*Yorumum Spoiler içerir.Buna hazırlanarak okumaya başlayın ;)*
Bu kadın nasıl aşık erkek yazacağını biliyor arkadaş!
Önce Travis şimdi de Jared ! Ahh ahh! Zaten beyaz atlı prensinin hayalini kuran bir kız olarak bu yazar kesinlikle hayallerimin çıtasını yükseltti.
"Seni durmadan izleyip,hayatı boyunca neredeyse sana aşık olan bir yarı koruyucu meleğin varsa insan daha ne istesin hayattan be!" diye diye ağladım kitabı okurken.Derdime yandım...Arada sırada gerçek olmasını ümit edip sağıma soluma bakınmadım da değil hani :D
Çığlıklarıma başlamadan önce kitabın kapağı ve ayracı hakkında bir kaç şey söyleyeyim istiyorum.Öncelikle kapak aslen kitabın kendisiyle pek uyumlu olmasa da,çok güzel görünüyor bence.Bu kesin.Ama ayraç muhteşem tatlı! Benim ayracım gelmedi ancak ne yapıp edip elime bir tanesini geçirmeye bakıyorum. :D
Bu yayınevinin ayraçları kitaplarınınn ilk sayfalarındaki süslemeler harikulade! Hepsi birbirinden ayrıntılı ve harika.Ellerinize sağlık diyorum buradan...Tüm yayınevlerinin biz okurlar olarak ayırdığı bir özelliği vardır içlerimizde.Sanırım Yabancı Yayınlarının da bu oldu,en azından benim için :)
Kitap başından beni ele geçirdi.Ortalarına doğru artık Jared onu sevdiğini itiraf edince resmen kıskançlıktan çatladım.Eleştirilerime geçmeden önce beğendiğim yanlarından bahsetmek istiyorum.
Öncelikle karakterler gerçekten güzeldi.Jared'ın kız kardeşi Claire başlı başına bir iltifat konusu. :D
O kıza bayıldım! Ana karakter Nina'dan çok daha fazla sevdim onun o kızgın hallerini.
Sonra Jared.Ahh o Jared! Aşık çocuk dediğin böyle olur.Okuyun anlarsınız.Tamam spoiler var dedim ama Jared'dan konuşmaya başladım mı susamayacağım gibi geliyor.O nedenle ona buradan bir öpücük atarak hızla geçiyorum.
Ryan da ayrı bir salak.Çok tatlılıkları vardı o ayrı ama.Özellikle Nina ile reklam repliklerini söyledikleri yere bittim.Süper komik ve enteresan olmuş.Yazarı tebrik etmek gerek.Ama kızın Jared'a olan duygularını bir erkek bu kadar görmezden gelebilirdi yani.Kıza utanmasa "O herifin evinde ne işin var senin?" falan diyecek sandım bir ara.Kafasında onun erkek arkadaşı olduğunu o denli özümsemiş çocuk. :D
Ders esnasında ona bir not yazmıştı,o çok tatlı ve komikti.Aynı zamanda ne denli Jared / Nina ilişkisini kıskandığını da açıkça belirtiyor bence.Anlatmak istediğimi hemen anlayacaksınız.
"Benimle öğle yemeği yer misin?(bir tanesini işaretle)
1. Seninle oturursam iştahımı kaybederim
2. Kocamla çoktan plan yaptık
3. Elbette,slogan pratiği yapmam gerek."
Yazarın aşk adamları yazma konusunda doğuştan bir yeteneği olduğu doğru,ancak kitaplarında bazen bir kaç kopukluk yaşatıyor okuyucuya.Bu diğer iki kitabında da olmuştu bende.Çeviride sıkıntı var desem,onu da sanmıyorum.Duygusal olrak okurken birden bir karmaşıklık yaşıyorsunuz bazen JAMİE'nin kitaplarında.Bunu acilen düzeltmesi gerek.Sanırım yazara mesaj atacağım ;)
Ama sonuç olarak devam kitabı olduğu için sevinçten çığlık attığım ve okumak için içimin pır pır ettiği bir kitap ARAF.Kesinlikle ama kesinlikle tavsiyemdir...
