızda: http://kitapkiz.blogspot.com/
Kulaktan Kalbe: http://yorumduragi.blogspot.com/

3. Gün - 1 Mayıs Çarşamba
Alıntılar: http://buyulukitaplik.blogspot.com/
Karakter Tanıtımı: http://all-about-books-n-books.blogspot.com/


Tur sonunda çekilişle 2 kişiye Le Chic Butik hediye :)

 

Sample text

Sample Text

.. BookS N BookS ..

Sample Text

BookS N BookS Bloguma HOŞGELDİNİZ !

Kitaplarla ilgili istediklerinizi bulacağınızı umuyorum :)