Aşk kitapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aşk kitapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Ocak 2014 Pazar
25 Ağustos 2013 Pazar
Walking Disaster/Ayaklı Bela Yorumum...
Ahh aşkım ahhh!
Tanrım! Bir erkek bu kadar harika olur.Azıcık takıntılı,agrasif,kıskanç vs vs.. olabilir belki amaaa o Travis işte arkadaş sadece bu bile hepsini önemsizleştirmeye yetiyor.
Bu kitap diğer kitaptan farklı değil diyen birkaç kişi duydum ama bu bakış açısı bence kesinlikle yanlış.Özellikle okuduktan sonra bu kanım daha da güçlü bir hale geldi.
Ya ben nedense hikayeyi erkeğin ağzından dinlemeyi daha çok seviyorum ya.Herhalde kızların düşünceleri (kendim de kız olduğumdan kaynaklı) çok enteresan bulmuyorumbana fazla tanıdık geliyor herhalde.
Twilight'ın da (kısacık olsa da) Edward'ın ağzından yazılan halini daha çok sevmiştim.Ama aslında kitabın orjinalini okuyup sonra bilmediğin kısımları erkeğin ağzından okumak hoşuma gitti belki.
Neyse,bu kitabı da belki tahmin ettnmiş olduğunuz gibi daha çok sevdim.Kesinlikle Travis'in bakış açısından daha komik,daha hüzünlü ve daha romantik.O çocuğa bayılıyorum ya. :D
Konusuna gelecek olursak eğer Travvis'in Abby'den habersiz bulunduğu bir kaç durum dışında(birbirlerinden hiç ayrılmadıkları için :D) ilk kitabı okuyanlara tanıdık gelecektir.Ama bilmediğimiz yerleri okumak inanın ki o kadar keyifli ki kitabı iki kere okudum.
Kitabın kapağı orjinal.Ah orjinal olunca bitiyorum :D Neden bilmem ama herkes sanırım benimle bu konuda aynı fikirde diye düşünüyorum.Ve o ayraçlar,ah çok güzeller.Henüz elimde onlardan yok ama resimlerine baktıkça ağzım sulanıyor doğrusu...
Aşk Kokan Çiçekler Yorumu...
Sherryl Woods'un Aşk Kokan Çiçeker kitabını ilk elime aldığımda
hep yaptığım gibi önce kapak ve eleştiri/övgü yazıılarına göz attım.
Kitabın üzerinde aslında ilk okuduğum şeylerden biri çok sevdiğim bir diğer yazar Debbie Macomber'ın eleştirisiydi(ki zaten arka kapakta ilk göze çarpan şeylerden biriydi) Diyordu ki "Sherryle Woods,okurlarını her zaman mutlu etmeyi başarıyor! ben de onlardan biriyim." Ben de kitabı bitirip yüzümde bir gülümsemeyle yeniden kitabın arkasını çevirdim ve o cümleyi yeniden okudum.İnanın aynı şeylleri hissediyordum.
Yazar kesinlike favorierim arasındaki yerni aldı.Konuyu o kadar güzel anlatıyor ki karakterlerin kıskançlıklarında çileden çıkmadan okumaya devam edebiliyorsunuz ve inanın bana bu karakterler özelliklede Jake.Ahh! o adamı pataklayasım var hala. :D
Ben sinirime yenik düşmeden konuya devam edeyim...
Öncelikle çok güzel bir aşk kitabıydı.Hem aile,hem arkadaşlık,hem aşk,hem de sevgiyi içinde barındıran nadir kitaplardan biriydi.Evet bu konuları işleyen oldukça fazla kiitap var ortalıkta ancak bu duyguları gerçekten hissettirenlerine inanın nadir rastlanır oldu.
Ama bu kitap kesinlikle nadirlerden biri.Takipçilerimin bu tarz kitapları çok sevdiklerini biliyorum.Ve inanın bana okumalısınız.Bu iki aşığın çekişmesi hem sinirlerinizi bozacak hem de sizi gülümsetecek.Jake'e bayılacksınız.En azından ben bayıldım.Sinir ama sexy. :D
Zaten zoru oynayan adamların hangisine bayılmadık ki ama değil mi? ;)
hep yaptığım gibi önce kapak ve eleştiri/övgü yazıılarına göz attım.
Kitabın üzerinde aslında ilk okuduğum şeylerden biri çok sevdiğim bir diğer yazar Debbie Macomber'ın eleştirisiydi(ki zaten arka kapakta ilk göze çarpan şeylerden biriydi) Diyordu ki "Sherryle Woods,okurlarını her zaman mutlu etmeyi başarıyor! ben de onlardan biriyim." Ben de kitabı bitirip yüzümde bir gülümsemeyle yeniden kitabın arkasını çevirdim ve o cümleyi yeniden okudum.İnanın aynı şeylleri hissediyordum.
Yazar kesinlike favorierim arasındaki yerni aldı.Konuyu o kadar güzel anlatıyor ki karakterlerin kıskançlıklarında çileden çıkmadan okumaya devam edebiliyorsunuz ve inanın bana bu karakterler özelliklede Jake.Ahh! o adamı pataklayasım var hala. :D
Ben sinirime yenik düşmeden konuya devam edeyim...
Öncelikle çok güzel bir aşk kitabıydı.Hem aile,hem arkadaşlık,hem aşk,hem de sevgiyi içinde barındıran nadir kitaplardan biriydi.Evet bu konuları işleyen oldukça fazla kiitap var ortalıkta ancak bu duyguları gerçekten hissettirenlerine inanın nadir rastlanır oldu.
Ama bu kitap kesinlikle nadirlerden biri.Takipçilerimin bu tarz kitapları çok sevdiklerini biliyorum.Ve inanın bana okumalısınız.Bu iki aşığın çekişmesi hem sinirlerinizi bozacak hem de sizi gülümsetecek.Jake'e bayılacksınız.En azından ben bayıldım.Sinir ama sexy. :D
Zaten zoru oynayan adamların hangisine bayılmadık ki ama değil mi? ;)
Etiketler:
Aşk kitapları,
Ephesus,
Ephesus Yayınları,
Kitap,
Kitap Tanıtımı,
Kitap Yorumları
14 Mayıs 2013 Salı
Raintree: İnferno / Cehennem Alıntıları Yanıyor,Yakıyor !!♥
Linda Howard'ın Harlequin yayınlarından çıkan yeni PARANORMAL ÜÇLEMESİ Raintree:İnferno/Cehennem kitabından alıntılar !!! ♥♥♥
Kitabın bazı yerlerini o kadar çok sevdim ki sizinle paylaşmadan duramadım.Bu gülümseme sizin de yüzünüze yayılsın diye elimi korkak alıştırmadan alıntılarda bonkör davrandım.İyi okumalar ;)
Ana kahramanlarmız Dante Raintree ve Lorna Clay'in ilk tanıştıkları kumarhanede Lorna'nın güçleri olduğunu ve hangi kabileden olduğunu merak eden Dante ve Lorna arasındaki diyaloglardan alıntı..
☼ Dante, "Senin bir Raintree olmadığını biliyorum," diye devam etti. "Kendi klanımı tanırım.O halde,Ansara mısın yoksa başıboş bir tür müsün?"
Lorna bir kez daha şaşkınlıktan ne diyeceğini bilemede. "Başıboş mu?"
"Raintree ya da Ansara olmayan birisi yani."
Lorna,Dante'nin söylediklerini zorlukla takip edebiliyordu.Yorulmuş ve korkmuştu. "Alsana ne demek?"
Dante başını geriye atıp bir kahkaha attı.
"Alsana değil," dedi Dante gülmeye devam ederek "Ansara."
"Hiç duymadım." Kim bilir hangi çeteydi bu!
Dante'nin kumarhanesinin yangını esnasında Lorna'yı etkileyerek yanında tutmuş ve sonrasında bu zorlamayı ilk kez fark eden Lordna ve Dante arasındaki konuşmalardan alıntı...
☼Dante istifini bozmadan, "Anladın demek ki," dedi.
"Kendi ayaklarımla o cehennem gibi yangının ortasına sürüklenmesem daha anlayacağım yoktu aslında." Lorna mümkün olduğunca iğneli konuşmaya çalışmıştı. "Bunu nasıl ya da neden yaptığını bilmiyorum ama..."
"En azından neden kısmı açık aslında."
"Benim için hiç açık değil doğrusu.Acaba,bir süre oksijensiz kaldığım için anlamıyor olabilir miyim?Bu arada,bilin bakalım kimin yüzünden oksijensiz kalmışım?"
"Elbette nedeni kumarhanemde hile yapmaya kalkmanla ilgili ufak mesele.Yoksa kumarhanem yanıp yerle bir oluyor diye o meseleyi unutacağımı sanmıştın?"
"Ben öyle bir şey...Dur bir dakika! On dokuz kat inerken beni hipnotize edemeyeceğine göre daha yangın başlamadan yapmıştın o işi,öyle değil mi?"
Dante sırıtınca bembeyaz dişleri is karası yüzünde parlamıştı "Sence ne demeliyim?"
"Ne diyeceğin umurumda değil.Sadece,kara büyü mü yaptın,hipnotize mi ettin ,artık ne yaptıysan onu sona erdirmeni istiyorum.Beni bu şekilde tutamazsın."
"Seni tam olarak bu şekilde tuttuğum anda böyle konuşman komik oluyor doğrusu." ☻
Dante ve Lorna yangın sonrası Dante'nin evine giderler.Oradan birkaç alıntı..
☼Lorna sırtı ona dönük bir şekilde,birkaç adım ilerisinde duruyordu,omuzlarını kasmış,duruşundan anlaşıldığı kadarıyla çenesini kaldırmışı.
Sessizliğin bozulacağına üzülmekle birlikte, "Tamam,artık konuşabilirsin," dedi Dante.
Lorna hışımla ona döndü,tek kelime söyledi, "Tuvalet!"
Dante'nin yüzündeki ifade o kadar komikti ki Lorna başka bir ruh halinde olsa gülebilirdi.
☼Ona doğru attığı her gönülsüz adımda Lorna'nın öfkesi iyice artıyordu.
"Seni pislik!" diye bağırdı Lorna,yanından geçerken Dante'nin bileğine bir tekme savurmuştu."Seni alçak!" Bu kez dirseğiyle vurmuştu ona.
Raintree'nin canını fazla yakmamış olmalıydı ki adamın yüzünde acıdan çok şaşkınlık ifadesi vardı.
"Beni ateşin ortasına sürükledin." Dante'nin belini hızla çimdikleyivermişti.
"Ateşten ödüm patlar benim ama senin umurunda mıydı sanki?" Bu sefer yanlamasına bir tekme inmişti Dante'ye.
"Ama hayır,sen abrakadabranı yaparken ben orada durmak zorundaydım,öyle değil mi?" Bu geçişinde Dante'nin tam karnına bir yumruk geldi.
"Sonra beynime tecavüz ettin,seni pislik,seni goril,seni korkunç büyücü doktor!" Dönüşteki yumruk Dante'nin böbreğimeydi.
☼Bu olayı hatırlayınca yine ürperdi.
"Git artık," diye fısıldadı hatırladıklarına.
Dante, "Hiçbir yere gitmiyorum," diye cevap verdi. "Sen de gitmiyorsun.En azından şimdilik..." İçini çekip ona üzgün bir şekilde baktı. "Çıkar üzerindekileri."
Lorna, "Daha neler! Elbette çıkarmayacağım!" diyerek geri adım attı ama doğal olrak fazla gidemedi.
Dante, "Öyleyse ben çıkartacağım."
Dante,artık sıkılmaya başlamış gibi derin bir nefes aldı. "Sana elimi bile sürmeden üzerindekileri çıkarabilirim.O halde işleri neden zorlaştırıyorsun böyle?"
Lorna onun haklı olduğunu biliyordu.Ona yaptığı şeyin ne olduğunu bilmiyordu ama Raintree'nin ona istediği her şeyi yaptırabiliyordu. "Bu hiç adil değil!" dedi.Ellerini hırsla yumruk yapmıştı. "Bana bunu nasıl yapıyorsun?"
"Unuttun mu,büyücü doktordum ben hani?"
"Aynı zamanda pisliğin tekisin!"
"Biliyorum,biliyorum.Hadi çıkar üstündekileri."
Lorna orada kaldığı ilk günün sabahında geçen diyaloglardan alıntı...
☼İstemeye istemeye yorganı başından indirdiği anda,kapının iç tarafında bekleyen Dante Raintree'yle göz göze geldi.Zorba adam aslında odadan çıkmamış,çıktığını düşünmesini sağlamıştı.
Tek kaşını kaldırarak Lorna2ya baktı.
Lorna'da gözlerini kısarak ona karşılık verdi. "Bu yaptığın insanlık dışı farkında mısın?"
"Neymiş insanlık dışı olan?"
"Tek kaşını kaldırman...İnsanlar böyle şeyler yapamaz,sadece cinler ve şeytanlar yapabilir.."
"Ben yapabiliyorum."
"Ben de bunu söylüyorum işte."
Dante sırıtınca Lorna sinirlendi,onu eğlendirmek niyetinde değildi çünkü.Dante, "Eğer kalkmaya niyetin varsa,bu şeytan kıyafetlerini temizledi ve.."
"Yırtmadıklarını herhalde."
"Ve sana şeytani gömleklerinden birini getirdi."
☼Lorna mutfaktan ayrılmak isteyip ayrılamayınca Dante'nin gerçekten mutfaktan ayrılmasını istemediğini anladı.Ayakları mutfak kapısının önünde durup kalmıştı.
"Lanet olsun sana Raintree!" diye bağırdı.
"Dante," diye düzeltti diğeri.
"Lanet olsun sana Dante!"
Dante, "Böylesi daha iyi," diyerek ona göz kırptı.☻
Dante Lorna'yı evde kalması için etkilemiştir ve kendisi dışarı gitmek istiyordur.Onunla Lorna arasında arabaya binmeden önceki diyalogdan alıntı..
☼Lorna kaşlarını çatarak, "Ya ölürsen ne olacak?" diye sordu. "Ya birden lastiğin patlar,dağdan aşağı yuvarlanırsan?Ya birdenbire felç geçirirsen?Ya tavuk taşıyan bir tırın frenleri tutmaz ve senin şu arabanı dümdüz ederse?Ben burada mahsur mu kalacağım?Lanet büyün,sen bilincini kaybedersen ya da ölürsen de beni etkilemeye devam eder mi?"
Dante yarı yolda durup, "Benim için daha iyi şeyler düşünemez misin,ne biçim ölüm bunlar?Tavuk taşıyan tır da nereden çıktı?"
Evde kalan Lorna intikam planları yapar ve çeşitli şeker kaplarına,kahve kaplarına vs tuz,toprak koyar.Alıntı
☼Başucu lambasının yanmasıyla irkildi.Rahatladıktan sonra yorganı hafifçe indirdi.Aynı anda neredeyse çırılçıplak ama sıcacık Dante Raintree yatağa,yanına giriverdi.
Lorna, "Sen ne yaptığını sanıyorsun," dedi uykulu bir sesle.
Dante onun yanına iyice yerleştikten sonra uzanıp lambayı söndürdü. "Birileri yatağıma ku serpmiş,o yüzden burada uyuyacağım."
"SAÇMALAMA.Evden çıkabildim mi ki kum bulayım?Tuz o."
"Düzeltme kabul edilmiştir," dedi Dante. "Biraz öteye kay,bana yer aç."
Vee son iki alıntı !
Dante Lorna'ya bir Raintree olmanın yararlarından bahsediyordu.İşte alıntı...
☼"Bu hiç adi değil," diye yakındı Lorna. "en de gribe ve AIDS'e karşı bağışıklığım olmasını isterdim."
"Kızamık," diye mırıldandı Dante. "Suçiçeği,zona,uçuk..." Gözleri keyifle parlıyorduç "Eğer bir Raintree olmak ve asla bir daha burnunu çekmek itemezsen bir yolu var aslında."
"Neymiş o?Ay karanlığında toprağa bir tavuk gömüp,çevresinde yedi kere ters koşmam mı gerekiyor?"
Lorna'nın söyledikleri gözünün önünde canlanınca Dante bir an bir şey söyleyemedi. "Çok tuhaf bir hayal gücün var."
Dante ve Lorna'nın bir sabaha eğlenceli uyanışları..Alıntı.
☼Dante elini yorganın altına kaydırıp Lorna'nın çıplak bacağına dokundu. "Lorna,uyan."
"Neden? Bugün pazar,dinlenme günü değil mi.Ben de dinleniyorum.git başımdan."
Dante yorganı aşağıya çekti. "Hadi uyan kahvaltı hazır."
"Hazır falan değil,yalan söylüyorsun.Balkondaydın."
"Hani uyuyordun,nereden biliyorsun balkonda olduğumu?"
"Uyuyorum demedim ki,dinleniyorum dedim."
"Kahvaltı yapmak da çalışmak sayılmazHadi gel.Taze portakal suyuyla kajhve hazır,çörekleri ısıttım bile ve hepsinden önemlisi güneşin doğuşu harika."
"Senin için harika! Saat daha beş buçuk,üstelik günlerden pazar.Bu kadar erken kahvaltı yamak istemiyorum.Haftada bir gün beni sabahın köründe yataktan sürüklemesen?"
"Önümüzdeki pazar uyursun,söz veriyorum." Dante yorganı üzerinden almaya uğraşmak yerine elini yorganın altına kaydırıp Lorna'nn kalçasını çimdikledi.
Lorna çığluk atıp yataktan fırladı,kalçasını ovuşturuyordu. "Ödeşeceğiz,görürsün," derken saçlarını fgözlerinin önünden çekti,doğruca banyoya gitti.
Dante'nin bundan hiç kuşkusu yoktu,kendi kendine sırıtıp tekrar balkona çıktı...
İşte alıntılarımız ! Eminim şimdi kitaba dair gözünüzde çok daha net bir görüntü oluşmuştur.Beğendiğinizi umuyorum :)
Linda Howard Blog turumuzun diğer linkleri;
sLn Ağzından Raintree ♥
Alıntılar ♥
Linda Howard Yakıyor !!!! ♥
![]() |
| RAİNTREE SERİSİ YAKIYOR ! |
Linda Howard'ın Harlequin yayınlarından çıkmış ve serinin devam kitaplarının da çıkacağı Raintree serisi bir harika ! ♥
İlk kitap Ranintree:İnferno yani bizdeki adıyla Raintree:Cehennem çok keyifli bir kitap.İlk olarak Linda Howard her zaman favori yazarlarımdan biri olmuştur.Paranormal olarak okudğum ilk kitabı ama cidden iyi bir iş çıkardığını düşünüyorum.Özellikle bu tarz kitapları çok okuduğum düşünülürse paranormal kitaplardan beğendiğim çok az oluyor bu aralar.Beğensem dahi yorumum oldukça eleştiri yüklü olabiliyor.
Nedendir bilinmez ama bu kitabı cidden sevdim.Sanırım ihtiyaç duyduğum bir anda elime geçti.Böylelikle ağzımda bıraktığı tat daha bir başka hale dönüştü.Kitabın benim için özel olmasının bir diğer nedeni yazarın okuduğum ilk paranormal türündeki kitabı olmasının haricinde okuduğum ilk HQ romanıydıda.Hep övgülü sözler duymuş olmama ve kitapçılarda herkesin bir yerine 5'er 10'ar tane HarleQuin almasına ağzım açık baka kalmakla merak arası gidip geldiğim dönemlere rağmen ilk kez HQ okudum.Ve inanın şimdi neden 5'er 10'ar aldıklarını anlar oldum.HQ cidden bir çıtır çerez ! İnsan okudukça okuyası geliyor.Tadı damağımda kaldı inanın.Anında bağımlılık yaptı ve gittim diğer HQ kitaplarından almaya başladım.Sayfa sayılarının azlığından mıdır bilinmez ama etkili bir okuyucu kitlesi olmasına şaşmamalı.Tadı nefis ♥
Linda'da işin içine girince özellikle de benim en sevdiğim tür olan Paranormal işte yeme de yanında yat dedikleri bu olsa gerek !

Kitabın hemen başlıyor olması (ki bunu sayfa sayısının azlığına da bağlamak gerek) beni çeken bir etkendir seri kitaplarda.Bunda da ilk etken olduğunu söylememe gerek yok.Sonra karakterlerin birbirleriyle ilgilenmeye başlayış şekli,hemen reaksiyon göstermeleri ve bunun uzamaması süperdi.Dante'ye bayıldım! Çok sexy biri.Ne yapması gerektiğini bilen ve yaptığında pişmanlık duymayıp,pişmanlık duyulabilecek şeyleri de yeri gelince yapmaya çekinmeyen bir erkek karakterdi.Ben dominant erkek karakterleri özlemişim herhalde bana bir iyi geldi :D Normalde pek baskıdan hoşlanmam ama Dante nedense bende ityicilik uyndırmadı.Bilakis yaptıklarını komik buldum.Sanırım kadın karakter Lorna'nın biraz ürkek olmasından kaynaklandı.Çünkü ben ürkek kadın karakterlerinden nefret ederim.O nedenle ona yapılan bazı zorbalıkları görmezden geldim herhalde.Ama sonlara doğru Lorna'nın da dişlenmesi süperdi.Özellikle yatağa tuz dökme,kahve şişesine toprak doldurma falan çok eğlenceli ve komikti.
Direkt 'hadi kızım sen busun işte!' ye bağladım :D Gaza geldim.Dante'nin zihin kontrolünün falan okuduğum bazı yorumlarda eleştiri bombardımanına maruz kaldığını gördüm ve anlam veremedim.'Hadi ama yapmayın!Çok daha fazlasını yapan kitaplar okumadınız ve oradaki adamlar için içinizin yağları erimedi sanki!!' diye bağırasım geldi.Yalnızca kızı evine ilk getirdiğinde onu zorla soyması beni kızdırdı ama onu da bir yere kadar anlayabiliyorum.Lorna'nın Ansara olduğunu sandı ve kim düşmanına kibar olur yani?! O yüzden sonradan üzülmesi ve telafi edişi Lorna'nın gönlünü alması hoştu yine de.Neyse yani,böylelikle ne okuduğumu anlamadan biten bir aşk hikayesiydi.Hızlı,etkili ve tutkulu bir kitaptı.Seri olması beni sevindirdi.Özellikle kitap sonunda diğer iki kitaptan ön okumalık parçalar eklemesi çok hoşuma gitti.Merakımı dindirmek yerine arttırmış olsalar da yazarın kendisine ulaşıp teşekkür etmeden olmaz diye düşünüyorum.
Okumalı mısınız? , Önerir miyim? Diye sorarsanız da cevabım KESİNLİKLE olacaktır. :)
İşte Arka Kapak Tanıtım Yazısı ! ♥
RAINTREE: CEHENNEM - LINDA HOWARD
Raintree Klanı tarafından bozguna uğratılmalarından iki yüz yıl sonra Ansara büyücüleri, bu en amansız düşmanlarının karşısına bir kez daha çıkmaya hazırlanıyorlardı. Dante Raintree bir kral olarak klanını korumak zorundaydı ama karşısına çıkan Lorna Clay sadece yüreğini değil, neredeyse klanına duyduğu sadakati bile sarsacaktı. Lorna'ya güvenemediği gibi ondan uzak da duramıyordu.
Reintreeler, doğaüstü güçlere sahip olmalarının yanında, modern hayatın içinde yaşıyorlardı. Bu savaş, klanın sadakat ve ilişkilerini test edecekti.
Düşmandan gelen ilk darbede her zaman hükmettiği ateş bu kez onu yeniyordu. Dante, klanıyla birlikte, galip çıkamayabilecekleri bir kavgayla yüzleşmek zorundaydı.
10 Mayıs 2013 Cuma
OGBT Linda Howard Yarışması !!
Yarışmamız Başladı !
Linda Howard Kazanmak İçin Yapmanız Gereken Tek Şey Kuralların Hepsini Yerine Getirmek !
İyi Şanslar ! ♥
a Rafflecopter giveaway
Etiketler:
Aşk kitapları,
Blog Etkinlikleri,
Blog Tur,
Blogger,
HQ,
Kitap,
Linda Howard,
OGBT,
Okutan Günler Blog Tur,
Raintree:Cehennem,
Reintree Üçlemesi,
YARIŞMA
1 Mart 2013 Cuma
Pamuk İpliği ♥
Yakın zamanda okuyup bitirdiğim ve yoğunluktan yorumunu yazamadığım bir kitap daha ! Geç olsun güç olmasın diyerek incelemeye başlıyorum ... :)
Öncelikle yazarın okuduğum ilk kitabı olduğunu belirteyim.Ancak yazarın diline çok çabuk alıştım.Takip edeceğim yazarlar sırasına yükselmesi için 50 sayfa yetti.
Normalde ilk 50 sayfada pek bir olay gelişmez ve karakterleri tanımaya başlarız.Bunda da tabii ki öyleydi.Ancak tek farkı,bu kitap 'aşık olma' devresini geçmiş bir yerden başlıyor.Ana karakterlerimiz zaten aşık olmuşlar,sevgili olmuşlar,hatta ve hatta evlenmeye bile karar vermişler ! Bizde evlenmelerine çok kısa bir zaman kala hayatlarına dahil oluyoruz.
Çiftimizin aşkları diğer tüm aşk kitaplarında olduğu gibi destansı ! Yani okurken normal hayatta bulamayacağınız tadı damağınızda bırakıyor elbette...
İki zenci genç aşık[ancak kitapta 3 çift anlatılıyor.Ben Spoiler vermemek için o konuya azıcık ucundan uzun açıklamada değineceğim ;)],kötü-kalpsiz bir anne,soyadı-aile baskısı,zenginlikle gelen sorumluluklar vs vs..Konumuz kısaca bu.Ama uzunca anlatmak gerekirse ki amacımız bu :D Şöyle ki;
Etiketler:
Aşk kitapları,
Ephesus,
Ephesus Yayınları,
Kitap Tanıtımı,
Kitap Yorumları,
Kütüphane,
Seri İncelemesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

















